CEZAEVLERİNDE HAK İHLALLERİ

Mahkum Kılınç Hayatını Kaybetti, İşkence Şüphesi Kuvvetleniyor

İzmir 2 no'lu F tipi cezaevinden yoğun bakıma kaldırılan Kılınç hayatını kaybetti; Mardin'de toprağa verildi. Avukatı Paşa Bayraktar Kılınç'ın alnından ensesine kadar çatlak olduğunu, vücudunda birçok yerdeki izlerin işkence şüphesini kuvvetlendirdiğini söyledi.

İzmir - BİA Haber Merkezi
12 Nisan 2010, Pazartesi

İzmir Kırıklar 2 numaralı F tipi cezaevindeyken beyin travması geçirerek hastaneye kaldırılan mahkum Mehmet Kılınç Yeşilyurt Devlet Hastanesi'nde yoğun bakımda hayatını kaybetti. Avukatı Nezahat Paşa Bayraktar, otopside Kılınç'ın kafatasında alından enseye kadar çatlak, vücudunun farklı yerlerinde izler saptandığını, bunların işkence kuşkularını kuvvetlendirdiğini bianet'e söyledi.

Paşa Bayraktar, Adalet Bakanlığı'nın idari soruşturma için görevlendirdiği müfettişlerin bugün cezaevine geldiği bilgisini de verdi.

Kılınç'ın hayatını kaybettiği biilgisi, ailesine 9 Nisan'ı 10 Nisan'a bağlayan gece verildi; Kılınç memleketi Mardin'in Savur ilçesinde dün (11 Nisan) toprağa verildi. Kılınç tek kişilik hücrede tutulduğu sırada hastaneye kaldırılmış, Paşa Bayraktar cezaevinde görevli jandarmalardan birinin "merdivenden düştü" birinin "duvara çarptı" ifadelerinin işkence kuşkusuna yol açtığını ifade etmişti.

Başka bir savcı için dilekçe

Paşa Bayraktar, soruşturmanın sağlıklı yürümesi için İzmir Başsavcılığı'na bugün dilekçe verdiklerini, cezaevi savcısı yerine bir başka savcının görevlendirilmesini istediklerini de söyledi.

Daha önce cezaevi savcısının özellikle sevklerdeki insan hakları ihlalleriyle ilgili başvurularda soruşturma başlatmadığını söyleyen Paşa Bayraktar, Kılınç dosyasında da bu savcının etkili soruşturma yürütemeyeceğini düşündüklerini aktardı.

İşkence kuşkusu artıyor

Otopsi raporunun henüz tamamlanmadığını söyleyen Paşa Bayraktar, muayenede Kılınç'ın vücudunda birçok yerdeki izlerin farklı taraflarda olmasının "düşme", "çarpma" ve "intihar" iddiaları yerine işkence kuşkusunu artırdığını da dile getirdi. "Ayağının hem iç hem dış tarafında, ön ve yanlarda izler var."

"Devlet cezaevindekilerin güvenliğinden sorumlu"

Paşa Bayraktar daha önce cezaevindeki kamera kayıtların el konmasını, tanıkların ifadesinin toplanmasını istemişti.

"Keşif talebimiz de var. Bu çok önemli" diyen Paşa Bayraktar devletin cezaevinde özgürlüğünden alıkoyduğu kişilerin her türlü güvenliğinden sorumlu olduğunu olduğunu vurguladı: "Devletin koruma kişileri kendisine zarar verme ihtimalide dahil olmak üzere koruma yükümlülüğü var. Bu olayda bu yükümlülük açıkça ihlal edildi." (TK)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN