İHD ve TİHV, DTP'lilere gözaltının siyaset yapma hakkının ihlali olduğunu açıkladı; operasyonun derhal durdurulmasını istedi. Diyarbakır Barosu "Kaygılıyız" dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ortak bir açıklamayla, aralarında DTP'li yöneticilerin de bulunduğu gözaltına alınan 50'den fazla kişinin bırakılmasını istedi.
Örgütler, bu gözaltıların siyaset yapma, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğunu vurguladı; "Siyaset hakkının kullanılması ve bu hakkın kullanılmasını güvence altına alma sorumluluğu taşıyan savcılara ve hükümete sesleniyor, devam eden operasyonun derhal durdurularak, gözaltına alınanların hemen şimdi serbest bırakılmasını talep ediyoruz" dedi.
"Kürt siyasetçilerin şiddet içermeyen yöntemlerle örgütlenme hakkını kullanarak siyaset yapmaları da en doğal hakları" diyen hak örgütleri, şöyle devam etti:
"Kürt halkı da bu hakkını kullanmış ve son yerel seçimlerde DTP’ ye oy vererek barış, demokrasi ve özgürlüklerden yana ne kadar kararlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu bakımdan Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü açısından DTP varlığı Türkiye için büyük bir şans ve imkandır."
Diyarbakır Barosu da, açıklamasında "Bu operasyonu
kaygıyla izlemekteyiz" dedi.
Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, soruşturmayla ilgili alınan "gizlilik kararı" nedeniyle, gözaltına alınanların ve avukatlarının hangi kanıtlara göre gözaltına alındıklarını öğrenemediğini, ama basında buna dair haberler yayınlandığına dikkat çekti.
Aktar gizlilik kararının derhal kaldırılmasını istediklerini dile getirdi.
Aktar, gözaltına alınanlardan ikisinin Diyarbakır Barosu üyesi olduğunu, hukukdışı yollarla gözaltına alındıklarını belirtti; öncelikle serbest bırakılmalarını istedi. Aktar, iki avukatın gözaltına alınma sürecini şöyle aktardı:
"Bir meslektaşımız avukatlık görevini ifa ettiği sırada; müvekkilinin talebi üzerine bu operasyon kapsamında arama yapılan bir eve gitmiş, bu sırada hiçbir gerekçe gösterilmeksizin polis tarafından zor ve şiddet kullanılarak gözaltına alınmıştır.
"Diğer meslektaşımızsa İstanbul’da bir meslektaşının aracında kırmızı ışıkta beklerken kendilerine silah çekilmek suretiyle gözaltına alınmıştır. Meslektaşımızın gözaltına alınış yöntemleri ve uğradıkları kötü muamele ile hukuk dışı uygulamayı, hukuka ve mesleğimize yönelik bir saldırı olarak görüyor ve kınıyoruz."
Aktar, bu operasyonun yerel seçimlerde DTP'nin bölgede oyunu yükselttiği, Kürt sorununda çözüm umutlarının belirdiği bir dönemde yapılmasına da dikkat çekti, şöyle konuştu:
"Tüm barış ve ateşkes süreçlerinde bu tür provokatif girişimlerin olduğunu sizlerle paylaşmak isteriz. Kaygımız, bu operasyonun, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün bir başka bahara ertelenmesine gerekçe olmasıdır." (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN