"Çeber İçin 'Sandalyeden Düştü' Tutanağı Müdürün Zorlamasıyla Yazıldı"

İşkenceyle ölüm davasında polis merkezi ve cezaevi görüntüleri mahkemeye geldi. İki tanık "güvenliğimiz yok"; bir tanık "Tutanak gerçeği yansıtmıyor" dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Nisan 2009, Çarşamba

Engin Çeber'in işkence sonucu ölmesiyle ilgili davada, İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Merkezi'ndeki ve Metris Cezaevi'ndeki kamera kayıtları mahkemeye ulaştı.

Avukat Taylan Tanay, üç bilirkişinin polis merkezine ait 17 CD'lik, cezaevine ait 8 DVD'lik görüntüleri inceleyip bir ay içinde raporlarını hazırlayacağını bianet'e söyledi.

Mahkeme, görüntülerin kopyalarının avukatlara dağıtılmasına da karar verdi.

İki tanık "güvenliğimiz yok" diyor

Tanay'ın verdiği bilgiye göre, bugün Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Çeber'le birlikte B-8 numaralı koğuşta tutulan iki sanık dinlendi. Daha önce "görmedik" diyen tanıklar, bu duruşmada hâlâ cezaevinde oldukları için can güvenliklerinin olmadığını, ancak tahlie olduktan sonra konuşabileceklerini söyledi. Tanay, sanık avukatlarının ısrarla dinlenmesini istedikleri sanıkların ifadesindeki bu değişikliğin önemli olduğunu düşünüyor, "Demek ki söyleyecekleri var" diye yorumluyor.

"Yanlış tutanağı yazmaya müdür zorladı"

Tanay, tanıklardan Kenan Özmen'in de, Engin Çeber'in Metris Cezaevi'nden hastaneye götürülmesine dair "sandalyeden düştü" diyen tutanağın gerçeği yansıtmadığını, bunun davanın sanıklarından Cezaevi 2. Müdürü Fuat Karaosmanoğlu'nun zorlamasıyla yazılıp görevliler tarafından imzalandığını söylediğini aktardı.

Tanay'a göre, sanık avukatlarının dinlenmesini istediği tanıkların bu ifadeleri, suçlamaları reddeden sanıkların dayanaklarını azaltmış oldu.

Gelecek duruşma 8 Haziran'da

Mahkeme davayı 8 Haziran tarihine erteledi. Bu duruşmada bilirkişilerin kamera kayıtlarıyla ilgili raporunun, Şişli Etfal Hastanesi'nin raporlarının ve gazeteci Tuncay Özkan'ın Metris Cezaevi'nde Ergenekon soruşturması kapsamında tutukluyken, Çeber'e yapılan işkenceyi duyduğuna dair beyanının mahkemeye gelmesi bekleniyor.

Çeber ve üç arkadaşı, 28 Eylül'de, Ferhat Gerçek'i vuran ve felç kalmasına neden olan polisin hâlâ tutuklanmamış olmasını protesto ettikleri basın açıklamasının ardından gözaltına alınmışlar, ertesi gün mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdi.

Cezaevinde de işkence yapılan Çeber, 7 Ekim'de kaldırıldığı ve yoğun bakımda olduğu Şişli Etfal Hastanesi'nde 10 Ekim'de hayatını kaybetmişti.

Adli Tıp raporunda Çeber'in işkence sonucu öldüğü vurgulanmıştı. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin de işkenceyi kabul etmiş ve özür dilemişti. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN