Kamu binalarının engellilere uygun hale getirilmesi için 3,5 yıl süre var. Yeni binalarsa "ulaşılabilir" olmak zorunda. Sakatlar Derneği'nden Hançerli: Asansör konuluyor, ama önünde 10 tane de basamak var. Süre dolana kadar geçici çözümler de bulunmalı.
Türkiye'de kamu binalarının ne kadarının engellilere uygunolduğu, uygun tasarlanan yeni binaların ne kadarının kullanılabilir olduğu hâlâbilinmiyor. Bir envanter ya da istatistik yok.
Engellilerin en önemli sorunlarından biri, kamu hizmetlerinialdıkları binaların engelliler düşünülmeden yapılmış olması. 2005 tarihli"Özürlüler Yasası" kamu binalarının yedi yıl içinde engelliler içinulaşılabilir hale getirilmesini zorunlu kılıyor. Yeni yapılan binaların ve kamuhizmeti sunulan araçların, örneğin yeni satın alınan belediye otobüslerinin bukoşullara uygun olması gerekiyor.
Hürriyet'te Asım Güneş'in haberine göre, tekerlekli sandalyekullanan omurilik felçli Süleyman Akbulut, asansörsüz adliye binasında üçüncükattaki salona çıkmasın şart koşulduğu için açtığı tazminat davasını kazandı. 2004'tekiolay için Adalet Bakanlığı Akbulut'a 500 YTL tazminat ödeyecek.
Türkiye Sakatlar Derneği'nden (TSD), kendisi de bir engelliolan avukat Turan Hançerli, binaların dönüşümü için 7 yıllık sürenin dolmasınıbeklemeye gerek olmadığını vurguluyor.
"İzmir'deki bir hastaneye heyet raporu almak için gidenengelliler, asansörsüz binanın üçüncü katındaki heyet toplantısına hastanegörevlileri tarafından elde taşınarak çıkarılıyor. Oysa heyet toplantısınızemin katta yapabilir. Yöneticiler çözüm bulma sorumluluğuyla hareketetmeli."
Hançerli yeni binalarda da asansör koymakla sorununçözülmediğini, örneğin asansöre varmak isteyen bir engellinin on basamaklık birmerdivenle karşılaşabildiğini de ekliyor.
Binalar yalnızca ortopedik engelliler için değil,görmeyenler, işitmeyenler için de düzenlenmek zorunda. Standartlar TSEtarafından belirlenmiş ve 1999'da İmar yönetmeliğine yazılmış, örneğinrampaların eğimi, trabzanı, korumalığı,malzemesi gibi özellikler belirlenmişdurumda.
Başbakanlık 2006'da tüm kamu kuruluşlarına gönderdiğigenelgede bu sorunla ilgili eylem planlarını yapmalarını istedi. Ağustos2008'deki talimatla da her yıl yapılanların raporu istendi. İlk raporların Ocak2009 sonunda bakanlıklarda toplanması bekleniyor.
Hançerli, yeni binaların projelerinin engelliler içinulaşılabilirlik ölçülerini karşılayacak şekilde yapılması, proje onaylarında dabunların ölçüt olarak kullanılması gerektiğini söylüyor.
7 yıl sonunda bu şartlar yerine getirilmezse, ne olacağıyasada tanımlanmış değil. Hançerli, yaptırımın tanımlanması gerektiğinisöylüyor. Ayrıca hükümetin bir kararla bu süreyi uzatma ihtimaline de dikkatçekiyor.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN