Prof. Dr. Ayhan Alkış ve eşi Zübeyde Alkış hakkında haksız kazanç elde ettikleri gerekçesiyle dava açılmış, Alkış konunun Erdoğan Teziç'in "kişisel husumetine" dayandığını savunmuştu.
Yükseköğretim Kurumu (YÖK), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Ayhan Alkış ve eşi Zübeyde Alkış hakkında görevi kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettikleri gerekçesiyle açtığı davayı kaybetti.
YÖK'ün hazırladığı fezleke üzerine İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava, beraat kararıyla sonuçlandı. Gerekçeli kararda, "Kişilerin kamunun zararına neden olmadıkları ve haksız kazanç sağlamadıkları tespit edildi" dendi.
Ayhan Alkış, sekiz yıl YTÜ rektörlüğü, 2003-2004 döneminde de Üniversitelerarası Kurul başkanlığı yapmış, 5 Ağustos 2004'te görevini yeni seçilen rektör Prof. Dr. Durul Ören’e bırakmıştı.
Zaman gazetesinin haberine göre 2004'te hükümetin hazırladığı YÖK Yasa Taslağı görüşmelerinde Başbakan’la görüşen ekibin başında geldiği için YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’in tepkisini çeken Alkış’ın, YÖK Yasası’nda yapılacak değişiklik sonrasında YÖK başkanı olma ihtimali gündeme gelmişti.
YÖK’ün verdiği "aylıktan kesme cezası"nı mahkemeye taşıyan Alkış, konunun husumete dayandığını savunmuştu.
Radikal gazetesinin haberine göre Zübeyde Alkış'ın başkanlığını yaptığı proje Başbakanlık Teftiş Kurulu'nca (BTK) incelemeye alınmış; BTK, projedeki aksaklıkları tespit ederek YÖK'e rapor etmişti.
Raporda, "Rektörlüğe gönderilen 3 trilyon liranın önemli ölçüde harcandığı, 1.5 trilyon lira civarındaki paranın 500 milyar liralık kısmının bizzat rektör ve eşiyle birkaç öğretim üyesi arasında paylaşıldığı" iddia edilmişti.
YÖK raporunda da, "Projede istenen hizmetin yerine getirilmemesi ve paranın büyük kısmının şüphelilerce alınması" suçlamasını paylaşmış; raporda, Alkış çiftinin yargılanması istenirken, öğretim üyeleri Bülent Bayram'la Fatmagül Batuk'un, aldıkları paraları iade etmeleri istenmişti.
YÖK, bu görüşünü 15 Haziran 2005'te Danıştay'a göndermiş; Alkış çifti, YÖK'ün yargılama izni kararına Danıştay nezdinde itiraz etmişti. İtirazı görüşen Danıştay 1. Dairesi, yeterli kanıt bulunduğu gerekçesiyle itirazlarını reddetmişti. (GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN