"Avrupa'da 100 Yıllık Kitap Yargılanamaz"

Uluslarası PEN ve PEN Türkiye'nin ortaklaşa düzenlediği "Söze Özgürlük" Edebiyat Festivali'nin bu yılki panelinin başlığı "Muzır Neşriyatın Muzırlıkları" idi. Panelde kitapların yargılanmasının yayıncı, yazar ve çevirmen açısından etkileri konuşuldu.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
18 Haziran 2011, Cumartesi

Uluslarası PEN ve PEN Türkiye'nin ortaklaşa düzenlediği "Söze Özgürlük" Edebiyat Festivali'nin bu yılki panelinin başlığı "Muzır Neşriyatın Muzırlıkları" idi.

Kolaylaştırıcılığını Elif Bereketli'nin yaptığı panelin ikinci oturumunda Sel Yayınları sahibi Bilge Sancı, çevirmen İsmail Yerguz ve yazar Eugene Schoulgin konuştu.

"Müstehçenliği reddetmek iki yüzlülük"

Eugene Schoulgin, Avrupa'da da "müstehcenlik" kavramının tartışıldığını ancak hiçbir yerde durumun Türkiye'deki gibi olmadığını söyleyedi.

"Norveç'te 50 yıldır tek bir kitap yargılanmadı. Avrupa'da 50-100 yıl önce yazılmış bir kitabın yargılanması söz konusu bile olamaz"

Müstehcenliğin hayatın bir parçası olduğunu söyleyen Schoulgin, "Bunu reddetmek ikiyüzlülüktür " dedi ve ekledi:

"Çocukların sadece internet ya da yazılı yayınlardan değil, dünyada çok yaygın olan  aile içindeki cinsel istismardan korunması gerekiyor. Bu istismar yazarın kitabındaki fantezilerden daha tehlikelidir."

"Beraat ediyoruz ama yıpranıyoruz"

26 Nisan'da Beat kuşağı öncülerinden William S. Burroughs'un, yazımından ancak 50 yıl sonra Türkiye'de "Sel Yayıncılık" tarafından yayımlanan "Cut-up Üçlemesi"nin ilk kitabı Yumuşak Makine'ye soruşturma açılmıştı.

Belge Sancı, 2000'den beri birçok kitaptan dolayı Sel Yayınevi'ne dava açıldığını, birçoğundan beraat ettiklerini ama dava sürecinin maddi ve manevi olarak yıpratıcı olduğunu söyledi.

"50-100 yıl önce yazılmış kitapları çevirdiğimiz için dava açılıyor. Bu kitapların hepsinin tarihsel bir arka planı var ve Türkiyelilerin bunları okumaya hakkı var."

"Her hükümet bu kurulu kullanıyor"

Sancı, darbe rejiminden beri çalışan Muzır Kurulu'nun yaptıklarının sadece AKP hükümetine mal edilmemsi gerektiğini her hükümetin bunu kendine göre kullanabileceğini söyledi.

"Biz yayıncı olarak istediğimiz kitapları çevirmeye ve yayınlamaya devam edeceğiz. Eğer 'aman bu kitap riskli nasılsa dava açılır' dersek tam da onların istediğini yapmış oluruz. Bu yüzden mücadele edeceğiz"

İsmail Yerguz, çevirmenlerin bir metnin içeriğini değiştirmediği sürece içeriğinden sorumlu tutulamayacağını söyledi ve ekledi:

"Çeviri kitaplara açılan davalarla, dil bilmeyen insanların bu kitapları okuması engellenerek onlar cezalandırılmış oluyor" (NV/ŞA)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN