Kürtçe Şarkı Cinayeti

"Kürtçe Cinayetine Ceza 'Paşalı' Davasındaki Gibi Caydırıcı Olsun"

Bir barda Kürtçe şarkı söylediği için polis tarafından öldürülen Emrah Gezer davası sürüyor. İHD Başkanı Türkdoğan, "bu aslında bir nefret suçu. Cezasızlık politikalarına son verilmeli ve Ayşe Paşalı davasında olduğu gibi caydırıcı cezalar verilmeli" diye konuştu.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Mayıs 2011, Perşembe

Kürtçe şarkı söylediği için, Ankara'da özel harekat polisi Serkan Akbulut tarafından öldürülen Emrah Gezer davasının 13. duruşması bugün (12 Mayıs) Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Davaya öldürülen gencin babası Cemal Gezer, yine polis kurşunuyla İzmir'de öldürülen Baran Tursun'un babası Mehmet Tursun, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Durde İnsiyatifi üyeleri ve İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da katıldı.

Gezer'i öldüren polis, olay sırasında bir kişiyi de yaralamıştı. Bu kişinin davaya müdahillik talebi kabul edildi. Yargılama 7 Temmuz'a bırakıldı. Davayı izlemeye gelenler duruşma sonrası polis cinayetlerini adliye önünde Kürtçe şarkılar söyleyerek protesto etti.

"Tahrik söz konusu değil, bu nefret cinayeti"

bianet'e konuşan Türkdoğan, savcının iddia ettiği gibi bir tahriğin söz konusu olmadığını belirtti. Türkdoğan, cezasızlık politikalarının son bulması ve caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini söyledi.

Türkdoğan'ın açıklamasından satırbaşları şöyle:

* Saldırıyı yapan polisin yaraladığı kişinin davaya müdahillik talebi daha önce reddedilmişti. Ama o da suçtan zarar gördüğü için, bugün müdahillik talebi kabul edildi. Bu dava açısından önemli bir gelişme.

* Yaralanan kişiye iki farklı hastaneden rapor verilmişti. Bu raporlarda çelişki olduğu için Adli Tıp'tan konuyla ilgili bir rapor istendi.

* 15 el ateş eden bir polis söz konusu. Bu durumda tahrik olamaz. Polisin öldürme kastıyla ateş ettiği belli. Kasıtlı adam öldürmekten cezalandırılması gerekiyor.

* Bugün nasıl ki Ayşe Paşalı davasında caydırıcı karar verildiyse, korucu, polis cinayeti gibi vakalarda da caydırıcı cezalar verilmesi gerekiyor. Cezasızlık politikalarına son verilmeli.

* Gezer'in öldürülmesi, polisin görev sırasında gerçekleştirdiği birşey de değil. Polis Gezer'i bir barda türkü söylerken vurdu.

* Bu cinayet bir nefret suçu olarak ele alınabilirdi. Ancak nefret suçları yasası henüz düzenlenmedi.

* Bu durumda, adam öldürmeye verilen ceza neyse söz konusu polis bu  şekilde cezalandırılmalı.

Davanın 12. duruşmasında savcı, Gezer'in Akbulut'u tahrik ettiğini ileri sürerek, sanık Akbulut hakkında "Tahrikli insan öldürme" suçundan 12 ile 18 yıla varan hapis cezası isteminde bulunurken, Emrah Gezer'in kardeşi Ramazan Gezer'in de "6136 sayılı kanuna muhalefet ve ağır tahrikte bulunmak"tan yargılanmasını istemişti.(ÇT/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN