TGC Tehdit Altındaki Gazeteciler İçin Acil Önlem İstedi

TGC, gazetecilere yönelik tehditlerin günlük sıradan bir olay gibi kabul edilmeye başlandığına dikkat çektiği "uyarı" açıklamasında, bu tehditleri ortadan kaldıracak acil adımlar beklediklerini belirtti.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
25 Şubat 2011, Cuma

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) "basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik tehditlerin her geçen gün arttığına" dikkat çekerek bir "uyarı" açıklaması yaptı.

Bugün (25 Şubat) yapılan yazılı açıklamada gazetecilere yönelik tehditlerin günlük sıradan bir olay gibi kabul edilmeye başlandığına, hükümetin de bu tehditleri ortadan kaldıracak adımları atmadığına dikkat çekti.

Cemiyet açıklamasında, Türkiye'nin Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü basın özgürlüğü sıralamasında 138. sırada yer aldığını hatırlatarak, demokrasi ve çağdaş değerler açısından bu tabloyu endişe verici bulduklarını belirtti ve şöyle devam etti:

"Bu tehditlerin kaynağının ortaya çıkarılamaması, hükümetin durumdan rahatsızlık duymadığı izlenimi veriyor, basın özgürlüğüne ve gazetecilere yönelik tehditlere seyirci kalındığını düşündürüyor.

"2011 yılında Hrant Dink hakkında yazdığı kitap nedeniyle gazeteci Adem Yavuz Arslan ölümle tehdit edildi. Mehmet Metiner'e yönelik bir suikast girişimi ortaya çıkarıldı. Nedim Şener'e yönelik tehditler ise 'şimdi sıra sende' ekseninde sistematik olarak devam ediyor.

"Bu arada bazı köşe yazarlarının da kimin tutuklanacağına dair yaptığı tahminler ve hedef gösterme çabaları basın tarihinin karanlık örnekleri arasında yer alıyor."

Cemiyet, 5953 Basın İş Kanunu'na tabi olmadan ve güvencesiz, sendikasız, düşük ücretle, aşırı stres altında çalıştırılan gazetecilerin, "işsizlik, tutuklanma, dava açılması gibi ağır sorunların yanı sıra  yaşama haklarına yönelik tehditleri de" göğüslemek zorunda kaldıklarına dikkat çekti.

"Tehditleri kaldırmak için acil adımlar bekliyoruz"

Açıklamada, gazeteci cinayetlerinde gerçeğin üstü kamuoyu ile paylaşılmadan örtüldüğü ve davaların zaman aşımına uğratıldığı da vurgulandı:

"Gazeteci Hrant Dink davası bunun en somut örneklerinden birisini oluşturuyor. Türkiye'de demokrasinin gereklerine uyulmak isteniyorsa halkın doğru ve yansız haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne sahip çıkılması gerekiyor.

"Bu anlayışla, hükümetten gazetecilere yönelik tehditleri ortadan kaldıracak acil adımlar atmasını bekliyoruz." (EÇ/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN