KCK DAVASI

"Bilinmeyen Dil"den, "Kürtçe Olduğu Düşünülen Dil"e

KCK Türkiye Meclisi davasında Mahkemenin red etmesine rağmen sanıklar Kürtçe konuşmaya devam ediyor; Mahkeme başkanı Kürtçe konuşanın sözünü kesip diğer sanığa geçiyor; Tuğluk ve Türk İstasyon meydanında binlerce kişiyi selamladı.

Diyarbakır - BİA Haber Merkezi
13 Ocak 2011, Perşembe

104'ü tutuklu, 151 şüphelinin yargılandığı KCK Türkiye Meclisi davasının 15. duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Mahkeme, sanıkların savunmalarını Kürtçe yapmalarına yine izin vermedi. Mahkeme Başkanıı Menderes Yılmaz  tutanağa sanıkların sorgularını "Kürtçe olduğu düşünülen" bir dilde vermek istediklerini geçirdi. Önceki duruşmada söylediği "bilinmeyen bir dil" sözünün de dilin bilinmemesiyle değil kendilerinin dili bilmemesiyle ilgili olduğunu açıkladı.

*Haberin fotoğrafları için tıklayınız

Öğle arası soğukta

Duruşma sanık ve avukat yoklamasıyla başladı. Avukatlar sanıkların öğle arasında soğuk nezarethanede bekletildiklerini bildirerek elektrikli ısıtıcı ya da sanıkların mahkeme salonunda bekletilmelerini talep etti.

Mahkeme, savcılığa konuyla ilgili yazışmaları yenileyeceklerini belirtti, sanıkların öğle arasında mahkeme salonunda bekletilmelerine karar verdi.

Mahkeme Başkanı Yılmaz sorgulara geçilirken önceki kararlarını değiştirmeyeceklerini, "Kürtçe olduğu düşünülen bir dilde savunma"ya izin verilmeyeceğini ve bu çerçevede sorgu alacaklarını söyledi.

Sanıklar önceki duruşmalardaki gibi sorgularını Kürtçe vermeye başladılar. Yargıç ise, "Kürtçe olduğu düşünülen bir dilde" yapılan sorgunun bu şekilde devam edemeyeceğini söyledi.

Kürtçe konuşanın söz kesiliyor

Avukat Selçuk Kozağaçlı, tüm sanık avukatları adına söz alarak, sorgu aşaması tamamlanmadan mahkemenin yargılamaya devam edemeyeceğini, sorgunun sanığın kendini anlatması demek olduğunu, bu şartlar altında mahkemenin anadilinde savunmaya yardımcı olması gerektiğini, aksi taktirde ağır bir hak ihlali yaşanacağını söyledi.

Kozağaçlı, sorgusunu Kürtçe vermeyen her sanıktan sonra avukatlara dönülerek herhangi bir diyeceği olup olmadığının sorulmaması gerektiğini, tüm avukatların bu konuda aynı görüşte olduğunu belirtti.

Mahkeme kararında ısrar etti. Başkan Yılmaz sırayla sanıklardan savunmaları istedi, sanıklar Kürtçe konuşamaya başladığında sözü kesip sonraki sanığa geçti. Duruşma bu şekilde sürüyor.

Türk KCK davasını ve AKP'yi eleştirdi

Duruşma sürerken Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda 7-8 bin kişiyle başlayan miting on binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüşe dönüştü.  BDP milletvekillerinin yer aldığı mitingde Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş ile Demokratik Toplum Kongresi eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk halkı selamladılar. Türk Kürtçe yaptığı konuşmada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) politikalarını ve KCK davasını eleştirerdi, demokratik özerkliğe vurgu yaptı.

Mitingde konuşan yazar Temel Demirer, da Kürtlerin kendi dillerinde diledikleri gibi yaşama hakkını savunmak için Diyarbakır'da olduğunu söyledi.

"Kürtler Kürtçe konuşur bu insan olmanın bir hakkıdır. Kürtler bugüne kadar edindikleri bütün hakları mücadele ederek kazandılar ve bundan sonra da mücadeleye devam edecekler. Kazandıkları tüm hakları analarının sütü gibi helaldir. Kürtlere beslediğim hayranlık duygularımı ifade etmek istiyorum. Yaşasın Kürtler ve özgür Kürdistan. "

Alman Sol Parti milletvekili Andrej Hunko da halkı selamladı. Milletvekillerinin duruşma salonuna dönmesinden sonra dağılmayan kalabalığı dağıtmak için polis biber gazı kullandı.

Duruşmayı izleyenler

Davayı izleyenler arasında İstanbul Barosu başkanı Ümit Kocasakal, eski Baro başkanlarından Turgut Kazan, Mersin Barosu başkanı Hulki Özel, Radikal yazarı Dilek Kurban, Eğitim-Sen başkanı Zübeyde Kılıç, Tüm-Bel-Sen genel başkanı Vicdan Baykara, yazarlar Temel Demirer ve Sibel Özbudun, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekilleri, gazeteci Ertuğrul Kürkçü, Uluslararası PEN yetkilisi Eugene Schoulgin, Düşünce Suçuna Karşı Girişim sözcsü Şanar Yurdatapan, Emek Partisi'nden avukat Kamil Tekin Sürek, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sema Solaklı, İnsan Hakları Derneği genel başkanlarından Hüsnü Öndül, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ilk genel başkanı Yavuz Önen ve Barış Meclisi temsilcileri de bulunuyor.

Cumhuryet Halk Partisi de ilk kez KCK yargılamalarını Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un katılımıyla izliyor. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN