Adalet Bakanlığı, Soykırımı tanıdığı gerekçesiyle Hrant Dink'e açılan, ölümüyle birlikte oğlu Arat Dink ve Serkis Seropyan'a yöneltilen davada sonunda ifade özgürlüğünün "sert, kırıcı ve incitici" olabileceğini anladı.
Adalet Bakanlığı, Hrant Dink'in 1915'te yaşananları soykırım olarak nitelendiren sözlerinden Agos gazetesi imtiyaz sahibi Sarkis Seropyan ve sorumlu yazı işleri müdürü Arat Dink'in daha fazla yargılanmasına izin vermedi.
HaberTürk'e göre, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 11 Ekim 2007 tarihinde Dink ve Seropyan'ı bu sözlere gazetede yer verilmesinde sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle iki gazeteciyi birer yıl hapse mahkum etmiş; sabıkaları olmadığı için de cezalarını ertelemişti.
Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesi uyarınca ve Türklüğü aşağıladıkları" gerekçesiyle verilen ceza temyiz edilirken Mayıs 2008'de yapılan bir değişiklikle 301. maddeden soruşturma ve kovuşturma yapma izni Adalet Bakanlığı'na bağlanmıştı.
Son olarak dosyayla ilgili kararını açıklayan bakanlık, "ifade özgürlüğünün sadece lehte olduğu kabul edilen, zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya toplumun bir bölümünü rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanması gerektiği" tespitiyle yargılama izni vermedi.
Yazıda, "Bunun demokratik düzenin ve çoğulculuğun gereği olduğu, eleştirinin kaynağını bu özgürlükten aldığı, eleştirel sertliğin suç oluşturmayacağı, eleştirinin övgü olmadığına göre, sert, kırıcı ve incitici olmasının da doğal olduğu, bu kapsamda suça konu ifadelerin eleştirici kapsamında kaldığı ..." denildi.
Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmeden önce Reuters Ajansı'na bir röportaj vermişti. Ajansın 14 Temmuz 2006'da servise koyduğu röportajında Dink, "Elbette bu bir soykırımdır diyorum. Çünkü sonuç kendini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkın bu olaylarla birlikte artık ortadan yok olduğunu görüyorsunuz. Bu zaten kendini anlatıyor" diyordu.
Eylül ayında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı, hem gazetenin 21 Temmuz 2006 tarihli sayısında verilen "301'e Karşı 1 İmza" başlıklı haber hem de "Ermeni Soykrımı"na inandığını söylediği bu mülakatla ilgili dava açmıştı.
Şikayeti, milliyetçi avukatların kurduğu Büyük Hukukçular Birliği'nden Recep Akkuş yapmıştı. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN