Tarihçi Prof. Dr. Kocabaşoğlu: "Mütareke basını diye bir mit yaratılmış ama gerçek böyle değil. Birkaç gazete dışında bütün gazeteler Milli Mücadele'yi destekliyordu; desteklemeyenler 150’likler listesine girdi."
Prof. Dr. Uğur Kocabaşoğlu, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un sözleriyle gündeme gelen "mütareke basını" nitelendirmesinin bir efsane olduğunu, yanlış bilindiğini açıkladı.
Başbuğ, "Mütareke basını dahi bu kadar hain değildi'' sözleriyle dün gazeteleri hedef aldı. Başbuğ konuşmasında "Hain" olarak damgaladığı "Mütareke basını" tanımının içine hangi gazetelerin girdiğini söylemedi.
1918'de 1. Dünya Savaşı'nı kazanan İtilaf Devletleri'yle Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan Mondros Mütarekesi'ne gönderme yapan "Mütareke basını" tanımının sıkça kullanıldığını söyleyen tarih profesörü Uğur Kocabaşoğlu bianet'e şunları söyledi:
"Bu söz, mütareke dönemi basınının büyük kısmının Anadolu'ya, yani Milli Mücadele'ye karşı olduğu önyargısıyla söyleniyor ama bu doğru değildir. Yani mütareke basını diye bir mit yaratılmıştır ve sürekli bu söylenip durur. Başbuğ da bunu söylemeye çalışıyor ama bilgi yanlış. Bir iki gazete dışında İstanbul basını Milli Mücadele'ye destek vermiştir."
Prof. Dr. Kacabaşoğlu Peyam-ı sabah, Alemdar gazeteleri ile Refik Halid Karay tarafından çıkarılan Aydede dergisinin Milli Mücadele karşıtı olduğunu anlatarak devam etti:
"Bu iki gazete ve bir dergi dışında Milli Mücadele'ye karşı çıkan yayın yoktur. Hatta İstanbul basını işgal dönemindeki sansürün el verdiği ölçüde Anadolu'yu savunan yayınlar yapmıştır. Akşam, Vakit, Tasvir-i Efkar ve Tanin gazeteleri Milli mücadeleyi desteklemiştir."
Prof. Dr. Kocabaşoğlu, Mütareke döneminde milli mücadeleye karşı olan gazetecilerin 150'likler listesine sokulduğunu anlattı. "Yüzellilikler" Kurtuluş savaşı sonrası yönetimin, düşman ve işbirlikçi ilan edip sürgün ettiği 150 muhalife verilen isimdi.
Tarihçi Kocabaşoğlu Peyam-ı sabah gazetesi başyazarı Ali Kemal'in ise İzmit'te linç edildiğini anlattı. Prof. Dr. Kocabaşoğlu sözlerini "Mütareke basını da sanki tek bir yapıymış gibi anlatılıyor ama öyle değil. 'Mütareke basını' derken hangi gazetelerin kast edildiğinin açıkça söylenmesi gerekir" diyerek noktaladı. (SP/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN