İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Orhan Pamuk'a Paris'ten Madalya, Ankara'dan Mahkeme Celbi

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Orhan Pamuk, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve bir milyon Ermeni öldürüldü" sözünden 36 bin TL tazminat istemiyle yeniden yargılanacak. Fransa ise, yazara simgesel "Büyük Madalya" verdi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
08 Ekim 2009, Perşembe

Orhan Pamuk, Eyfel Kulesi'nin Türk bayrağı renklerinde aydınlatıldığı törende

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İsviçre'de Şubat 2005'te yayımlanan bir röportajdaki "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve bir milyon Ermeni öldürüldü" sözleri nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Orhan Pamuk hakkında manevi tazminat davası açılabileceğine karar verdi.

Fransa'da Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoe'nin elinden önceki gün (6 Ekim) simgesel "Büyük Madalya" alan ve törende "Bu ödülü yaşadığım kent İstanbul adına da alıyorum" diyen Pamuk, düşünceleri nedeniyle Türkiye'de sadece hapse girmekten kurtuldu. Yazar, dört yıldır tazminatla yargılanıyor.

159'dan dava düştü, tazminat tehdidi sürüyor

Genel Kurul, dünkü (7 Ekim) kararında, yazarın avukatlarının karar düzeltme taleplerini geri çevirdi. Bu durumda yazar, Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yeniden yargılanmaya başlayacak.

İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Pakize Alp Akbaba ve "Ergenekon terör örgütü'' ile ilgili davadan tutuklu sanık olarak yargılanan avukat Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu altı kişi, yazardan toplam 36 bin TL manevi tazminat talep ediyor.

Pamuk hakkında Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 159. maddesinden ve "Türklüğü aşağılamak" iddiasıyla açılan dava Adalet Bakanlığı'ndan izin gelmediği için düşmüştü.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi de, salt Türk milletinin bir ferdi olmaları nedeniyle davacıların yansıma yoluyla "kişilik haklarına saldırı"dan tazminata hak kazanamayacaklarına hükmederek, davanın aktif husumet yönünden reddine karar vermişti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davacıların "dava açma ehliyetlerinin bulunduğuna" işaret etti; "kişilik haklarına saldırı" bulunması halinde mevzuat hükümlerinin uygulanmasını istedi.

Daire, Anayasanın 66. maddesinde, "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür" denildiğini anımsatarak, kişilerin onur ve şerefleri gibi mensubu bulundukları bir millete aidiyet duygularının da kişilik değerleri kapsamında ve hukuki koruma altında olduğuna işaret etmişti.

Yargıtay'ın bu bozma kararını yeniden görüşen yerel mahkemeyse, önceki kararında direnerek davanın reddine hükmetmişti. Yerel mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gelmişti. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN