Tunceli'deki Deniz Gezmiş anmasına dava açıldı. Savcının iddiası "suçu ve suçluyu övmek". Avukatlar Yıldırım "Suç ve ceza politikleştiriliyor"; Büyük "Zorlama, siyasi kararlar" dedi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Mayıs 2007'de Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ı anma töreninde basın açıklaması yapıp afiş taşıyanlar hakkında, "suç ve suçluyu övdükleri" iddiasıyla dava açtı. İhbarı yapansa Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü.
Avukat Barış Yıldırım, iddianamesi 30 Kasım'da hazırlanan ve Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın ilk duruşmasını beklediklerini söyledi.
Yıldırım Adli Sicil Kanunu'nun bir kişinin adli siciliyle ilgili bilgilerin "ölümü üzerine tamamen silinir" diyen 12. maddesini anımsatıyor: "Bu ölmüş kişilerin sabıka kaydının silinmesi demek. Dolayısıyla Gezmiş, Arslan ve İnan için suçlu denemez."
Ayrıca bu devrimcilerin "yargılama konusu" olan eylemlerinin tek başına onların tüm yaşamını anlatmadığını, teknik olarak ancak suçu doğrudan öven ifadelerin "suç ve suçluyu övme" kapsamına gireceğini de vurguluyor.
Yıldırım savcıların Deniz Gezmişleri, devrimcileri anma açıklamalarına, afişlerine dava açmalarının "suç ve ceza kavramlarını politikleştirilmesi" anlamına geldiğini söylüyor:
"Bugün Adnan Menderes'i birçok kişi anabiliyor. Onlara dava açılmıyor. 1943'te köylüleri kurşuna dizdirdiği için mahkum olan General Mustafa Muğlalı'nın adı bir askeri kışlaya verilebiliyor. Buna da dava açan yok."
Nisan 2007'de Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesi'nin Deniz Gezmiş'i anma afişlerinin toplatılması kararına itiraz eden Türkiye Komünist Partisi (TKP) avukatı Özgür Murat Büyük, mahkemenin daha sonra "afişler asılmadığı için suçun oluşmaması" gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiğini bianet'e söyledi.
Büyük "Bu insanlar bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmiş insanlar. O mücadeleyi yok sayarak o zamanki karara atıf yaparak bugün bir karar verilemez. Bu zorlama, siyasi bir karardır" dedi.
Bu konuda demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü önceleyen bir kararsa Manisa'daki Salihli 1. Sulh ceza Mahkemesi'nden gelmişti. Mahkeme 16 Kasım 2007'de, 30 yıl önce öldürülen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğrenci Temsilcileri Konseyi (ÖTK) yöneticisi Ertuğrul Karakaya'yı önceki yıl Salihli'deki mezarı başında anan annesi Ayşe Karakaya ve 19 kişi için beraat kararı vermişti.
Mahkeme gerekçeli kararında Karakaya'nın suçsuz olduğunu, onu anmanın da demokratik özgürlük olduğunu vurgulamıştı. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN