çağrı

Sabah-atvde Sendika Engellenemeyecek!

Sabah ve atv, sendikalaşma gelişince üç gazeteciyi çıkardı. TGSden İpekçi Sendikal örgütlenmeyi engellemek suç. Gazeteciler baskılara karşı sessiz kalma haklarını kullansın. Zaman lehimize işliyor; Avukat Ergin Suç işliyorlar. Dava açıyoruz dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Mayıs 2007, Çarşamba
Medya ve Merkez Grubu'ndan üç gazeteci sendikal çalışma yoğunlaşırken işten atıldı. Grup Sabah gazetesi, atv televizyonu ve Merkez dergi grubunu bünyesinde bulunduruyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), üç gazetecinin işten çıkarılmasının, sendikal örgütlenmeyi engellemeye yönelik bir tehdit olduğunu ve Ceza Yasası'na göre suç oluşturduğunu açıkladı.

Dün (8 Mayıs) akşam saatlerinde, Sabah gazetesinin editörlerinden Cengiz Erdinç ve atv muhabirleri Ozan Pezek'le Burak Ersemiz'in işlerine "performans düşüklüğü" iddiasıyla son verildi.

Yazılarda Medya Grubu Başkanı Yavuz Onursal ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akif Yaşin'in imzaları vardı.

"Sendikal hakları engelleyen de engelleten de suç işliyor"

Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi

Ceza Yasası'nın (TCK) "Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" başlıklı 118. maddesi şunu söylüyor:

"Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

"Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

bianet'in görüştüğü TGS avukatı Güven Ergin sendikalaşan gazetecilere baskı uygulayanların, uygulanmasını isteyenlerin, direktifleri yerine getiren çalışanların hepsinin -ister orta düzey yönetici, ister insan kaynakları birimi olsun- sendikal özgürlükleri engelleme suçu işlediğini söyledi.

TGS işe iade ve sendikal tazminat davası açıyor

Ergin, gazetecilerin keyfi olarak işten çıkarıldığını açıkladı. Yazılı savunma istenmesinin ve performans düşüklüğü iddiasının somut gerekçelere dayanması gerektiğini söyledi. İşe iade ve sendikal tazminat davaları açmaya hazırlandıklarını bildirdi.

bianet Sabah'ın Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan'a ulaşmaya çalıştı. Ancak haberin yayına girdiği saate kadar, yardımcısının yerinde olmadığını söylediği Babahan bianet'i geri aramadı. Sabah'ın emek haklarından yana tavrıyla bilinen yazarı Umur Talu'yu da aradık. Ancak yardımcısı, yazarın yurtdışında olduğunu bildirdi.

İpekçi: Zaman lehimize, sessiz kalma hakkınızı kullanın

TGS Başkanı Ercan İpekçi, bianet'in sorularını yanıtlarken grupta çalışan gazetecilere "Sağlam duruşunuzu sürdürün" çağrısı yaptı.

"Baskıların hepsi kanuna aykırı. Tehditlere, tek tek odalara çağırmalara, dağıtılan yazılara karşı sessiz kalma haklarını kullansınlar. Zaman lehimize işliyor."

İpekçi, yöneticilere ilişkin olarak da "Nafile çaba içindeler. Örgütlenmek bir onurdur. Bunu çalışanlarla paylaşmak onlara da onur katar" dedi.

Eser: İşveren kimin sendikalı olduğunu bilemez

TGS İstanbul Şubesi Başkanı Gürsel Eser de işverenin "sendikalıların listesi elimizde" yolunda asılsız haberler yaydığını söyledi. "Sendika, üyelerini işyerinde çoğunluğa ulaşmadan önce kesinlikle gizler" diyen başkan, bu tür bir listenin varlığını yalanladı.

TGS: TMSF açık çağrı yapacak

TGS'nin, bugün öğleden sonra yaptığı açıklamaya göre, sendikanın bağlı olduğu Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Salih Kılıç TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'le görüştü. Kılıç, Ertürk'ün, işten çıkarmalarla ilgili bilgi sahibi olmadığını, çalışanların sendikadan ayrılmamaları için açık çağrı yapacağını söylediğini duyurdu.

TMSF, Sabah ve atv dahil 63 şirketin yönetimine 3 Nisan'da el koymuştu.

Ancak TGS, öğleden önceki açıklamasında, sendikal örgütlenmeye baskının yalnızca TMSF'yle ilgili olmayabileceğini ima etmişti: "Medya ve Merkez grubu çalışanlarının onurlu örgütlenme mücadelesinin gazetecilik işkolundaki diğer medya sahiplerine korkulu rüyalar yaşattığı biliniyor. Bazı rakip medya sahiplerinin dış müdahaleleri, çalışanları daha da hırslandırıyor, işyerlerinin özgürlüğü, bağımsızlığı için verdikleri mücadeleyi hızlandırıyor." (TK/EK)