Çözüm IMFyle İlişkileri Kesmek

IMF İşten çıkarmaları kolaylaştırın dedi; TİSK uzlaşma şartıyla destek verdi. DİSK Başkanı Çelebi: Türkiye kişi başı alım gücünde OECD ülkelerinin en yoksulu. Sorundan kurtulmanın yolu IMF reçetelerini yırtıp atmak. Bakan Şener: Sosyal barışı bozar.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Temmuz 2006, Çarşamba
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Süleymen Çelebi, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) istihdamı artırmak için esnek üretime geçilmesini, asgari ücretin düşürülmesini, işten çıkarmaların kolaylaştırılmasını istemesi üzerine "Sorunlardan kurtulmanın tek yoku IMF reçetelerinin yırtılıp atılması ve ilişkilerin derhal kesilmesidir. Bu yürekliliği gösterecek bir hükümet çıkmasa da, işçi sınıfı bir gün bunu başaracaktır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener de bugünkü (12 Temmuz) açıklamasında, "Böyle bir uygulama olmaz. Bu hem sosyal barışı, hem de hükümetin uyguladığı programı bozar" dedi.

IMF'nin "işgücü piyasaları"nın yeniden düzenlenmesi önerilerine göre, istihdamı artırmak için asgari ücret düşürülmeli bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmeli, kıdem tazminatları düşürülmeli, işten çıkarmalar kolaylaştırılmalı.

Çelebi: İşsizlik ve yoksulluk çözüm gibi gösteriliyor

Çelebi, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye çalıştığını söylediği IMF'nin savlarıyla ilgili şu bilgileri verdi.

İşgücünün pahalılığı savı: "Türkiye'de işgücünün pahalı olduğu ifade ediliyor. Oysa veriler bunu yalanlıyor. Türkiye kişi başına satın alma gücü bakımından OECD ülkeleri arasında en yoksul ülke.

"IMF uzmanlarının açıklamaları kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yöneliktir. Satın alma gücü paritesi kriter alınarak Türkiye kamuoyu yanlış bilgilendirilmeye çalışılıyor.

"IMF'nin iddialarının tersine OECD'nin Temel Ekonomik Göstergeler çalışmasına göre, Türkiye kişi başın alım gücü bakımından en yoksul ülke konumunda. Buna göre ortalama bir yurttaşımız yaklaşık olarak bir Lüksemburgludan 7 kat, bir Norveçliden 5 kat, bir Yunandan 3 kat daha yoksul. Yoksullukta Türkiye'ye en yakın ülke olan Meksika ise bizden yüzde 20 daha zengin durumda."

Asgari ücretin yüksekliği savı: "Türkiye eski doğu bloğu ülkeleriyle birlikte asgari ücretin en düşük olduğu ülkelerden biri. Türkiye söz konusu ülkeler arasında satın alım gücünün en düşük olduğu ülke konumunda.

"Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 1.700 YTL, açlık sınırı 600 YTL civarında. Asgari ücretse 380 YTL. Bize verilen asgari ücret ile minimum düzeyde yaşayabilmemiz için gerekli olan ücret arasında uçurumlar var.

"Dört kişilik bir ailenin geçinebilmesi, yani ölmeyecek koşullarda yaşayabilmesi için ailedeki fertlerinin hepsinin çalışması gerekiyor. IMF ve hükümet zaten daha baştan bunu göz önünde bulundurarak asgari ücreti belirliyorlar. Dolayısıyla eğitim görmesi gereken gençler, hatta çocuklar, çok kötü koşullarda ve düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyorlar."

Bölgesel asgari ücret: "Bölgesel asgari ücret, yoksulluk ve bölgesel adaletsizliği körüklemenin bir başka aracı. Aslında bölgesel asgari ücret fikri de, uygulaması da yeni değildir. Asgari ücret uygulaması Türkiye'de 1969 yılında zaten il bazında başlatılmıştı. 30 Haziran 1974'teyse il bazında ücret belirlemeye son verildi ve yurt çapında asgari ücret uygulamasına geçildi. Sanayi ve Hizmetler Kesimi ile Tarım ve Orman Kesimi işçileri için daha önce Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nca ayrı ayrı saptanan asgari ücret, 1 Ağustos 1989'dan beri her iki kesim için de ortak olarak belirleniyor."

TİSK: Saptamalar doğru, uzlaşma gerek

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu da, IMF'nin savlarını destekledi. Örgütün Başkanı Tuğrul Kutadgobilik "IMF'nin saptamalarının bir kısmı doğrudur. Ancak reçete, Türk hükümeti, işçi ve işverenin elinde ve uzlaşısında yatıyor" dedi.

Krueger geçen yıl da asgari ücret yüksek demişti

IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, geçen yıl da ücretlerin ve işgücü piyasasının esnekleştirilmesi, asgari ücretin düşürülmesi gerektiğini, bunun kayıt dışı ekonomiye yol açtığını söylemişti.

DİSK Genel Sekreteri Çam da bu sözlere şöyle yanıt vermişti:

"Türkiye'de emekçilerin kazanılmış haklarıyla oynamaya kalkışan Anne Krueger ve bütün IMF yöneticilerine sesleniyoruz. İşten çıkarmalarda tazminatların OECD ülkeleri seviyesine çekilmesini istiyorsunuz. Peki işçi ücretlerinin OECD ülkeleri seviyesine çıkarılmasını neden talep etmiyor ve bunları dile getirmiyorsunuz. Eğer OECD ülkeleriyle bir eşitlik istiyorsanız bunu her alanda önermelisiniz." (TK/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN