Silikosiz hastası kot kumlama işçileri, sosyal güvenlik ve maluliyet haklarını talep etmek için üç günlük oturma eylemi başlattı. İşçiler üç gün boyunca TBMM'yi ziyaret ederek Meclis'te grubu bulunan partilerle görüşecek.
Taşlanmış kot imalatında çalışan ve bazıları ölümcül "silikozis" hastalığına yakalanan kot kumlama işçileri, sorunlarına dikkat çekmek üzere Ankara'da üç günlük oturma eylemi başlattı.
Türkiye'nin değişik yerlerinden yaklaşık 50 silikozis hastası kot kumlama işçisi aileleriyle birlikte dün Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda buluştu. Üç gün boyunca Ankara'da kamp kuracak olan işçiler, taleplerini hükümete ve meclise duyurmak için mecliste grubu olan partileri ziyaret edecekler.
İşçilere İzmir'den gelen TEKEL işçileri ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu üyeleri ve meslek örgütleri temsilcileri de destek verdi.
Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi Sözcüsü Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, Türkiye'nin, tekstil sektöründe ölümcül "sikilozis" hastalığı görülen ilk ülke olduğunu söyledi.
Dayanışma Komitesi'nin çabalarıyla tespit edilen silikozis hastası sayısının 600'e yaklaştığını belirten Kılıçarslan, ortalama her iki kot işçisinden birine silikozis teşhisi konduğunu hatırlattı.
Kılıçarslan, bugüne kadar yaklaşık 10 bin işçinin bu sektörde çalıştığı düşünüldüğünde, henüz teşhis konmamış 5 bine yakın işçinin de silikozis hastalığına yakalanmış olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.
Kılıçarslan, taleplerini şöyle sıraladı:
-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sigortası olup olmadığına bakmaksızın tüm silikozis hastalarının, hastalıkları oranında sosyal güvenlik haklarından yararlanmalarını sağlamalıdır.
-İşçilerin geriye dönük haklarını alabilmeleri için uzun sürecek mahkeme süreçleri yerine, işçilerin zararlarının tespit edilmesi ve karşılanması için Bakanlık yetkililerinden, sektördeki meslek örgütlerinden ve sendikaların temsilcilerinden oluşturulacak özel bir komisyon kurulmalıdır.
-Sağlık Bakanlığı, kot kumlama işinde çalışmış herkesin, göğüs hastalıkları hastanelerine ulaşması için ülke çapında bir kampanya başlatmalıdır.
-Silikanın, havada solunacak şekilde serbest kullanımı, yalnızca kot kumlama işinde değil, tüm sektörlerde yasaklanmalıdır.
-Adalet Bakanlığı, silikozis hastalarını mahkeme giderlerinden muaf tutmak üzere acilen bir genelge çıkarılmalıdır.
-Hükümet, denetim görevini yapmayan kamu görevlilerinin soruşturulmasına engel olmamalı, yargılanmamalarını engellememelidir.
İşçiler, Ankara' da kaldıkları üç gün boyunca TBMM' de grubu bulunan partilerle görüşecek. (ÖA/BB)
* Fotoğraflar, S.Özgün Aygül

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN