SAĞLIK

Hastane İşçileri Domuz Gribinde Yüksek Riskli Grup

Ankara'da domuz gribinden ölen Güneş ve İlhan hastanelerin temizlik işçileriydi. SES Ankara'dan Kara, "Taşeron işçiler enfeksiyona açık ortamda, yeterli beslenmeden, düşük ücretle çalıştırılıyor. Hepsi vücut direncini etkiliyor. Aşılanın demek yetmez, yaşam koşulları düzeltilmeli" dedi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
02 Kasım 2009, Pazartesi

Sağlık alanında örgütlü sendikalar, hastanelerde taşeron firmalar aracılığıyla çalışanların,  özellikle temizlik işçilerinin, domuz gribine karşı en savunmasız grubu oluşturduğunu söylüyor.

Ankara'da iki hastane temizlik işçisi hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. bianet'in Sağık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'ndan (SES) aldığı bilgiye göre, dün (1 Kasım) hayatını kaybeden 27 yaşındaki Durmuş İlhan Gazi Devlet Hastanesi'nde, 24 Ekim'de hayatını kaybeden 29 yaşındaki Mustafa Güneş de Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi'nde çalışıyordu.

Kötü çalışma koşulları, düşük ücret, riskli ortam

SES Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara ve sendikanın başkanı Bedriye Yorgun, bu işçilerin domuz gribi ve diğer salgınlarda neden en riskli grup olduğunu şöyle özetliyor.

Düşük ücret, güvencesiz çalışma, kötü koşullar: Taşeron işçiler, asgari ücretle çalıştırılıyor. Güvencesiz oldukları için uzun saatler boyunca, verilen her işi yapmak zorunda kalıyorlar. Bu biriken yorgunluk ve kötü beslenme koşulları demek. Buna barınma koşullarının olumsuzluğunu eklerseniz, hastalıklara karşı vücut dirençlerinin yeterli olmadığını, bağışıklık sistemlerinin yeterince güçlü olmadığını görürsünüz. Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en önemli yolu, düzenli ve dengeli beslenmedir.

Riske açık ortam: Hastanedeki her ortama girip çıkıyorlar. Hastane dezenfeksiyonu, temizliği başka temizlik işlerine benzemiyor. Bu hijyeni sağlamakla yükümlü olan kişilerin enfeksiyona açık yerlerde bulunması anlamına geliyor. Bu havayı soluyorlar ve riske açık hale geliyorlar. Ayrıca kullandıkları teçhizat ve malzemeler de yeterli değil, düşük kalitede.

Eksik ve geç bilgilendirme: Taşeron işçiler koruyucu sağlık anlamında yeterince bilgilendirilmiyor. Ayrıca, domuz gribinde, bütün sağlık çalışanlarının geç ve eksik bilgilendirildiği de söylenebilir.

"Aşılanın demek yetmiyor"

Sağlık bakanı Recep Akdağ, İlhan'ın ölümünün ardından yaptığı açıklamada, sadece beyaz önlüklü sağlık personelinin değil, hastanelerde çalışan herkesin domuz gribine karşı aşılanmasını istedi. Kara ve Yorgun yeterli olmadığını dile getiriyor.

"Aşı önlemin bir parçası. Kötü çalışma koşulları sürdükçe, risk de sürüyor. Bugün domuz gribiyle karşı karşıyayız, yarın başka bir enfeksiyon ihtimali var. İşçilerin yaşam koşullarını düzeltmek, ücretlerini yükseltmek, temel beslenmelerini sağlamak, çalışma koşullarını riski azaltacak şekilde yeniden düzenlemek gerek."

Dev Sağlık-İş: Taşeron işçiler salgınlarda "açık hedef"

Kara ve Yorgun bütün sağlık işçilerine sendikada örgütlenmelerini öneriyor. Taşeron sağlık işçilerinin örgütlenebildiği Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası'na (DEV Sağlık-İş) göre, Türkiye'de 100 binin üzerinde bu türde işçi var.

Taşeron işçilerin salgınların "açık hedefi" olduğunu vurgulayan sendika, taşeron çalıştırmanın yasaklanmasını, kadrolu, güvenceli çalışma koşullarının, meslek içi eğitimlerinin sağlanmasını, iş sağlığı ve güvenliği birimlerinin oluşturulmasını istiyor. (TK)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN