Ambarlı'daki Marport'ta yaşanan işten çıkarmalara karşı eyleme giden Liman-İş üyesi dört işçiden biri olan Terzi, uğradıkları saldırının planlı ve nedenin "sendikal mücadeleyi engellemek olduğu"nu söyledi. Terzi "Mücadeleye devam" dedi.
“Hakkımızda bir suç duyurusu olduğunu söyleyerek ifade vermek için jandarmaya çağırıldık. Jandarma bizi savcılığa sevk etti, nöbetçi savcı da serbest bıraktı. Yakupludaki sendika binamıza gitmek üzere yola çıktık.
Bizi 4-5 araç takip etmeye başladı. E5’te kovalamaca yaşadık. Aracımızı sıkıştırdılar. Takla atacak duruma geldik ve durmak zorunda kaldık. Önümüzü kestiler.
Araçlardan ellerinde demir sopalar bulunan 18-20 kişi indi. Arabamıza vurmaya başladılar, araç hurdaya döndü. Bizi araçtan sürükleyerek çıkarttılar ve dövdüler. Benim de burnum kırıldı. Başımda iki yerde kırık var ve ayaklarımda morluklar oluştu.”
“Telefonla tehditler alıyorduk. Küfür ediliyordu, taciz ediliyorduk. Ancak Pazar günü uğradığımız saldırı planlı bir saldırıydı. Takip edildik ve bunlar yaşandı.
Saldırganlar adliye binasının kapısındaydılar. Hatta orada ayak üstü konuştuk da onlarla. Adının Abbas olduğunu söyleyen kişi ‘Bizim adamımızı darp etmişsiniz’ dedi. Darp ettiğimizi söylediği kişi de oradaydı. Beni gösterip ‘beni bu kişi darp etti’ diyordu. Oysa ki bahsettiği tarihte ben çocuğumu hastaneye götürmüştüm."
“Bu saldırı yalnızca bize yapılmadı. Saldırı direnişteki 406 liman işçisine yönelik bir saldırı" şeklinde konuşan Terzi, bu saldırıların nedeninin verdikleri sendikal mücadele olduğu görüşünde.
“Onlar içerde taşeron hizmeti veriyorlar. Biz iş bırakınca doğal olarak onların da işleri sekteye uğradı. Bu aksamanın sorumlusu olarak da bizi gördüler
Talebimiz işimizin başında olmak. Direnişteki arkadaşlarımızın işlerinin başına dönmesini, bunun için gerekli şartların sağlanmasını isteyeceğiz. Bu süreçte herkes zarar gördü burada. Ama bu zarar bizden değil, işverenden kaynaklanıyor.Biz insani çalışma koşullarında çalışmak ve sendikamıza baskı yapılmamasını talep ediyoruz.
İçerde ehliyetsiz ya da emekli işçiler çalışıyor ve her gün kaza yapıyorlar. Daha önce 406 işçinin yapmaya çalıştığı işleri şimdi taşeron firma ehliyet olmayan ya da yaşı tutmayan 60 kişiye yaptırmaya çalışıyor. Liman makineleri bir iki günde öğrenilecek makineler değiller."
Terzi "Direnişte tüm işçilerle dayanışma içinde olduklarını" belirtiyor. Ve ekliyor: Dayanışmaya ve direnmeye devam.(BÇ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN