DİSK Başkanı Çelebi 2010'da AKP'nin baskıcı, "ucuz işçi ve güvencesiz çalıştırma" politikalarını sürdüreceğini, bunu engellemenin tek yolunun işçi sınıfının birleşik mücadelesini yükseltmek olduğunu söyledi.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Süleyman Çelebi, "Yılın ilk günlerinde elektrik, ulaşım, benzin ve mazota yapılan zamlar, özel tüketim vergilerinin artırılması, 2010'da enflasyonun daha da artacağının ve toplumun daha fazla yoksullaşacağının habercisidir" dedi.
Hükümetin ekonomik krize karşı sosyal bir program yerine baskıcı politikalarını uygulamayı sürdüreceğini öngören Çelebi, "Bunu engellemenin tek yolu, tüm emekçileri, emek örgütlerini ve emek dostlarını tek bir vücut halinde organize ederek, işçi sınıfının birleşik mücadelesini yükseltmektir. 2010 yılı krizden çıkışın örgütlendiği, mücadelenin ileriye götürüldüğü, emeğin kazanımlarıyla dolu anlamlı bir yıl olacaktır" diye konuştu.
Çelebi'nin bugün, DİSK'in İstanbul'daki genel merkezinde yaptığı 2009 değerlendirmesinden bazı başlıklar şöyle.
İşsizlik: İşsizlik ve yoksulluk cumhuriyet tarihinde görülmemiş biçimde yaygınlaşarak kitlesel hale gelmiş, 2009'da işsizlere 1 milyon 200 bin kişi eklenmiştir. İşsiz sayısı 6 milyon kişiye çıkmış, genç nüfusun işsizliği yüzde 32'ye yükselmiştir. Hükümet 2010'da işsizliğin 2009 seviyesinde kalacağını Orta Vadeli Plan belgesinde kabul etti.
Emek değersizleştirildi: 2009'da ücretler yüzde 12 oranında geriletildi. Ücretlerin sanayi maliyetleri içindeki payı 2002 yılında yüzde 19'ken 2009 yılında yüzde 11'e düştü. 2002'de milli gelir içinde ücret ve maaşlar yüzde 26'lık bir paya sahipken, bugün yüzde 22 düzeyine geriledi.
Sağlık hakkı: Sağlık hakkı AKP iktidarında paralı hale getirildi. Katkı payları sürekli artırıldı. 2009'da yüzde 30 olan özel hastane katkı payı 2010'dan itibaren yüzde 70'e yükseltilmiştir. SGK eylem planı adı altında hazırlanan plana göre çalışanların ilaç katkı payını yüzde 20'den 50'ye çıkartılması için hazırlıklar yapılıyor. Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR'un sağlık harcamaları 2002'de 7,5 milyar TL iken, SGK'nin sağlık harcamaları 2008'de 30 milyar TL'ye çıkmıştır. Toplam sağlık harcamaları bu dönemde hızla artarken, kamu sağlık harcamalarındaki artışın özel sağlık kuruluşlarına yöneldiği görülmektedir. SGK'nin özel sağlık kuruluşlarına aktardığı kaynak 2002-2008 yılları arasında 11 kat artmıştır. SGK'nin ilaç harcamaları da aynı dönem için, 4,3 milyardan, 10.7 milyar TL'ye yükselmiştir.
Enflasyon: 2009'da resmi enflasyon yüzde 6.5 olarak açıklandı. Gerçek enflasyon yüzde 11'dir. TÜİK rakamlarına göre, gıda ürünlerinin 2009'daki ortalama artışı yüzde 18 oldu. 2009'da ev kiralarındaki artış ortalaması yüzde 8, konut suyu yüzde 9, konut elektriği yüzde 20, kömür yüzde 9, şehir içi belediye ulaşım ücretlerinin artışı yüzde 11'e yükseldi. Ekmeğin fiyatı yüzde 14, konut doğalgazı fiyatı yüzde 27 oranında arttı.
Devletin borcu: 1923'ten 2002'ye Türkiye'nin toplam 220 milyar dolar borcu, 2009 sonunda 270 milyar dolar artarak 490 milyar dolara çıktı. 2010'da yeni doğan her bebek 7 bin dolar borçla yaşamaya başlayacak.
Üretim düştü: Sanayi üretimi 2009'da yüzde 14 oranında geriledi. Sanayi kapasite kullanımındaki daralma yüzde 16 oldu. Resmi milli gelir rakamlarına göre sabit sermaye varlığının dörtte biri üretimsizlik ve kapasite kullanım düşüklüğü nedeniyle kullanılamaz halde.
Bütçe açığı: 2010 bütçesi AKP hükümetinin, krizin yükünü toplumun geniş kesimlerine yıkmaya devam edeceğinin açık bir belgesi. 2009'da bütçenin 10.4 milyar TL açık vermesi planlanmıştı. Fakat 62.8 TL'ye çıktı. 2010 için öngörülen bütçe açığı 50 milyar TL.
İşsizlik sigortası: İşsizlik Sigortası Fonu, arazi ihalesi dahil birçok teşvik kullanımı için amaç dışı kullanıma açıldı. İşsizlik sigortasından yararlan işçi sayısı 2009'da ortalama 250 bin kişi oldu.
Emek hakkı ihlalleri: En yaygın hak ihlalleri tazminatsız işten çıkarma, muvazaalı işyeri kapatmaları, ücretsiz izne zorlama, ücretsiz fazla çalıştırma, sigortasız istihdam ve yarım sigorta uygulamaları, ücret indirimleri, toplu sözleşmeleri uygulamama, sendikal örgütlenmeye engel olma, iş güvencesi ve işçi sağlığı kurallarını hiçe sayma, ücretlerin aylar sonra ödenmesi. (TK)
Çelebi'nin açıklamasının tam metni için tıklayın.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN