Rektörü Küçük Düşüren Ben Değilim, Kendisi

DEÜ Rektörünün görevine son verdiği Prof. Günal YÖKe kararın iptali için başvurdu, yürütmenin durdurulması istemiyle de dava açtı. Amirini küçük düşürmekten ceza aldığını söyleyen Günal İşçileri atan ben değilim. Küçük düşüren de ben değilim dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
04 Ekim 2006, Çarşamba
"12 Eylül ürünü denilen Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yasası komik nedenlerle bir öğretim üyesinin işinden attırabiliyor. Karardan geri dönülürse bu üniversitenin demokratikleşmesine vesile olmalı."

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörlüğü'nün okulla ilişiğinin kesilmesine karar verdiği DEÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İzge Günal,YÖK'e kararın iptali için başvurdu, ayrıca yürütmenin durdurulması için de dava açtı.

"İşçileri işten atan ben değilim"

Prof. Dr. Günal bianet'e DEÜ rektörlüğünce kendisine "amirini küçük düşürme" gerekçesinin gösterilerek "görevden çekilmiş sayma cezası" verildiğini söyledi.

Yasal olarak böyle bir cezanın ne anlama geldiğini sorduğumuz Günal ceza kararını hukuksuz bulduğu için hukuki mücadele başlattığını ifade etti.

Günal Rektör Prof. Dr. Emin Alıcı'yı küçük düşüren biri varsa onun da kendisi değil Alıcı olduğu görüşünde.

"213 işçiyi işten ben atmadım, öğretim üyesine randevu vermeyen ben değilim, üniversite hastanesinde parayla hasta baktıran da ben değilim. Küçük düştüğünü düşünüyorsa sebebi de ben değilim. Çünkü ben olan bir durumu söyledim, olmayan bir durumu değil."

"Gerçek olmayanı değil gerçeği söylemek suç olamaz"

Günal varolan bir gerçeği söylemenin suç olamayacağını savunuyor.

Günal uzun dönemdir DEÜ rektörlüğünün işlerine son verdiği "Güzel İzmir" isimli şirket çalışanı işçilerinin haklarını savunuyordu. 213 işçinin işten atılmasına karşı toplanan 4dört bin imzayı rektöre ulaştırmak isteyen Günal'ın randevu talebini Rektör Alıcı kabul etmiyordu.

Günal geçen aylarda randevu talebine cevap vermeyen Alıcı'nın özel muayenehanesinden 90 YTL ödeyip hasta randevusu alarak görüşmeye çalışmıştı.

Alıcı'nın makamında kendisiyle görüşmeyi kabul etmesi üzerine toplanılan imzaları veren Günal içeride basın mensuplarının olduğunu doğruluyor.

"Rektörün odasına girerek imzaları verdim. Basın da oradaydı. Basın orada olmasaydı olayın sonucu böyle olmazdı. Ama beni İzge Günal olarak makamına kabul etti. Eğer yaptığınız işten utanmıyorsunuz basına haber olmazsınız."

Günal "12 Eylül ürünü denilen YÖK yasasının böyle komik nedenlerle öğretim üyesini görevinden edebilmesi acı. Bana destek olanlar olduğu için sesimi duyurabildim. Ancak sesini duyuramayanlar var. Karardan geri dönüldüğü takdirde bu durum üniversite kurumunun demokratikleşmesine araç olur" dedi. (EZÖ/TK)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN