İran'la Batı'nın diplomasi savaşı restleşmelerle tehlikeli bir aşamaya geldi. Gazeteci-yazar Faik Bulut bianet'e yaptığı yorumda ambargonun etkisiz kalacağını, çatışmanın düşük olasılık olduğunu, Türkiye'nin İran'a karşı mızrağın sivri ucu olmayı göze alamayacağını söyledi.
Gazeteci-yazar Faik Bulut bianet'e, uluslararası gündemi kaplayan Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilimi, Batı'yla İran'ın ilişkilerini, Türkiye'nin konumunu değerlendirdi. Bulut'a göre çatışma olasılığı çok az, ambargo sonuç vermez, İran'ın Türkiye'den isteği arabuluculuk.
Geçtiğimiz günlerde Hürmüz Boğazı'nı petrol tankerlerini geçişlerine kapatabileceğini söyleyen İran'a karşı Batı rest çekti. ABD savaş gemilerini bölgeye gönderdi. İngiltere gerekirse askeri desteği arttırabileceğini açıkladı; İran ise geri adım atmayacağını...
Son olarak İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, nükleer programları konusunda dünya güçleriyle masaya oturmaya hazır olduklarını belirtti. Hafta başında İran'a petrol ambargosu uygulama kararı alan Avrupa Birliği'nin (AB) dışişleri bakanı Catherine Ashton ise iki gün önce İran'a nükleer müzakerelere geri dön mesajı göndermişti.
Bölgedeki savaş olasılığını değerlendirirken ABD'nin önceden kararlaştırılmış bir çatışma kararı olmadığını düşündüğünü söyleyen Faik Bulut, İran'a topyekûn bir müdahale olmayacağına inandığını söyledi.
İran'ın nükleer programı konusundaki baskı karşısında Hürmüz'ü kapatma tehdidiyle elindeki kozlardan birini açtığını belirten Bulut'a göre, Batı bu resti gördükten sonra top İran'a geçti.
Bulut, İran'ın boğazı kilitleme, deniz mayınlarını serpiştirme ya da kendi savaş gemileriyle petrol tankerlerinin önünü kesme gibi hareketlerde bulunması karşısında Batı'dan mutlaka bir hamle geleceğini ifade etti.
Peki ya gelmezse?.. "Batı bu hamleyi yer gibi gözüküp daha geniş bir müdahalenin gerekçelerini oluşturmuş olacak."
İsrail faktörüne gelince... İsrail'in devreye girip günlük çatışmayı, İran'ın aleyhine savaşa değil ama Libya'da olduğu gibi topyekun bir operasyona dönüştürme ihtimalini de yok saymıyor Bulut.
Yine de savaş, çatışma ve iplerin koparılması gibi durumları daha zayıf olasılıklar olarak değerlendiriyor. "Diplomasi ve propaganda savaşı, ekonomik baskı daha kuvvetli olasılıklar."
AB'nin nükleer programı nedeniyle İran'a uygulayacağı petrol ambargosunun 1 Temmuz'da başlayacağına dikkat çeken Bulut, ambargonun hemen başlatılmamasını hâlâ İran'la iplerin koparılmadığının göstergesi olarak yorumladı.
"1 Temmuz'a kadar süre vermesi bile hâlâ pazarlıkların, diplomasinin, görüşmelerin olma ihtimaline öncelik verildiğini gösteriyor."
Bu görüşünü, İran'a ambargoyla sonuç alınmayacağını da belirterek tamamladı Bulut. "Çin, Afganistan, Hindistan, Rusya gibi komşuları olan, hele Türkmenistan, Kırgızistan gibi Orta Asya cumhuriyetlerinin olduğu bir bölgede, ambargo İran'ı belli oranda kısıtlar belki ama çok fazla etkilemez."
Türkiye İran'a füze kalkanı konusunda defalarca sözlü güvence verdi Ancak füze kalkanında inisiyatifin Türkiye'nin elinde olmadığını hatırlatarak bu tür güvencelerin çok anlamı olmadığının altını çizdi Faik Bulut.
"Teknik bilgilerin değerlendirmesi ABD'nin dolayısıyla NATO'nun, dolayısıyla İsrail'in elinde. Karar mekanizması Türkiye'nin elinde değil. Ne güvencesi verirseniz verin, böyle bir problem var. Hatırlayın, Türkiye Irak'ı da vurmadı ama İncirlik üssünden kalkan uçaklar vurdu..."
Türkiye'nin konumunu "Türkiye İran'a karşı mızrağın sivri ucu olmayı göze alamaz" sözleriyle ifade eden Bulut Rusya, Ermenistan, Kürt sorunu, sınır sorunu gibi konuları vurgulayarak İran'la kapışmanın getireceği bir sürü yan problem olacağını söyledi.
"Benzetme gibi olmasın ama, diyelim ki cepheye sürülmüştür Türkiye. NATO askerleri gibi doğrudan İran'ı hedef alarak ateş etmez; havaya ateş ediyor olacaktır ama sonuçta cephededir."
İran'la Türkiye arasındaki Irak, füze kalkanı, Suriye gibi anlaşmazlık konularına rağmen iki ülkenin nükleer meselesinin görüşmeler yoluyla halledilmesi konusunda anlaşmış göründüğünü söyleyen Bulut, "İran'ın stratejisini Türkiye'yi pasifize etmekten ziyade yanına çekmeyi düşünüyor" diye yorumladı.
"NATO müttefiki Türkiye'yi nötrleştirmeye çalışarak aktif bir arabulucu olarak kullanmak istiyor." (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN