Bahçeşehir Üniversitesi'ndek Türk- Yunan ilişkileri konferansında Arap Baharı sonrası Mısır'da ifade özgürlüğü ve Türkiye'nin yeni rejim üzerindeki etkileri konuşuldu.
Türkiye-Yunan ilişkilerinin Ortadoğu ve Balkanlar'daki gelişimini tartışmak amacıyla Oxford Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi'nin işbirliği ile düzenlenen "Ortadoğu ve Balkanlar'daki Türk-Yunan İlişkilerinde Yeni Yönelimler" konferansının "Geçişler: Arap Devrimlerinin Etkileri" isimli ikinci oturumunda Reem Abou El-Fadl konuşmasında Mısır'daki son gelişmelere ağırlık verdi.
Türkiye, Mısır ve Filistin'in politik tarihleri ve dış politikaları üzerine uzmanlaşmış olan El-Fadl, Oxford Üniversitesi St. Enmund Hall'da araştırma görevlisi olarak çalışıyor.
Konuşmasında Mısır'ın da (Türkiye gibi) Ortadoğu'da bölgesel liderliğe talip olan devletlerden biri olduğunu belirten El-Fadl, "Ortadoğu'ya Türkiye modelinin uygulanması" tartışmasına da değindi.
"Ankara'nın, Mısır'daki yeni yöneticilerle daha çok bağlantıya geçmesi gerekiyor. Recep Tayyip Erdoğan Kahire ziyaretinde "çok sıcak" karşılandı ama Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP), hem Müslüman Kardeşler hem de Mısır'ın iç politikası üzerindeki etkisinin düşündüğünden daha az oldu."
El-Fadl Mısır'da hükümeti ve orduyu eleştirdiği için hapse atılan Maikel Nabil Sanad ve ifade özgürlüğü konularında ise Nabil Sanad'ın, "ordunun hapse attığı" tek kişi olmadığını, "ordunun, binlerce genç Mısırlı eylemciyi" hapse attığını söyledi.
Aynı zamanda açlık grevinde de olan Maikel Nabil Sanad'ın sağlık durumu, askeri yönetim kalp ilaçlarını kendisine ulaştırmayı kestikten sonra daha da kötüleşmişti
Yeni yönetim ile Hüsnü Mübarek yönetimi arasındaki benzerliklere de dikkat çeken El-Fadl, "Devrimcilerin en önemli taleplerinden biri de askeri mahkemelerin sonlandırılması. Asker, selefiyle aynı metotları kullanıyor ve eski rejimden çok da farklı davranmıyor " dedi.
Mısır'da ifade özgürlüğünün aslında gelişmekte olduğuna dikkat çeken El-Fadl'ın konu hakkındaki diğer fikirleri ise şöyle:
* Mısır'da en çok tanınmış televizyon sunucularından biri olan Dina Abdül Rahman, mesela ocaktan itibaren devrimin sesiydi. Yalnızca bir kez generallerden biri hakkında eleştirel bir yorumda bulundu ve bir sonraki gün işinden alındı.
* Aslında bağımsız Arap gazeteciliği hayli yaygın. Yeni televizyon kanalları ve gazeteler açan işadamları var.
* Ülkede neler olduğunu çok kolay bir şekilde öğrenebiliyorsunuz artık ve seslerini yükseltenler arasında birçok ünlü de yer alıyor. (IK/HK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN