ABD'nin İran'ı hedefleyen kalkanın altına Türkiye'yi de sokmaktaki ısrarı hükümetin dış politikada geliştirdiği "görece otonomi"nin sarsılmasına yol açabilir. Yrd. Doç. Dr. Çalışkan değerlendirdi.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran'a karşı kurmak istediği füze kalkanı projesine Türkiye'yi de katmak için bastırıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Çalışkan'a göre bu durum dış politikada "göreceli bir otonomi" kazanmış Türkiye'yle ABD arasında gerilime yol açacak.
ABD'nin bu otonomiden rahatsız olduğunu söyleyen Çalışkan, Türkiye'nin Irak işgaline katılmayarak ve Ahmet Davutoğlu'nun dışişleri bakanı olmasıyla geliştirdiği bu pozisyonu sonuna kadar korumasının zor olduğunu; "kırmızı çizgilere yaklaşamayacağını" öngörüyor.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın projeye karşı çıkarken "Savunmamızı başka ellere emanet edemeyiz" demesini gülümseyerek karşılayan Çalışkan "NATO'da yer alırken, İncirlik'te nükleer başlıklar barındıran ABD üssü dururken, askerleri, polisleri ABD'de eğitirken bunu söylemek komik" diye ekledi.
ABD yaklaşık 10 yıldır gündemde olan füze kalkanı projesini Barack Obama'nın başkanlığa seçilmesiyle birlikte revize ederek Polonya ve Çek Cumhuriyeti yerine Türkiye'nin de içinde olduğu daha geniş bölgeye yayılmış bir sisteme dönüştürdü.
Son dönemde İran, Suriye gibi komşularıyla diplomatik ve ekonomik ilşkilerini güçlendiren Türkiye'yse buna mesafeli yaklaştı. ABD yönetimi, projeyi NATO çatısı altına alarak destek bulşmaya çalışıyor.
Kasımda yapılacak NATO hükümet ve devlet başkanları buluşması öncesinde bugün Brüksel'de toplanan dışişleri ve savunma bakanları bu konuyu tartışıyor.
Çalışkan, ABD'nin İran'ın nükleer silah kapasitesini geliştirmesini engellemeye çalıştığını, ancak bölgedeki bir diğer nükleer güç olan İsrail hakkında kimsenin konuşmadığını vurguladı. Bu durumda İran'ı hedef alan bir kalkan kurulmasının "gel silahlarımızı bırakalım ama ben önce bir çelik yeleğimi giyeyim" demek olduğunu belirtti.
Uluslararası ilişkilere "Irak'ın işgaline katılalım da milli gelir bin dolar artsın" gibi salt çıkar ilişkisi şeklinde bakılmamasını savunan Çalışkan "Baskı otoriterleşmeyi getirir. İran'daki insanlara mümkün olduğunca karışmamak gerekir. Irak'tan yabancı askerlerin bir an önce çekilmesi gerekir" dedi.
"Türkiye'nin komşularıyla sıfır sorun politikası izlemesi yerine herkesi birbiriyle sıfır sorunu hedeflemeyeceği bir uluslararası ilişkiler düzeni kurulması lazım." (EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN