"İran Aştiyani'ye İşkenceyle 'İtiraf Ettirdi', TV'de Yayınladı"

İran'da önce recm, sonra asılarak ölüm cezası verilen Aştiyani, devlet televizyonunda "zina yaptığını ve cinayete ortak olduğunu itiraf etti". Avukatı "Yayından iki gün önce işkenceye başladılar" diyor.

Tebriz - BİA Haber Merkezi
12 Ağustos 2010, Perşembe

Taşlanarak idamı uluslararası öfkeyle karşılanınca cezası idama çevrilen Sakine Mohammedi Aştiyani, dün (11 Ağustos) gece çıktığı İran devlet kanalında yayınlanan bir programda "zina yaptığını" ve "kocasının cinayetine ortaklık ettiğini" "itiraf etti". Avukatı, programa çıkmadan önce müvekkiline işkence yapıldığını söyledi.

Guardian'ın haberine göre Aştiyani, karşısındaki muhabire sesi titreyerek, anadili Azerice yaptığı konuşmada, "kocasının cinayetine ortaklık ettiğini" ve ölümünden sonra kocasının iki kuzeniyle "yasa dışı ilişkiye" girdiğini "itiraf etti". Aştiyani'nin avukatı ise, iki çocuk annesi olan 43 yaşındaki müvekkiline, tutuklu bulunduğu Tebriz cezaevinde iki gündür işkence yapıldığını söyledi.

Aştiyani'nin yeni avukatı Hutan Kiyan, şöyle söyledi: "Kameranın önünde görünmeyi kabul edilene kadar şiddetle dövüldü ve işkenceye uğradı. 22 yaşındaki oğlu Sacad ve 17 yaşındaki kızı Saidi televizyondaki bu yayını izledikten sonra tamamen sarsıldı."

Kiyan ayrıca bu "itiraftan" sonra, geçen ay uluslararası tepkiyle karşılaştıkları için Aştiyani'nin "taşlanarak idam" (recm) cezasını "asılarak idam" cezasına çeviren İran yetkililerinin idamı hızlıca gerçekleştirmelerinden korktuğunu dile getirdi.

Söyleşinin yer aldığı "20:30" adlı televizyon programı, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın idam cezalarını durdurmaları için Tahran yönetimine çağrıda bulunduktan bir gün sonra yayınlandı.

Gözlemcilere göre Aştiyani'nin baskı altında konuştuğunun belirtilerinden biri de, onun röportaj sırasında batı medyasını özel hayatına karışmakla suçlaması.

Geçen hafta Guardian gazetesiyle bir aracı üzerinden yaptığı görüşmede Aştiyani, İran yetkililerinin kendisine asılsız suçlamalarda bulunarak medyanın aklını karıştırmaya çalıştıklarını ve böylece idamını kolaylaştırmak istediklerini söylemişti.

Uluslarası Af Örgütü (UAÖ) İran'ın bu açıklamaları "itiraf" olarak adlandırmasını kınadı ve İran'ın yargı bağımsızlığının bu televizyon yayınıyla paramparça olduğunu açıkladı.

Recme Karşı Uluslararası Komite den Mina Ahadi, şöyle konuştu: "Masum bir kurbanı televizyon programına çıkartıp, orada zorla itiraf ettirdikleri şeyleri temel alarak idam gerçekleştiren İran için bu ilk değil; İran İslam Cumhuriyeti tarihinde bu olay pek çok kez tekrarlandı."

İran devlet televizyonu ise, Sakine Aştiyani için yürütülen uluslararası kampanyanın geçen yıl İran'da tutuklanan üç ABD vatandaşının serbest bırakılması amacıyla yapılan "Batı propagandası" olduğunu söyledi. (EK/TK)

* Bu haberi Ezgi Kardeş derledi.

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN