PKK'nin önceki gün bıraktığı üç dağcı evlerine döndü; Reime operasyon düzenlemediği için Türkiye'ye teşekkür etti. Bir gazete Almanya İstihbarat Servisi'nin PKK'yle görüştüğünü yazdı; diğer gazetelerde Kürt sorunu analizleri var.
PKK'nin kaçırıp serbest
bıraktığı üç Almanyalı dağcı Münih'te bir basın toplantısı
düzenledi.
33 yaşındaki Lars Holper Reime "Kaçırıldığımız bölgede operasyon düzenlemediği için Türk makamlarına teşekkür etmek istiyorum. Silahlı bir çatışmanın ortasında kalkmaktan endişe ettik" dedi.
Fırat Haber Ajansı, dağcılardan birinin serbest bırakılacaklarını bir hafta önceden bildiklerini söylediğini yazdı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel dağcıların serbest bırakılması için fidye ödenip ödenmediği ya da politik sözler verilip verilmediği yönündeki sorulara şu yanıtı verdi:
"Rehinelerin serbest bırakılması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı biliyorsunuz. Bunu başardık. Bence bu konuda daha fazla söylenecek bir şey yok."
Süddeutsche Zeitung gazetesi dağcıların Almanya dış istihbarat servisi BND'nin devreye girmesiyle kurtarıldığını yazdı. Gazete, uzun süre bir arabulucu üzerinde uzlaşılamaması üzerine BND'nin dağcıları kaçıranlarla kendi iletişim kanallarını kurduğu, BND'den bir heyetin Ağrı Dağı'na giderken önce Türkiye makamlarınca durdurulduğunu, ardından Dışişleri Bakanlığı'nın devreye girmesiyle yollarına devam edebildiklerini yazdı.
Alman Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Sekreteri Dirk Niebel, Berlin'de yaptığı açıklamada, kaçırma olayının, PKK'nin Türkiye hükümetiyle yaşadığı sorunu uluslararası arenaya taşımak istediğinin bir göstergesi olduğunu, bunun bir uyarı olarak algılanması gerektiğini söyledi.
Yeşiller'in Avrupa Parlamentosu Üyesi Cem Özdemir, Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra Türkiye'nin Kürt sorununa kalıcı bir çözüm getirecek siyasi adımlar atmadığını, Kürtçe'nin, Türkçe'nin yanı sıra devlet okullarında ikinci anadil olarak okutulması, PKK’ye destek verdiği ve önemsiz eylemlerden dolayı hapis yatan tutuklulara genel bir af çıkarılması gerektiğini söyledi.
Regensburg'da yayımlanan Mittelbayrische Zeitung, yorum yazısında Kürtlere sınırlı özerklik ve DTP'nin güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor:
"Türkiye'deki Kürt sorunu iyileşmeden sürüncemede devam ediyor. Ankara sadece güç ve askeri operasyonlar yerine müzakerelere yönelmezse Kürt bölgelerine barış ve istikrar gelmeyecektir. Almanya ve diğer AB ülkeleri Türkiye'deki Kürtlerin en azından sınırlı bir özerkliğe kavuşması için bastırmalıdır. Bu bağlamda önemli olan, rehinelerin kurtarılmasında da rol alan ılımlı Kürt partisi DTP'nin güçlendirilmesidir. Türk hükümeti Kürt azınlığa önemli haklarını tanımadıkça Türkiye'nin AB üyelik isteği bir hayal olmaktan öteye gidemeyecektir. Bunun Ankara'ya açıkça belli edilmesi gerek."
Münchner Merkur gazetesinin yorumu şöyle:
"Alman dağcıları kaçıranlar, Almanya'nın PKK'ye karşı politikasını değiştirmesi talebiyle kendilerini gülünç duruma düşürdüler. Hangi Alman hükümeti teröristlerin tehditlerine boyun eğdiği şüphesi uyandıracak bir şey yapabilir ki? Dağcıları kaçıranlar belki de eyleme hazır olduklarını gösterebilmek için fidye istedi, ama başarılı olamadı. Rehin olayı bugünlerde alarm işaretleriyle dolu manşetlere konu olan Türkiye'ye de zarar verdi. İktidar partisi AKP kapatılma tehdidi altında, orduda darbe söylentileri dolaşıyor, ordu Kuzey Irak'taki Kürtlere saldırıyor ve şimdi de PKK turistleri hedef alıyor. AB üyesi olmak isteyen Türkiye'nin yanında getirebilecekleri pek çok Avrupalıyı haklı olarak korkutuyor."
Neues Deutschland gazetesinin yorumu da şöyle:
"Alman politikası yaşananlardan dersler çıkaracak mı, yoksa 'PKK'nin terör örgütü olarak sınıflandırılması doğrudur, aynen böyle devam' mı diyecek. Dışişleri Bakanlığı'nın, PKK'nin politika değişikliği talebini yerine getirmesini kimse beklemedi zaten. Ama en azından Türkiye'ye eleştirel bir söz söylemek yerinde olmaz mı? Ankara'nın Kürt sorununa demokratik çözüm vaadi ılımlı İslamcılar denilen kesimle laik generaller arasındaki iktidar mücadelesinde çok gerilere itilmiş durumda. Yeşiller Avrupa milletvekili Cem Özdemir, PKK içinde savaşmaktan yorulmuş, barış arayan ve çatışmaları sürdürmek isteyen silahlı kesim olarak iki cephe bulunduğunu söylüyor. Gerçekten böyleyse Ankara, Berlin ya da diğer AB liderleri barış arayan kesimi güçlendirmek için neredeyse hiçbir şey yapmadı denebilir." (TK/EZÖ)
* Bu haberde Deutsche Welle Türkçe servisinin haberlerinden yararlandık.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN