çağrı

İCLAL AKÇAY yazdı

Asya'nın Temsil Edilmeyen Halklarının Gandhi Direnişi

UNPO, 21. yüzyılın çevre, ekonomi, sosyal güvenlik gibi konularda dünyayı yeni güçlüklerle karşı karşıya getirdiğini ve güçlüklerin uluslararası platformda yeterince temsil edilmeyen toplulukları etkilediğini kabul etmeye çağırdı.

Amsterdam - BİA Haber Merkezi
23 Mayıs 2008, Cuma

Sürgündeki Tibet hükümeti, Çin'in Sincan-Uygur özerk bölgesi olarak adlandırdığı Doğu Türkistan'ın sürgündeki temsilcileri ve İç Moğolistan temsilcisi 1984'te kurdukları üçlü dayanışmaya dayalı ittifaklarını canlandırma kararı aldılar.

Üç bölgeden temsilciler, geçen hafta Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü'nün (UNPO) yıllık genel kurul toplantısında biraraya gelerek bundan böyle gerçekleştirecekleri faaliyetlerden birbirlerini haberdar ederek karşılıklı deneyimlerinden yararlanma ve birbirlerini desteklemeyi planlıyorlar.

Tibetliler, Uygurlar ve Moğollar 1984'te, Tibet'in sürgündeki hükümetinin merkezi olan Hindistan'daki Daramsala'da sözkonusu üçlü ittifakı kurmak üzere harekete geçmişler, 1985'te Zürih'te biraraya gelerek birlik kararını yaşama geçirmişlerdi. 1996'ya kadar Zürih, Münih, New York ve Washington'da yapılan toplantılar ve "Common Voice" adında bir dergi çıkarmalarına karşın ortak çalışmalar zamanla arka plana itildi.

Bu ayrılıktaki ana neden Tibet'in daha fazla özerklik isteği ile Uygurların Doğu Türkistan'a tam bağımsızlık mücadelesinin konuları ayrı platformlara taşıma gereğini doğurmasıydı.

Üç grubun temsilcilerine göre, Tibet'in ve sürgün lider Dalai Lama'nın son yıllarda giderek ön plana çıkması ve bunun sonucu olarak 6-7 yıldan bu yana Çin ile sürdürdükleri görüşmeler ittifakın canlandırılması için olumlu bir ortam oluşturdu.

Sivil direniş çerçevesinde çaba 

Hafta boyunca devam eden ve birbirinden renkli 70 grubun biraraya geldiği genel kurul görüşmelerinin sonunda UNPO bir bildiri yayınladı. UNPO, uluslararası topluluğu, 21. yüzyılın insan güvenliği, çevre, ekonomi, sosyal güvenlik ve kültür konularında dünyayı yeni güçlüklerle karşı karşıya getirdiğini ve sözkonusu güçlüklerin uluslararası platformda yeterince temsil edilmeyen toplulukları etkilediğini kabul etmeye çağırarak, örgüt çalışmalarının önem ve aciliyetine dikkati çekti.

Toplantılar sırasında örgütün ana prensiplerinden biri olan kendi kaderini belirleme hakkı bir kez daha gündeme getirildi. Özerklikten hakların devredilmesi (geri verilmesi), iktidar paylaşımı ve federalizme kadar olasılıkların çok taraflı bir ortamda, diyaloğu sürdürerek ve müzakereler için çaba göstererek yürütülmesi görüşleri dile getirildi. UNPO, sözkonusu haklar için gösterilecek çabanın şiddete dayanmayan sivil direniş çerçevesinde olmasını öngörüyor.

Dünyanın dört bir yanından gelerek toplantıya katılan halkların temsilcileri hafta boyunca Avrupa Parlamentosu binasında düzenlenen toplantılarda kendi etnik gruplarının bağlı bulunduğu devletin uyguladığı asimilasyondan şiddete uzanan baskı politikalarını ve bu politikaların zorladığı, tanımladığı yaşamlarını anlattılar.

UNPO 9. Genel Kurulu sonunda yayınlanan bildiride tüm dünya ülkelerinden silahsızlanma sürecinin güçlendirilmesi, silahların, ordu teçhizatinin ve mayınların üretim, satış ve ihracatının yasaklanması talebinde bulunuldu.

Çok uluslu şirketlerin uluslararası insan ve çevre haklarına uyup saygı göstermelerini isteyen örgüt, uluslararası topluluklara çoğu ülkenin birden çok etnik kökeni, birden çok dini inancı barındırıp, çok dilli olduğunu hatırlatarak tüm milletlerin ve halkların haklarının korunup gözetilmesini istedi. (İA/GG)