ABD'de sürmekte olan önseçimler, önceki 43 önseçimden farklı. Eski önseçimlerde Şubat ortasında Demokratların da Cumhuriyetçilerin de adayları belli olurdu. Bu kez değil... Ve ilk kez bir kadınla, bir siyah adaylık için yarışıyor.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) seçim sürecinin, ülkede yaşanan eski seçim süreçlerinden çok daha farklı bir çerçevede gerçekleştiğini hem ABD hem de tüm dünya artık biliyor. Özetleyecek olursak, bu farklılık üç temel grupta incelenebilir:
Demokratların seçim kampanyalarına bakacak olursak, Obama’nın seçim kampanyası, Clinton’ınkine kıyasla, tabandan daha fazla destek alıyor. Gençler arasında "Obama hareketi" olarak da benimsenen kampanya, ABD’de 60’larda sivil haklar ve sosyal adalet gibi temaları işleyen geniş tabanlı toplumsal hareketlere benzetiliyor.
Obama ise, kendi toplumsal hareketinin temasını "umut (hope)" ve "evet, yapabiliriz (yes we can)" olarak belirledi.
Peki demokratların kazanması, dünya için ne anlama gelir? Öncelikle dünyanın en güçlü aktörü konumunda olan ve sekiz yıldır muhafazakar zihniyetin hükmettiği bir yönetimin yerini sosyal değişimi öne çıkaran liberal bir anlayışa bırakması, dünyanın gidişatı açısından umut verici olarak görülebilir.
Örneğin, kadın hakları, çevre, sürdürebilir kalkınma gibi konuların tartışıldığı Birleşmiş Milletler toplantılarında, ABD yanına köktenci ve muhafazakar politikalar izleyen ülkeleri alarak var olan kararları geriye götürmeye çalışmaktan ziyade, küresel etik sınırları çerçevesinde tüm ülkelerle diyalog kurmaya özen gösterebilir.
Ayrıca Irak’ın işgaline başından beri karşı çıkan Senatör Obama’nın başkan seçilmesi halinde sorunun çözümü için askeri harekatı öncelikli kılmak yerine bölgedeki tüm ülkelerin içinde bulunduğu bir müzakere süreci başlayabilir.
Her ne kadar kampanyalarda sözü edilen vaatlerin seçimlerden sonra yönetime gelen politikacılar tarafından yerine getirilmediği bilinen bir gerçek olsa da, bu defa vaat edilen şeyin "umut" olması, Amerikan halkını politikaya daha duyarlı hale getirmiş durumda.
Seçimi kazanacak lider, kim olursa olsun, bu duyarlılığı istenilen değişimi gerçekleştirmek için bir potansiyel olarak görmeli… (PA/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN