BERİVAN TAPAN'IN İZLENİMLERİ

İftar Sofralarının Davetsiz Misafiri AKP

Ramazanın son günlerine yaklaştıkça Sultanahmet ve Eminönü'de bilindik manzaralara ek olarak referandum kendini sürekli anımsatıyor. Bu semtlerde AKP'nin "Evet" sesi yükseliyor. "Evet" yazılı balonlardan tutun dev ekranlara kadar her yerde "Evet" var.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Eylül 2010, Pazar

Sultanahmet ve Eminönü'nde bilindik manzaralara Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) referandumda evet oyu isteyen propagandası ekleniyor.

Bu durumdan rahatsız olanlar "Ağız tadıyla iftarımızı açsak da sonra referandumu konuşsak ya" diyorlar. Belli ki öyle ya da böyle referandum tartışmasının son bulması herkesin en büyük duası. Bir de iftar saatinin bir an önce gelmesi...

Ücretsiz iftar yemeği veren lokantalar olsa da genel olarak fiyatlar 20-25 TL arasında değişince halk, havanın güzel olmasını da fırsat bilip çimenlik alanları, cami bahçelerini iftar sofrası haline getirmiş. Çimler bile aile salonu ya da harem-selamlık olarak ayrılmış durumda. Öbek öbek yalnızca kadınların oturduğu çimlerden daha çok gülme sesi geliyor.

En şanslı olanlar ise tahta banklarda yer tutanlar. Geri kalanlar da ücretsiz çadırlardan yemeğini alıyor. Her zaman olduğu gibi sofraları kadınlar kuruyor, erkekler bekliyor. Sofralar arası pideler gelip gidiyor, ikramlar yapılıyor. Semaverini, tüpünü getiren de var. Ramazan pikniği gibi bir ortam var.

"Kuyruğa girsene eşek miyiz biz"

Tabii bu arada ufak çapta tartışmalar da yaşanıyor. Kuyrukta bekleyenler aç olmanın da sinirleri yıpratmasıyla Ramazanın "hoşgörü" demek  olduğu akıllardan çıkarıyor. "Kuyruğa girsene kardeşim eşek miyiz biz" sözlerinin de duyulduğu tartışma, yemeklerini erken alanların belediye çalışanları(!) olduğunun öğrenilmesiyle sona eriyor.

Kuyruktakilerin çoğunluğunu esnaf ve aileleri oluşturuyor. Geri kalanlar da haftasonu gezmesiyle iftarı birleştirmek isteyenler. İftar saatinden muaf tutulan çocuklar ise ellerinde dondurmalarıyla, şekerleriyle ortalıkta koşturuyor. İftar çadırlarından birini de TRT, ekibi için kurmuş. Canlı yayınla hoca duasını okuyor...

En çok kârı elbette esnaf sağlıyor. Meydanda tesbih, şal gibi ürünlerin satıldığı maket gibi dükkanlar, her yeri tarih olan bir yerde sırıtıyor. 1001 İcat Sergisini dolaşan, renkli macunların, pamuk şekerin peşinden koşan turistlere yönelik bir "mahalle baskısı"ndan söz etmek mümkün değil. Ama yine de lokantalarda onlar da yemek yemek için iftar saatini bekliyor. Garsonlar, onları bu konuda bilgilendirdiklerini, onların da beklemeyi tercih ettiklerini söylüyorlar. (BT)

Fotoğraf galerisi için tıklayınız.

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN