Ramazan'ın gelmesiyle gazeteler promosyon olarak "yaldızlı" ve "gül kokulu" Kuran-ı Kerim'ler vermeye başladı. Gazeteci Babahan, "Gazeteler ilk kez ramazan oluyormuş gibi bir hava yaratıyor"; Bilgi Üniversitesi'nden Arsan "Bu tür okur çalma çabası samimiyetsiz" diyor.
Ramazan coşkusuna dair haberlerin başladığı bu günlerde, neredeyse gazetelerin tümü özel ekler, "yaldızlı" ve "gül kokulu" Kuran-ı Kerim'leri promosyon olarak veriyor. Genelde arka sayfalarında cinsiyetçi kadın fotoğrafları kullanan ana akım gazeteler, ramazan ayıyla birlikte dekolteleri azaltılmış kadın fotoğraflarına yöneliyor. Bazılarında iftar için yemek tariflerinde şarap da var.
bianet'in görüştüğü Sabah gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Ergun Babahan, ramazan dönemi boyunca gazetelerin verdiği promosyonların ekonomik bir getirisinin olup olmadığını anlattı:
"1980'lerin ortasında çizgi filmlerin ek olarak verildiği zamanlarda bu tür ekler işe yarardı. Ama şu anda hiçbir işe yaramıyor. Açıkçası sadece kağıt. Kuran öyle kupon kesip artırılacak kadar pahalı bir şey değil. Zaten kuponları tamamladığınızda ramazan bitmiş oluyor."
Gazetelerin ramazan promosyonları vermelerinin asıl nedeninin "Bakın biz sizin dini inançlarınıza saygılıyız" demek olduğunu söyleyen Babahan, "Bu gazeteler, Türkiye'de ilk kez ramazan oluyormuş gibi bir hava da yaratıyor. Bu tüm yılın günahlarının kefaretini ödeme şekli."
Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Esra Arsan da bu tür promosyonların sosyolojik bir yakınlık kurmayı getirmekle birlikte kısmen tiraj da kazandırdığı görüşünde.
"Ramazan döneminde zaten o ruh haline girmiş insanların sempatisini kazanmak, bir anlamda kandırmak için bu promosyonlar veriliyor. Kendi ideolojik yanlılığını dindarlık üzerinden kurmamış gazetelerin bu tür fırsatları değerlendirerek okur çalma çabalarını samimiyetsiz buluyorum. Milliyet Cadde'de yer alan iftar yemeğinin tarifinde şarap bulunması da çok gülünç."
"Bir yandan kendilerini dinsizliğe yakın bir noktada tarif eden yaygın medyanın toplumun belli dönemlerde artan hassasiyetleri üzerinden ekonomik sistem içinde çıkara dönüştürmesi için bunu manipüle ediyor olması yanlış ve tutarsız." (BT)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN