Cihangir'deki Kaktüs kafeye gelen 20 kadar sivil giyimli zabıta ve polisin, kaldırımdaki bankları kamyonete koyarak götürmek istediğini söyleyen mekan sahibi Ağaoğlu, "Bize gözdağı vermek istiyorlar" dedi.
Cihangir'deki Kaktüs kafenin sahibi Gülsüm Ağaoğlu, 20 kadar sivil giyimli zabıta ve polisin, sorgusuz sualsiz kaldırımdaki bankları almaya çalıştığını, hiçbir resmi belge göstermediklerini anlattı.
Ağaoğlu, bu tür baskıların artarak süreceğinden kaygılandıklarını söyledi. Aynı sokaktaki Homeroom isimli kafenin sahipleri de, kendi masa ve sandalyelerinin de kamyona konularak götürüldüğünü açıkladı. Cihangir Semt İnisiyatifi üyesi de olan Ağaoğlu, yaşadıklarını şöyle anlattı:
* Dün (20 Temmuz) akşam saat 20:30 civarında, 20 kadar sivil giyimli zabıta ve polis memuru hiçbir şey söylemeden hışımla içeri girdi ve kafenin önünde, sigara içmek için dışarı çıkanların kullandığı iki küçük bankı aceleyle götürmeye çalıştılar.
* Sözlü ya da yazılı bir tebligatta bulunmadılar, kendilerini tanıtmadılar, tutanak tutmadılar, kimlik de göstermediler. Hiçbir gerekçe göstermeden, sadece "Bunları alıyoruz" dediler. İki kamyonet ve bir minibüsle gelmişlerdi.
* Kafenin önünde zaten işgaliye ücretini ödediğimiz sayıda masa var. Onun dışında, içeride sigara içilmesi yasak olduğu için, kapının önüne sigara içmeye çıkanların bardaklarını koyduğu iki küçük sıra var. Bunları sökmeye çalıştılar.
* Yasal prosedürlerden haberdar olduğumdan yaptıklarına karşı çıktım. Bu yaptıklarının bir çeşit "gasp" ve güç gösterisi olduğunu düşünüyorum. Özellikle Ramazan ayı öncesinde içki içilen mekanlara bir "gözdağı verme" amacı taşıyor olabilirler.
* Müşteriler de tepki gösterdi. Neden bu kadar kalabalık oldukları sorulduğunda da "Bize ayak direyen bölücü terör odakları oldu, o yüzden böyle kalabalık dolaşıyoruz" dediler. Benim zaten çevrede Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku destekçisi olduğum biliniyor. Bununla ilgili bir sindirme hareketi de olabilir.
* Burada benimle birlikte tepki gösteren insanlar olmasaydı masalarımızı götüreceklerdi, diğer kafelerde de aynı şeyi yapmışlar, bazılarının masa ve sandalyelerini alıp gitmişler. Bu baskıların daha da artacağı kaygısını taşıyorum.
* Aralarında sivil polisler de olduğunu, sonradan burada oturup kalan üç kişinin kimliğini göstermesinden anladık.
Kaktüs'ün 50 metre ilerisindeki Homeroom isimli kafenin sahibi de bianet'e yaptığı açıklamada, kaldırımdaki masa ve sandalyelerinin kaldırılıp götürüldüğünü, aynı uygulamanın Mis Sokak'taki kafelerinde de yapıldığını söyledi. (AS)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN