KEMAL ÖZMEN'DEN

Dokuz Yaşından Küçük 142 "Gaffar Okkan"

Öldürülen emniyet müdürünü anarken çocuklar kullanıldı. Bakan Eker'den ricam, hızını almışken bölgede araştırmaya devam etsin, terör suçlarıyla kaç çocuk yargılanıyor, ortaya çıkartsın.

Ankara - BİA Haber Merkezi
25 Ocak 2010, Pazartesi

"24 Ocak 2001 tarihinden sonra Diyarbakır'da doğan erkek çocuklarından bizdeki kayıtlara göre tam 170 tane Ali Gaffar ismi var.  Bugün aramızda 142 tanesi var. 127 tanesi okul çağında."

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır'da 24 Ocak 2001'de uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski İl Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan anısına düzenlenen tören için Milli Eğitim Müdürlüğü ile Nüfus Müdürlüğü aracılıyla tespit ettikleri ve topladıkları "Ali Gaffar" ve "Gaffar Okkan" isimli çocuklara ilişkin "araştırma" sonuçlarını açıkladı.

Dün Dicle Üniversitesi Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO) okulunda düzenlenen anma törenine 142 çocuk ve Bakan Eker'in yanı sıra Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, milletvekilleri, 7. Kolordu Komutanı Tuğgeneral Salih Zeki Çolak, Daire Müdürleri ve AKP il ve ilçe teşkilatı üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

Anma töreninde çocuklara aileleriyle birlikte yemek yedirildi. Ardından öldürülen Emniyet Müdürü Okkan ve korumalarının fotoğraflarının bulunduğu sergi gezdirildi. PMYO Spor Salonu'nda Okkan ilgili sinevizyon gösterisi sunulmuş. Çocuklara, Okkan'ın maketinin yanında poz verdirilmiş. Çocukların adını aldıkları polis müdürünü görmüş gibi anlatmaları, duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.

"Büyüyünce onun gibi polis olacağım"

İlköğretim üçüncü sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Ali Gaffar, "Ben görmedim ama anne-babam bana sürekli onu anlatır. Binlerce insana birçok iyiliği dokunmuş. Çevremdeki herkes onu seviyor. Büyüyünce onun gibi polis olacağım" demiş.

İl Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam da, henüz en büyüğü 9 yaşına girmemiş çocuklara şöyle seslenmiş:

"Okkan ve arkadaşları aramızda değiller, acısı elbette büyük, ancak aramızda onlarcası var. Sevgili Gaffar Okkanlar, bu vatanın sizlere ihtiyacı var. Sizlere örnek olacak birçok kahramanlarımız var. Bu örnekleri iyi değerlendirip ailenizi, şehrinizi ve memleketinizi seven biri olarak yetişmeniz gerekir".

"Diyarbakır halkı asil bir halktır"

Bakan Eker konuşmasında ayrıca, ''Hepimizin bütün kamu yöneticilerinin Okkan'ın hayatından ve idareciliğinden alacağı dersler var. Diyarbakır halkı asil bir halktır. Fedakar davranmasını bilmiştir. Hiç tahmin etmiyorum Türkiye'de başka bir vilayette bir kamu, bir polis şefinin ve müdürünün ardından 170 çocuğa ismi verilsin" demiş.

Şimdi yukarıda okuduklarınızın ardından sormak istiyorum:

Bu çocukların, çatışmalarda, eylemlerde, siyasi parti mitinglerinde, 23 Nisanlarda, reklamlarda, dizilerde... vb kendi iradeleri dışında kullanılan çocuklardan ne farkları var?  Elbette hiçbir farkları yok.

Sırf ailelerinin isim tercihleri nedeniyle 0-9 yaş aralığındaki 142 çocuğun katılım hakkını ve gelişimlerini gözetmeyen, ne olduğunu bile anlamlandırmakta güçlük çekecekleri bir anma töreni için bir araya getirilmeleri çocukların kullanılmasının daniskasından başka bir şey değildir.

Bakandan bir araştırma isteği

Bu eleştiriyi Bakan Eker'e, katılan sivil ve askeri yetkililere, ailelere, anmayı haberleştiren gazetecilere yöneltsek hepsi kendince bahanelerle reddederler, amaçlarının Okkan'ı unutturmamak olduğundan dem vururlar. Sorunda tam burada. Türkiye'de lafa gelince, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, muhalefet, askerler, polisler, gazeteciler dâhil çoğunluk çocukların kullanılmasına karşı, çocukları önemsiyormuş gibi yapıyorlar ve üstelik yaptıklarının doğru olduğuna inanıyorlar.

Eğer gerçekten çocukları  ciddiye alma ve onlara değer verme konusunda adım atılmak isteniyorsa mevcut çocuk algısı alaşağı edilmeli. Çocukların devletin, milletin, ailelerinin malı ve geleceğimizin teminatı olduğu yalanı terk edilerek çocukların yetişkinlerle şimdiki zamanı paylaşan ve hakları olan birer birey oldukları gerçeğiyle yüzleşilmelidir. Çocukların katılımıyla, çocukların yüksek yararını gözeten politikalar oluşturulmalıdır.

Ayrıca Bakan Eker'den de her fırsatta kullanıldıkları ifade ettikleri Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında yargılanan çocuklara dair bir ricam olacak, Diyarbakır ve bölge illerinde eylemlere katıldıkları iddiasıyla "terör örgütü üyeliği"nden kaç çocuk suçlanıyor, kaçı yargılanıyor, kaçına ceza verildi, kaçı tutuklu? Bu konuda da yukarıdakine benzer bir çalışmayı kendisinden dört gözle bekliyoruz.(KÖ/EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN