Recep, Musa, Esra, Cem, Batuhan, Caner, Aslı, Tarık, Bünyamin ve Osman ile BM'nin 20 yıl önce imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi ve hakları hakkında konuştuk.
Birleşmiş Milletler (BM) 20 Kasım 1989'da Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzaladı. Türkiye bu sözleşmeye 12 yıl önce imza attı.
191 ülkenin imzaladığı sözleşmenin 20. yıl dönümü yaklaşırken Beyoğlu'ndaki Firuzağa İlköğretim Okulu'na gittik ve çocuklara "haklarınızı biliyor musunuz" diye sorduk.
Yaşları 10 ile 14 arasında değişen öğrencilerin ilk akıllarına gelen hakları oyun oynamak ve ödevlerini yapmak oldu.
Recep Serdar Altıntop (10) "Okulda öğretmenim çocuk haklarını anlatıyor" dedi. "Peki neler anlatıyor, hakların neler" sorumuza "Hatırlamıyorum" şeklinde yanıt verdi. Biraz kararsızlıktan sonra devam etti:
"Sanırım bazı kurallara uymak."
"Sözleşmeden haberdarım" diye söze giren Musa Naz (10), haklarını "okula gelen üniversiteli büyük ablalardan" öğrendiğini anlatıyor. "Oyun oynamak ve ödevlerini sonradan yapmanın çocukların en temel hakları olduğunu" söylüyor.
Esra Üveyiş Demir (11) de sözleşmeden haberdar. "Çocuk hakları tüm çocukların sorumluluklarını yapmaları demek" diyor. "Nedir sorumluluklar" diyoruz, anlatıyor:
"Derslerini çalışmak, ödevlerini yapmak..."
Cem Mustafa Engin (14) Esra'nın söylediklerine ekleme yapıyor:
"Derse geç kalmamak ve eğitim-öğretim hakkı da var."
Batuhan Sarı (11) "Öğretmenin derste anlattı. Her çocuğun eğitim-öğretim hakkı var ve devletin imkanlarından yararlanabilir" diyerek sohbete dahil oluyor. "Ve" diyor heyecanla, "herkes 18 yaşına kadar çocuktur. Böyle muamele görmelidir."
"BM'nin çocuk hakları sözleşmesi imzalaması hakkında ne düşünüyorsun" diye soruyoruz Caner Akay'a (13). "Eğer haklarımı engelleyecekse ben itiraz ediyorum bu sözleşmeye" diyor sert bir ses tonuyla. "Çünkü" diye sürdürüyor konuşmasını, "Çocukların özgürlük hakkı var. Ödevlerimizi yapmak, aileden şiddet görmemek ve dersten kaytarma hakları da."
Aslı Zeyrek (12) "Güzel giyinme hakkından" bahsediyor. "Çiçekli ve renkli elbiseler giymek bizim de hakkımız!" diye haykırıyor. "Tabii evdeki kararlarda bizim de fikirlerimiz sorulmalı" diye bitiriyor cümlesini.
Sözleşmeden memnun olduğunu ifade eden Tarık Avcı (11), "Çocukların öğretmenlere ve ailelerine saygılı davranma hakları olduğunu" söylüyor. "Sağlık hizmetlerinden ve devlete ait kurumlardan yararlanma haklarının da olduğunu" belirtiyor.
"Okulda kendilerine haklarının anlatılmasından memnun olduğunu" dile getiren Bünyamin Aras'a (11) göre çocukların hakları şöyle:
"Bence çocuk hakları dışarı çıkmak, bilgisayar oynamak, maç yapmak, okula gitmemek, eğitim ve öğrenim görmek, arkadaşlık yapmak, oyunlara katılmak ve ders yapmak."
Bünyamin'e katılan Osman Elveren (11) ise haklarını bilmenin derslerinde, özellikle de matematik dersinde çok işine yarıyor.(BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN