Yargı Makamı Medya Kararı Çoktan Vermiş

Medya bağımsız mahkemeler yerine yargılamayı yapmış, suçu sabit bulmuş. Manşetlerde bu yargısız infazın özeti niteliğinde. Henüz 16 yaşında olan ve tüm uluslararası ve ulusal belgelere göre çocuk sayılan O.A. bu haberlerle tek başına bırakılmamalıydı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
08 Şubat 2006, Çarşamba
Trabzon'da yaşanan ve basında kamuoyunu bilgilendirmek amacından çok infial uyandırmak kastı ile yayınlanan, neredeyse tüm gazetelerin manşet ve haberlerinde yer alan Santa Maria Kilisesi Papazı Andrea Santoro 'nun öldürülmesi olayının sunumu böyle olmamalıydı.

Henüz 16 yaşında olan ve tüm uluslararası ve ulusal belgelere göre "ÇOCUK" sayılan O.A.'nın yaşadığı sosyal, ahlaki ve zihinsel ihmal ve istismarın en kötü biçimi bu şekilde yansıtılmamalıydı. Çocuk tüm kamuoyu önünde basın organlarının yaptığı bu haberlerle tek başına bırakılmamalıydı.

Gazeteler nasıl vermiş

Akşam manşetten, " Örgüt Emriyle Vurulmuş ", Milliyet birinci sayfadan" Karikatürlere Kızıp Vurdum ", Zaman birinci sayfadan, " Liseli genç 'ayin parası'nı az bulduğu için rahibi öldürmüş " , Hürriyet manşetten " Sig Suer'li Çocuk ", 22. sayfada da " Cühela ve ukala ", Cumhuriyet birici sayfadan "Liseli Zanlı Yakalandı", Yeni Şafak birinci sayfadan, " Önce Tartıştı Sonra Vurdu ", 14. sayfa da " Polis fuhuş mafyası üzerinde duruyor ", Sabah manşetten " Bahanesi Karikatür ", Vatan manşetten " Küçük Ağca nasıl katil oldu? ", Radikal birinci sayfadan " Zanlı ve ailesi sorguya alındı " başlığıyla vermiş.

Hürriyet ve Yeni Şafak çocuğun fotoğrafını doğrudan yayınlarken, Milliyet, Vatan, Sabah ve Zaman çocuğun fotoğrafını görsel efekt uygulamalarına karşın kimliğini belli edecek şekilde kullanmışlar.

Gazetelerin çoğunluğu çocuğun kimliğini isminin baş harflerini vererek kullanırken, Yeni Şafak ilk ismini doğrudan kullanıyor.

Gazetelerin hepsinde okuduğu okulun,yaşadığı mahallenin ismi verilerek çocuğun kimliği deşifre edilmiş ve yer alan haberlerin hepsinde Masumiyet Karinesi ihlal edilerek çocuk damgalanmış.

Meslek ilkeleri ve Çocuk Koruma Kanunu ihlal edilmiş

Basın Kanunu 21. madde gereği "Çocukla ilgili her türlü haberde çocuğun kimliğinin yayınlanması yasaktır." Aynı şekilde Çocuk Koruma Kanunu'nun (ÇKK) 4. maddesinde "Çocukla ilgili haberlerde kimliğe ilişkin hususlara azami özen gösterilmesi" gerekliliğini vurgulanıyor.

Ayrıca Basın Konseyi etik kodları da basın mensubunun bilmesi gereken kurallar bütününü içerir. Haberlerde ise olayı işlediği iddia edilen O.A.'nın vesikalık resmi açık olarak yayınlanmış, emniyet işlemleri sırasında resimleri çekilmiş ve basılmış bu resimlerde kimliği gizlenmesi gereken kişi çocuk iken aynı karede yer alan emniyet mensuplarının yüzleri mozaiklenmiş.

Kimliği deşifre edilmiş

O.A.'nın isminin de şifrelenmesine gerek kalmamıştır.Zira çocuğun kimliğine ilişkin en önemli unsurlardan birisi olan ismi ve soy ismi muhabirlerin köyünde yaptıkları röportajlarda öğrenilmiş, gizli tutulması gerekirken basın organlarınca kamuoyuna afişe edilmiştir.

Bir yandan ismi şifrelemek bir yandan anne ve babasının, okuduğu okulun, ve yaşadığı mahallenin isminin verilmesi kimliği deşifre ve çocuğu afişe etmek anlamına gelmektedir.

Damgalama var

Gazeteler olayı, sonuçlarını ve gerçekte haberin odağını o kadar unutmuş görünüyorlar ki tek belirttikleri konu çocuğun bu olayı bilerek ve isteyerek yaptığı ve bir "KATİL" olduğudur.

Bu haberleri yaparken akıllarına gelmeyen tek şeyin bu çocuğun geçmişi ve geleceği olduğu açıktır.Ceza Usul Yasasına göre bir eyleme "SUÇ" ve bu eylemi işlediği iddia edilen kişiye de "SUÇLU" denilebilmesi için bir takım temel şartlar aranmakta.

Hakkında kuvvetli suç şüphesi ile kolluk makamları tarafından yakalan kişi zan altında bulunduğundan kendisine zanlı veya şüpheli denilmelidir.Bu aşamada bu kişinin işlediği iddia edilen eyleme genel anlamsa suç, özel anlamda insan öldürme denilemeyeceği gibi kişiye de genel anlamda suçlu özel anlamda katil de denilemez.

Fakat tüm gazetelerde çocuktan katil olarak söz edilmiş ve damgalanmıştır.Oysa çocuktan zanlı olarak söz edilmeli Anayasamız' la da korunan Masumiyet Karinesi ihlal edilmemeliydi.Zira suçu sabit oluncaya kadar her kişi masumdur

Suça iten nedenlerle kimse ilgilenmemiş

Haberlerden çocuğun sosyal yaşantısı incelendiğinde ciddi bir tehlike içinde olduğu, okula devam etmediği, ailenin sosyal ve ekonomik kültür düzeyinin düşük olduğu anlaşılıyor.

Çocuğu bu işlediği iddia edilen eyleme iten nedenlerden ise hiçbir gazete söz etmemekte hatta bunun araştırılması için uzmanlardan görüş dahi istememektedirler.

Olayı bu noktalara taşıyan başka bir olayın provokasyon olduğunu yazan gazeteler verdikleri manşetlerle ve haber içerikleri ile kendileri de buna ortak olmuşlardır.

Diğer çocukları suça özendiriyor

Haberlerde çocuğun ismi yanına yapılan açıklamaların "küçük.........." bu haberi okuyan çocukları suça ve suç işlemeye özendirdiği, sınıfından bir arkadaşının "bu kadar ilgi göreceğimi bilseydim ben yapardım" sözü ile somutlaşmış, gazete haberlerinin hak ihlalli yaparak ulaşmak istediği sonucun gerçekleştiğini gözler önüne seriyor.

Yetişkinlerinde suça itilen çocuklara bakış açılarına olumsuzluk getireceği çocukların içinde bulundukları tehlikeyi değil kendilerinin tehlike olduğunu düşünmelerine yol açacağı basın organları tarafından hiç düşünülmemiş.

Manşetler yargısız infazın özeti niteliğinde

Tüm gazetelerde olayla ilgili manşetler, manşetler yanında yer alan ve O.A.'ya ait resimler ve tüm haber içerikleri okuyucuya olayı anlatmaktan çok bir mahkeme kararı şeklinde verilmiş.Zira kullanılan kelimeler ve yapılan yakıştırmalar bunu destekler nitelikte.

Medya bağımsız mahkemeler yerine yargılamayı yapmış, suçu sabit bulmuş ve sıra infaza gelmiş. Manşetlerde bu yargısız infazın özeti niteliğinde.

Medya asli görevinin ne olduğunu unutmamalı

Oysa basının görevi toplumsal konularda kamuoyunu doğru haber kaynaklarından alınan bilgiler ile aydınlatmak ve bilgi sahibi yapmaktır.Verilen haberin doğru ve yansız olması ve hukuki açıdan hatalar içermemesi bunun için öncesinde ciddi araştırmaları yapması gereken basın organları kendilerinden beklenen özen yükümünü bu haberde hiçbir şekilde yerine getirmemişlerdir.. Olanı yansıtma ve olması gerekene ışık tutma konusunda ki görevleri unutulmamalıdır.

Medya çocuk haklarını ihlal ettiğinde izlenebilecek hukuki yollar ise özetle şöyle:

* Yayın organıyla ilgili suç duyurusunda bulunulabilir.

* Veli, ceza davası ve tazminat davası açabilir.

* Gerekirse, baro, çocuğa ve ailesine avukat tayin eder.(YO/KÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN