SHÇEK Genel Md. Vekili Yekeler, koruyucu aile ve ev tipi uygulamalarına başlanacağını açıkladı. Prof. Polat ise, SHÇEKin kapasitesinin yetersiz olduğunu vurgulayarak, Koğuş sistemi dünyada kalmadı; derneklere merkez açma izni verilmeli dedi.
Edirne'nin Sesi gazetesinin haberine göre, "150-200 çocuğun birarada yaşaması, aile ortamının kurallarının, sevgi ve şefkatin çocuklara geçirilmesini zorlaştırıyor" diyen Yekeler, fiziki ve personelle ilgili sorunları tespit etmek ve acilen çözmek istediklerini belirtti.
Çocuk hakları konusunda çalışmalar yapan Prof. Dr. Oğuz Polat da, bütün dünyada 0-18 yaş arasında korunmaya muhtaç çocuklarla ilgili değişik modeller uygulandığını fakat artık hiçbir yerde onlarca çocuğun birarada tutulduğu koğuş sisteminin kalmadığını söyledi.
"SHÇEK'in kapasitesi arttırılmalı"
Türkiye'de, engellilerin, çocukların ve yaşlıların korunmasıyla ilgilenen kurumların yüzde 95'inin hala koğuş sistemiyle çalıştığını belirten Polat, bu ortamda aile sıcaklığını yaşayamayan çocukların topluma uyum konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti.
Sorunun çok boyutlu olduğunu vurgulayan Polat, SHÇEK'in gerek personel sayısı gerekse de personelin niteliği açısından büyük problem yaşadığını; kurumun bu haliyle çok daha fazla uzman personel gerektiren "ev tipi" uygulamasına geçmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Türkiye'de sosyal hizmet uzmanı yetiştiren sadece bir okul olduğunu -Hacettepe- hatırlatan Polat, "Yüksek Öğrenim Kurulu'nun (YÖK) acilen bu konuyla ilgilenmesi ve yeni okullar açması gerekiyor" dedi.
"Derneklere de merkez açma izni verilmeli"
"Bir başka önemli problem de, bakım merkezi açma izninin yalnızca SHÇEK'e ait olması" diyen Polat, "Sosyal hizmetler alanında çalışan derneklere bakım merkezi açma iznini verecek hukuki değişiklik acilen yapılmalı. Devlet de bu merkezleri denetlemeli" dedi.
"Yine de, bu konuların konuşulmaya başlanması bile bir gelişmedir" diyen Polat, SHÇEK'in çoğu zaman hazırlık yaptığını; projeler, raporlar hazırladığını ama bu projelerin hiçbir zaman hayata geçirilemediğini söyledi. (EÜ/BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN