UNESCO: Yaşamak İçin Tarımı Değiştirmek Zorundayız

UNESCO'nun tarımın durumu raporu, çevreci bir tarıma geçilmesini, doğal gübre ve geleneksel tohum kullanımını öneriyor: "Tarımdaki büyük kazançlar eşit paylaşılmıyor. Topluma ve çevreye maliyeti büyük."

Paris - BİA Haber Merkezi
16 Nisan 2008, Çarşamba

Gıda krizine dikkat çeken ve Birleşmiş Milletler bünyesinde açıklanan "Küresel Tarımın Durumu" raporu, mevcut tarımsal üretim yöntemlerinden vazgeçilmesini ve çevreci bir tarım yapılmasını, genetiği değiştirilmiş organizma tarımından vazgeçilmesini öneriyor.

Kalkınma İçin Tarımsal Bilim ve Teknoloji Uluslararası Değerlendirmesi'nin (IAASTD) Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'nde (UNESCO) duyurduğu rapor, tarımsal verimliliğin son 50 yılda arttığını ama bunun toplumsal ve çevresel maliyetlerinin büyük olduğunu, kazançların eşit dağılımının gerçekleşmediğini söylüyor.

Rapora göre tarımsal üretim doğal kaynakların korunmasına ve çevreci yöntemlere dayanmalı. Bunun için doğal gübre ve geleneksel tohumlar kullanılmalı, doğal süreçler artırılmalı, tüketiciyle üretim arasındaki fiziksel uzaklıklar azaltılmalı.

Zaman yok

Rapora göre derhal harekete geçmek gerekiyor. Dünyadaki toprakların yüzde 35'i tarımsal faaliyetler nedeniyle zarar görmüş durumda. Küresel tahıl stoğu bilinen en düşük düzeyde. Ayrıca soya fasulyesi ve mısırın biyoyakıt için kullanılması nedeniyle bunların fiyatlarındaki artışın devam etmesi bekleniyor.

Rapordaki bazı saptamalarsa şöyle.

  • Büyük ulusötesi şirketler tarımsal araştırmaları ve önceliklerini yönlendiriyor.
  • Orta, Batı Asya ve Kuzey Afrika'da iklim değişikliğinin de etkisiyle biyoçeşitlilik kaybolmaya başladı. Yenilenebilir su kaynaklarının yaklaşık yarısı, şimdiden kalkınma için gerekli düzeyin altına düşmüş durumda.
  • Doğu, Güney Asya ve Pasifik'te mevcut tarımsal uygulamalar özellikle azot yoğun bir kirlenme yaratıyor. İklim değişikliği büyük göçler yaratacak. 2020'ye kadar, kişi başına düşen su miktarı 1950'dekinin üçte birinin altına düşecek.
  • Latin Amerika ve Karayipler'deki tarımsal üretim artışı yoksulluğu azaltmadı. Nüfusun yüzde 37'si hâlâ yoksul. Gıda ithalatı bağımlılık yaratırken yerel tarımı bozdu. Genetik çeşitliliğin korunması ve kirliliğin önlenmesi için genetiği değiştirilmiş organizma tarımın yasaklanmalı.
  • Sahra Altı Afrika'da bölgenin toplam gayri safi hasılasının yüzde 32'sini tarım oluşturuyor. Ancak tarımsal arazilerin yüzde 80'inde su kıtlığı var. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN