TBMM Araştırma Komisyonu Türkiyede kadına ve çocuğa yönelik şiddetin nedenleri ve çözüm önerilerini içeren raporu yayımladı. Çocuğa karşı şiddet adliye ve hastanelerde resmi kayıtlara genellikle kaza sonucu yaralanma ve ölüm şeklinde geçiyor.
Rapora göre, çocuklar ilk olarak ailelerinden; ardından da okullarda şiddet görüyorlar.
Şiddetin nedeni
Şiddetin nedenleri arasında, erken yaşta evlilikler, erken yaşta çocuk sahibi olma, çocuğun davranışlarının temeli konusunda fikir sahibi olmama ve aile bireylerinin duygu ve düşüncelerini birbirlerine açık olarak ifade edememeleri yer alıyor.
Raporda Türkiye'nin, çocukların korunması, yaşatılması ve toplumsal yaşama katılımlarının sağlanması konularında yeterli düzeye gelemediği belirtiliyor.
Sayısal veri yetersiz, cinsel istismar kayıt dışı kalıyor
Rapor, çocuğa yönelik şiddet konusunda gereken sayısal veri yetersizliğine de işaret ediyor. Ancak raporu hazırlayanlar bu durumun gerçeği değiştirmediğini belirtiyor.
Resmi makamlar bu konuda yeteri kadar çalışma yürütmüyor, hastaneler ve adliyelere yansıyan olgular kayıtlara genelde "kaza sonucu yaralanma" ve "ölüm'" şeklinde yansıtılıyor. Özellikle cinsel istismar kayıt dışı ve gizli kalıyor.
Suça ve sokağa itilen çocuk sayısı artıyor
Rapor Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunca (SHÇEK) son beş yılda haklarında koruma kararı alınan çocukların yüzde 18,6'sının, anne ve babasının ihmal ve istismarına maruz kaldığı için korunmaya alındığına değiniyor.
Raporda, düşük sosyo-ekonomik düzey, parçalanmış aile, cinsel ve duygusal
şiddet, eğitimsizlik ve her türlü ihmal ve istismarın çocukları ailenin dışına,
başıboşluğa ve sonuçta sokağa ittiği belirtilerek, özellikle çarpık kentleşme
sonucu sokak çocuklarının sayısındaki artış endişe verici boyutlarda deniliyor.
Meslek gruplarına eğitim verilmeli
Raporda, alınması gereken koruyucu ve önleyici tedbirlerin başında, sağlık
görevlileri, yargı mensupları, öğretmenler, kolluk kuvvetleri ve diğer meslek
gruplarının hizmet içi eğitim programlarında çocuklara karşı şiddete yaklaşım
konusunun yer alması gerektiği ifade edildi. (NZ/EÜ)
* Raporun tam metni için tıklayın .

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN