Patlama Sonrası Ruh Sağlığı Kılavuzu

Sağlık uzmanları Ankara saldırısı sonrasında medyayı uyardı; herkesin ruh sağlığının etkilenebileceğini vurguladı; kılavuz hazırladı: Çaresiz hissedebilirsiniz; normaldir. Dehşet görüntülerini izlemeyin. Çocuğunuza yardımcı olmanın koşulu sakin olmanız.

Ankara - BİA Haber Merkezi
23 Mayıs 2007, Çarşamba
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türk Psikologlar Derneği, ortak bir açıklamayla Ankara'da 6 kişiyi öldüren, 102 kişiyi yaralayan saldırıyı kınadı; sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.

Sağlık uzmanları, saldırının yaratacağı travmaya dikkat çektikten sonra, medyayı toplumun ruh sağlığını bozacak görüntüleri tekrar tekrar yayınlamaması konusunda uyardı.

Dernekler, saldırının ruh sağlığı üzerindeki etkileriyle baş edebilmek için bir kılavuz da hazırladılar.

Herkes etkilenebilir

Örgütler, saldırıya doğrudan maruz kalanların ve yakınlarının, doğrudan tanık olanların ruhsal olarak doğrudan etkileneceğine dikkat çekti. Ruhsal etkilerin konuyla ilgili haberler, görüntüler ve yorumları TV, radyo ya da gazetelerden izleyenler üzerinde de ortaya çıkabileceğini söyleyen sağlık uzmanlarının kılavuzunda şu bilgiler yer alıyor.

"Yaşadıklarınız karşısında kendinizi çaresiz, hiçbir şey yapamayacak durumda hissedebilirsiniz. Travma yaşamış kişilerde tüm bu belirtilerin görülmesi normaldir. Doğaldır.

"Ancak bu yakınmalar şiddetliyse, azalmıyorsa, yaşamınızı güçleştiriyorsa, baş etmede zorlanıyorsanız, bir haftadan uzun sürüyorsa, bölgenizde size yardımcı olmaya hazır ruh sağlığı uzmanlarına ya da ruh sağlığı uzmanı bulunan sağlık merkezlerine başvurmalısınız."

Travmanın ardından yaşanabilecekler

Travmanın hemen ardından şunları yaşamış olabilirsiniz: Kendini aşırı korkmuş, ne yaptığını bilmez halde hissetme, duygularını hissedememe, tepki verememe, bulunduğu ortamı ya da durumu tam algılayamama, otomatik hareket etme.

Yakınlarınızı yitirdiğinizi gördüğünüzde ya da öğrendiğinizde şunları yaşamış olabilirsiniz:

* Yakınlarınızın kaybına ani ve şiddetli tepki gösterme, hiç tepki göstermeden donakalma, ağlayamama, üzüntüsünü hissedememe ya da ifade edememe.

* Yakınlarının öldüğünü kabul etmeme, inkar etme.

Travmanın üstünden bir haftadan çok zaman geçmiş olduğu halde hâlâ aşağıdaki yakınmalarınız olabilir:

1) Aşırı korku, çaresizlik ve dehşete düşme

2) Şok, duygularınızı hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama

3) Travma olayını sürekli yaşamak: Travma anlarını tekrar tekrar hatırlayabilir, yaşananlarla ilgili rüyalar görebilir, olay sanki yeniden oluyormuş gibi hissedebilirsiniz.

4) Travma olayını hatırlatan yerlerden ya da durumlardan kaçınmak: Olayı hatırlayamayabilir, travmanın olduğu eve giremeyebilir, insanlardan uzaklaşabilir, olayla ilgili konuşmayı istemeyebilirsiniz.

5) Aşırı gerginlik belirtileri (uykusuzluk, sinirlilik, çabuk irkilme, çarpıntı, titreme, nefes almakta zorluk) ortaya çıkabilir.

6) Geleceğinizin kalmadığı duygusuna kapılabilirsiniz.

7) Yakınlarınızın ölmesi ile ilgili olarak kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.

Kendinize yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz?

1) Erişkin veya çocuk, haber alma gereksinimini karşılayacak olandan daha uzun süreler boyunca TV'deki dehşet görüntülerini izlemekten kaçının.

2) Kötü olasılıklar üzerine düşünmekten ya da abartılı senaryolar kurmaktan kaçının. Gerçeklere dayanan, gerçekçi önlemler almak aynı zamanda ruh sağlığınız da koruyacaktır.

3) Yaşadığınız olayı konuşmaktan kaçınmayın.

4) Duygularınızı, üzüntünüzü bastırmaya çalışmayın.

5) Bu olayla ilgili duygu ve düşüncelerinizi çevrenizdekiler ile paylaşın.

6) Yaşamın anlamını düşünün ve geleceğe yönelik planlar yapmaya çalışın.

Travma sonrasında çocuklarınız neler yaşayabilir?

1) Aşırı korku, çaresizlik hissedebilir.

2) Çevresinde olup bitenleri algılayamayabilir.

3) Konuşmama ya da duygusal tepkilerinde azalma, donukluk, dalgınlık gözlenebilir. Bunun tam tersine, olaya ilgisiz davranma, oyun oynama, şarkı söyleme gibi davranışlar görülebilir. Çocuklar için her iki tür tepki de olası ve doğaldır.

4) Travma sırasında ve sonrasında olanları hatırlamayabilir.

5) Travma anını sanki yeniden yaşıyor gibi olabilir (korkma, bağırma, titreme, çarpıntı).

6) Yalnız kalmaktan, kapalı yerlerden, karanlıktan korkabilir.

7) Uykusuzluk, korkulu rüyalar görme, ani seslerden irkilme olabilir.

8) Yaşından küçük bir çocukmuş gibi davranabilir (anne babadan ayrılamama, altını ıslatma, ısrarcılık ve inatçılık).

9) Bulantı, karın ve baş ağrısı, sık tuvalete gitme, iştahsızlık görülebilir.

Çocuğunuza yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz?

1) Çocuklarınıza yardımcı olabilmenizin ilk koşulu sizin, duruma hakim, sakin, güven verici, tutarlı bir tutum içinde olmanızdır.

2) Çocuklarınızı yanınızdan uzaklaştırmayın, beslenme, barınma, ilgi gereksinimlerini doğrudan siz karşılayın.

3) Çocuklarınızın sizin yakınlığınıza her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu unutmayın (bedensel yakınlığı, elini tutmayı, sarılmayı ihmal etmeyin).

4) Öte yandan bu yakınlığınızı aşırı bir koruyuculuğa dönüştürmeden sürdürmelisiniz. Çocuklarınıza yaşlarına uygun ve yapabilecekleri işler, sorumluluklar vermenizin onların yararına olduğunu akılda tutun.

5) Travma sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatması yönünde ona destek verin anlatmaya yüreklendirin.

6) Korku, kızgınlık gibi duygularını ifade etmelerine izin verin hatta yüreklendirin, ağlamalarını önlemeyin, tekrarlayan sorularına yanıt verin.

7) Yaşadıklarının son derece doğal olduğunu, bir hastalık olmadığını anlatın.

8) Çocuklarınızı rahatlatmak için "geçti" ya da "bir şey olmaz" demek yerine olası travmalarda yapması gerekenler konusunda bilgi verin.

9) Çocuklarınızın yanında travma ile ilgili konuları konuşmaktan kaçınmayın. Çocukları travmadan ya da sıkıntıdan korumak için olanları gizlemek doğru değildir. Çocukların da neler olduğunu bilme ve anlamaya gereksinimleri vardır. Anlatırken onların anlama düzeylerine uygun bir ifade kullanmanızda yarar vardır.

10) Çok fazla etkilenen, davranış değişiklikleri azalmayıp süren ya da gittikçe artan çocuklarınızı en yakın ruh sağlığı uzmanına, mümkünse çocuk ruh sağlığı uzmanına götürün. (TK/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN