Prof. Dr. Oran kavramları yeniden sorgulamak gerektiğini söyledi; sermayenin devletlerle ilgisi olmaksızın dünyayı etkisi altına almasının ulusal, dinsel, bireysel kimlikleri tehdit edişine dikkat çekti. Burjuvazinin dini, mezhebi, milliyeti olmaz dedi.
16 Mayıs Çarşamba günü Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezinde gerçekleştirilen söyleşi yoğun bir katılımla saat 18:30'da başladı.
Oran: Kavramları yeniden sorgulamalıyız
Sözlerine cumhuriyet, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, devrimcilik, laiklik, milli iktisat, 301, başörtüsü, Türk, Kürt ve vatandaşlık kavramlarını sorgulayarak başlayan Oran, tarih kitaplarından öğrendiğimiz bilgilerin, bu kavramları açıklamaya yetmediğini ve günümüz koşullarında yeniden sorgulanmalarının gerekliliğini ifade etti.
Anayasanın 66. maddesindeki ""Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür" tanımının, vatandaşa eşit muamele yapan içeriği nedeniyle, devletler hukuku ve devletler özel hukuku açısından modern bir tanım olmakla birlikte, vatandaş ve Türk sözcüklerinin tanımlamasında din ve ırk unsurlarının yer alıp almadığı konusundaki yanıtsız sorulara dikkat çekti.
Korku tünelinde Türkiye
2007'de Türkiye'nin bir korku tüneline girdiğine vurgu yapan Oran, "Fener Vatikan gibi devlet olacak" iddialarına karşın, Türkiye'de sadece 1.473 Rum kaldığını, "Misyonerler Anadolu'yu Hıristiyan yapacak" iddialarına karşın, İçişleri Bakanlığının resmi rakamlarına göre son 15 yılda 244 kişinin Hıristiyan olduğunu söyledi.
Oran, "Dönmeler her yere egemen olurlar" savına karşılık, dönme denilen insanların 17 yüzyılda Müslüman olduğunu belirtip Müslüman olarak kabul edilmek için kaç yüzyıl geçmesi gerektiğini sordu.
"Burjuvazinin dini, mezhebi, milliyeti yok"
Oran "şeriat istiyor" denilenlerin Türkiye ortalamasından çok daha hızlı burjuvalaştığının ve burjuvazinin tek ilkesinin de "kârın maksimizasyonu" olduğunun, üstelik de burjuvazinin dininin, mezhebinin, milliyetinin olmadığının altını çizdi.
Anadolu'daki gençlerin aldıkları eğitimin Emin Oktay tarih kitaplarıyla sınırlı olduğunu, İnternet'teki sitelere giren gençlerin birbirine "ırkdaş" diye hitap ettiğini de söyledi.
Bütün dünyada, en azından Avrupa'da küreselleşmeye karşı tepkilerden de söz eden Oran, "Sermayenin hiçbir devletle ilgisi olmaksızın bütün dünyayı etkisi altına alması ve arkasından da Batı kültürünü üstyapı olarak sürüklemesi olayı, bugün ulusal kimlikleri, dinsel kimlikleri, bireysel kimlikleri feci halde tehdit ediyor dedi.
"Ayrıca önemli olan tehdit edip etmediği değil, insanların ne hissediyor, nasıl algılıyor olduğudur" diyerek sözlerine devam eden Oran, geleceğe dair umutlu olduğunu söyleyerek konuşmasını bitirdikten sonra, izleyicilerin sorularını yanıtladı.
İki saati aşan söyleşiden sonra dinleyici ve öğrencileri, Mülkiyeliler Birliği'nin Gazi Kadınlar Sokağındaki lokalinde gerçekleşen yemekte, öğretmenleriyle okul anılarını yad ettiler. (Gİ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN