Kadıköydeki 1 Mayıs kutlamalarına katılanların aklında Taksimdeki kutlamalar var. Eylemciler sendikaların aralarında anlaşma sağlayamamalarında şikayetçi; 1 Mayısın terörize edenin işçiler olmadığını, müdahale edilmese olay çıkmayacağını savunuyorlar.
Kadıköy'dekilerin bir bölümü "Gönlümüz Taksim'de, keşke orada olsaydık" diyor. Gündemlerinde Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve parasız eğitim hakkı olan gençler, "Hayat üç saatlik sınava sığar mı?" ve "Yolunacak Kaz Değiliz" afişleriyle kutlamada yer aldılar.
17 yaşında bir üniversite öğrencisi de, 1 Mayıs kutlamalarının şovenizme kaydığından dertli, "İşçi sınıfı ne liberal kesime ne de burjuvaya dahil olabilir" diyor.
Eylemciler "bölünme"den dertli
Türkiye İşçi Sendikaları Konfedarasyonu'na (TÜRK-İŞ) bağlı Petrol - İş, Tek Gıda İş, Deri -İş, Basın-İş, Kristal-İş, Yol-İş, Tezkoop-İş, Demiryol-İş, Liman-İş Türkiye Haber-İş ve Belediye-İş sendikalarının yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe ve Gençlik örgütlenmeleri, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), İşçi Kardeşliği Partisi, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği bu yılki 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı Kadıköy'de kutladı.
Miting boyunca en çok "ABD Emperyalizmine Hayır" ve "Ne şeriat ne ordu" sloganları duyuluyordu. Alandaki polis sayısı geçen yıllara göre biraz daha fazla görünse de, kortejin çok yakınında değiller, ara sokaklarda ve kendilerine ayrılmış alanlarda kalıyorlardı.
Mitingde belki tek tatsızlık, fazla büyümeden sona eren Türk -İş Genel Başkanı Salih Kılıç'ın konuşmasına tepki gösterenlerden Emek Partililerle (EMEP) Türk- İş'e bağlı işçiler arasındaki gerginlikti.
Taksim'deki kutlamalar Kadıköy Mitingi'nin gündemine oturmuş durumdaydı. Herkes kutlamaların bölünmesinden, birlik sağlanamamasından şikâyetçi, bu durum da sendikaların kendi aralarında anlaşma sağlayamamalarına bağlanıyor.
"Gönlümüz Taksim'de kaldı"
Kadıköy'dekilerin bir bölümü "Gönlümüz Taksim'de, keşke orada olsaydık" diyor. Valiliğin Taksim'deki kutlamaları engellemeye çalışmasına ise tepkili. Birkaç kişiden duyulan ortak mesaj, "Kutlamaları terörize eden biz değiliz, Çağlayan'da onca kişi toplandı bir olay çıkmadı, bu bayramda neden çıksın ki?" oluyor.
Mitingin sonunda eylemci Mehmet Yılmaz, mitingin nerede yapıldığının değil Türkiye'de emeğin durumunun tartışılması gerektiğini söylüyor. Kadıköy Meydanı'ndaki insanlar, bu mitingi bir şekilde Pazar günkü Cumhuriyet Mitingi ile karşılaştırıyor.
Doğan: Çankaya tartışmasının emekçiye faydası yok
Konuştuğum insanlardan çoğu Cumhuriyet Mitingi'ne de katılmış, böyle bir mitingin gerçekleşmesinden memnun. Gündemdeki bu tartışmanın işçilere bir faydası olmadığını düşünenler de yok değil.
Deniz Yılmaz Doğan " bu tartışmaların emekçiler açısından hiçbir değeri yok; kapitalistlerin, statükoyu korumak isteyenlerin kendi içinde çelişkileri. Cumhurbaşkanı Gül de olsa, başka biri de olsa bize bir faydası olmaz" diyor.
Doğan, " Biz her sene toplanıyoruz, buradaki kalabalık bizim için çok değerli ama başımızdakiler için öyle değil" diyor.
İşçi Partisi'nden bir katılımcı, "Bugün ülkemizin düştüğü durum açısından gündemimiz öncelikle vatan, bu yüzden İP olarak biz 1 Mayıs'a ellerimizde bayraklarla katılıyoruz" diyor.
Kutlamada gençlerin talepleri yankılandı
Kutlamalara gençlerin katılımı da yoğundu. Gündemlerinde Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve parasız eğitim hakkı olan gençler, "Hayat üç saatlik sınava sığar mı?" ve "Yolunacak Kaz Değiliz" afişlerinin altında yürüyorlar.
Bir lise öğrencisi, "Bizim babamız annemiz de işçi, bu işçi sınıfının uluslararası mücadelesi, biz de yarın işçi sınıfına katılacağız, o yüzden buradayız" diyor.
"1 Mayıs kutlamaları şovenizme kaydı"
Birçoğu bugün dersini asıp, hayatında ilk kez 1 Mayıs kutlamalarına gelmiş formasıyla. Gençlerin yoğun olduğu bu meydanda sık sık Deniz Gezmiş , Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın adları duyuluyordu.
17 yaşında bir üniversite öğrencisi de, 1 Mayıs kutlamalarının şovenizme kaydığından dertli, "İşçi sınıfı ne liberal kesime ne de burjuvaya dahil olabilir. Türkiye'de işçi sınıfının esas sorunu öncü bir partinin yokluğu. Tek çözüm, bağımsız sınıf hareketi ve sınıf iktidarı" diyor. (KÇ/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN