Nükleer Yasa Tasarısı Gündemden Düşürülsün

TMMOB çevre komisyonundan geçen nükleer yasa tasarısının gündemden düşürülmesini talep etti. Tasarıda iklim değişikliğine karşı nükleer enerji gerekçesine TMMOB ve Greenpeacein yorumu Sera gazı artış hızında birinciyiz. AKP samimiyetten uzak oldu.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
19 Ocak 2007, Cuma
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) "Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun Tasarısı"nın TBMM Çevre Komisyonu'ndan geçirilmesine tepki gösterip tasarının gündemden düşürülmesini talep etti.

Tasarıda gerekçelerden birinin "iklim değişikliğine karşı karbondioksit emisyonunun düşürülmesi" olarak gösterilmesiyle ilgili TMMOB ve Greenpeace Akdeniz'in görüşü: "İklim değişikliği konusunda hiçbir şey yapmayan hükümetin gerekçisi gerçeklikten uzak"

"Sadece üç sayfayla nükleer yasa tasarısı metni"

TMMOB adına bugün (19 Ocak2007) yazılı açıklama yapan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı yasalaştığında Türkiye'de nükleer santral kurulmasının önünü açacak tasarının kendisini çok boyutlu eleştirip gündemden düşürülmesini istedi.

Nükleer yasa tasarısını meclise sunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin kamuoyunun antinükleer duruşunu görmezden geldiğini söyleyen Soğancı, "80 sonrası esen neoliberal politikaların Türkiye'ye etkisiyle enerji alanı piyasalaştırıldı, devletin düzenleyici rolü bu felsefeye uygun hale getirilir oldu" dedi.

Soğancı tasarının kendisini "Sıradan bir işi tarif eder gibi üç sayfalık bir metin ile meclise sunuldu" diyerek eleştirdi.

Soğancı'nın tasarıya ilişkin diğer eleştirisi şöyle:

"Nükleer santrallerde üretilecek elektriğin pahalı olacağı biliniyorken, tasarıyla 15 yıl alım garantisi verilerek, pahalı elektriğin satılması, santral yapacak şirketler adına garanti altına alınmaya çalışılıyor. Halbuki bu süre yerli-yenilenebilir kaynaklarda yedi yıl ile sınırlı tutuldu."

"Enerji ihtiyacı kandırmacası"

Ayrıca Soğancı'nın verdiği bilgiye göre tasarıda "enerji ihtiyacının karşılanmasında orta-uzun dönemde yetersiz kalınacağı, kaynak çeşitliliğinin arttırılması, karbondioksit emisyonlarının aşağıya çekilmesinde nükleer santrallerden faydalanılması" gibi gerekçelerin sıralanmış.

TMMOB Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yaklaşık 20 yıldır enerji krizinin yaşanacağına ilişkin abartılı demeçler verdiğini söyleyip bu tahminlerin hiç birinin gerçekleşmediğini gerçekleşirse bile nükleer santralin çözüm olmayacağını ifade etti.

"Çünkü kurulması düşünülen nükleer santrallerin ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasında sahip olacağı pay, elektrik üretimi kurulu gücünün ancak yaklaşık yüzde beşi."

Soğancı açıklamasında bu soruna çözüm önerisiyse yüzde 20 olarak açıklanan kayıp/kaçak oranının yüzde altıya indirilmesi ve "enerji tasarrufu" kampanyası yaparak bilinçlendirme çalışmasına gidilmesi.

Kaynakların sınırlı olduğuna dair gerekçeyi de haklı bulmayan Soğancı "Şu an ki teknolojiyle bile 2020'lerin elektrik ihtiyacının, hidrolik, kömür, rüzgar, jeotermal, güneş ve diğer yerli kaynaklarından karşılanması olanaklı" dedi.

İklim değişikliğine karşı nükleer enerji bir opsiyon değil

Nükleer santraller karbondioksit emisyonlarının azaltılmasında bir çare gibi sunulmasınınsa tamamen yanlış olduğunun altını çizen Soğancı "Karbondioksit salınımının azaltılması için dünyada kurulu nükleer kapasitenin beş altı katı kadar nükleer santral yapımı gerekir ki, bunun için ne finansman ne de gerekli nükleer yakıt bulunabilir" dedi.

Soğancı hammadde temini ve zenginleştirilmesi için dışa bağlı olan Türkiye'de bu durumun tasarı gerekçesini çürüttüğünü söyledi.

Greenpeace Akdeniz örgütü de karbondioksit emisyonlarının düşürülmesi gerekçesinin samimiyetten uzak olduğunu söyleyerek AKP hükümetin iklim değişikliğine mücadeleye karşı hiçbir etkili adım atmadığa dikkat çekti.

"Sera gazı artış hızında Türkiye Birleşmiş Milletler (BM) iklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) ülkeleri içinde birinci olurken hükümetin nükleer enerji yasasıyla karbondioksit emisyonlarını hatırlaması gerçeklikten uzak."

Greenpeace ayrıca BM İDÇS'de iklim değişikliğiyle mücadelede nükleer enerjiyi opsiyon olarak göstermediğini de söyledi.

"Nükleerle iş ve teknoloji gelmeyecek"

Nükleer santrallerin risklerine değinen TMMOB sigorta şirketlerinin nükleer santral kazalarından doğan zararların küçük bir kısmını karşıladığını hatırlattı.

Denetimin ise geçmiş deneyimlerden yola çıkılarak imkansız olduğunu savunan Soğancı "Son kabul edilen Çevre Yasası'nda yapılan değişiklikle '2690 sayılı TAEK Kanunu kapsamındaki konular TAEK tarafından yürütülür' denilerek nükleer santral kurulumu ve işletimi sırasındaki çevresel denetimin önü kapatılıyor" dedi.

TMMOB'a göre bir başka gerçeklikten uzak vaat santralle artacak istihdam:

"Yöre halkı ancak nükleer santralin yapım aşamasında -belki- çalışabilir. Zira nükleer santral işletiminde yüksek mesleki nitelikte sınırlı sayıda personel çalışır. Daha işin başında TAEK'e bu alanda iş yapmak üzere yabancı personel istihdamı olanağı sağlanıyor."

TMMOB'un değindiği bir başka konu ise "nükleer santralle nükleer enerjiye sahip olma" kanısı ki TMMOB bu konuda "Halen TAEK'in kendi kurduğu Çekmece Reaktörü var, teknoloji geliştirilecekse bu temel üzerinden de geliştirilebilir" dedi. (EZÖ/AÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN