2007nin Çevre Gündemi: Küresel Isınma

Küresel ısınmanın etkileri hızla kendini gösteriyor. Barajlardaki susuzluk, göllerin kuruması artarak karşımıza çıkacak diyen Yeşillerden Şahin 2007de derhal Kyotonun imzalanması gerektiğini söyledi. 2006 ise çevre adına olumsuz geçen bir yıl.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
29 Aralık 2006, Cuma
Yeşiller İklim Değişikliği Koordinatörü Dr. Ümit Şahin çevre konusunda 2006'da yaşananları ve 2007'nin gündemini bianet'e değerlendirdi.

Şahin'e göre bundan sonra Türkiye'nin en önemli ve birincil gündemi "küresel ısınma". 2006'nın çevre adına olumlu gelişmeleriyse olumsuzluklar yanında umutlanmak için yeterli değil.

Gezegenin bundan sonraki gündemi küresel ısınma

Şahin "Küresel ısınmanın olası etkileri beklendiğinden daha hızlı ve etkin bir şekilde belirginleşti" diyerek göllerde başlayan kurumanın ve Kocaeli'nde yaşanan susuzluğun 2007'de diğer illerde de karşımıza çıkacağını söyledi.

Birleşmiş Millerler'in (BM) sera gazı envanterlerine ilişkin raporunun sonuçlarından biri de 1990'dan 2004'e kadar Türkiye'nin dünyada sera gazı üretimini "en hızlı" artıran ülke olmasıydı.

Şahin "2007'de Türkiye derhal Kyoto Protokolü'nü imzalayıp onaylamak zorunda" diyor. Şahin'e göre bundan sonra çevre politikalarını küresel ısınmanın etkilerinin önlenemez olduğu gerçeğinden hareketle düzenlemek ve acilen adaptasyon çalışmaları başlatmak gerektiğini savunuyor.

2007'nin tedbir gerektiren diğer konularından biri de nükleer santraller. Şahin ayrıca Kahramanmaraş'ta çevresinde verimli araziler olan iki dev çimento fabrikası kurulduğunu hatırlatarak "Birinin inşaatı başladı, diğeri Çevre Etki Değerlendir (ÇED) aşamasında. Canlı yaşamı tehdit eden bu gelişmenin önüne geçilmeli" dedi.

Yatağan'daki kirliliğe değinen Şahin "Görüyoruz ki baca filtreleme sistemi işe yaramıyor" dedi.

Şahin'e göre 2007'de gıda sağlığının da Tohumculuk Yasası'yla gündemde olacağını aktardı.

Otapan'ıyla, zehirli varilleriyle, orman kıyımıyla 2006

Şahin 2005'in sonunda yine bianet'e yaptığı çevre değerlendirmesinde 2006'a ilişkin acil tedbir alınması gerekilen konuları şöyle sıralamıştı:

* Ilısu ve Munzur hidroelektrik baraj projeleri iptal edilmeli. 2B Yasası ve şehir dokusu bozan projeler: Ormanlarla ilgili 2B yasa tasarısının tamamen gündemden çıkarılması ve İstanbul'la ilgili Galataport, Dubai kuleleri, Haydarpaşa gibi kentin tarihi dokusunu bozacak projelerden vazgeçilmesi

* Nükleer enerji yatırımlarını yeniden Türkiye'nin gündemine sokmaktan derhal vazgeçilmeli.Kalıcı organik kirleticilerle ilgili Stockholm Konvansiyonu meclisten geçirilmeli.

* Bergama altın madeni kapatılmalı ve tüm diğer altın madeni projeleri durdurulmalı. Yatağan ve Afşin, Elbistan başta olmak üzere en kirletici olan kömürlü termik santralleri durdurulmalı.

Ancak ne yazık ki 2006'da Antik kent Hasankeyf'i sular altında bırakacak Ilısu Barajı'nın inşaat açılışı yapıldı. Haydarpaşa'yı da kapsayan "kentsel dönüşüm" planları devam ederken Marmaray'ın da yapımına başlandı.

Ormanlar ya yanıyor ya talan ediliyor

2006'nın Ocak ayından Ağutos sonuna kadar olan sürede küçüklü bin 517 orman yangınıyla 3 bin 807 hektar alan yandı. Ömerli havzası, Burgaz, Çekmeköy, Formula pistinin yapıldığı Pendik Kurtköy gibi pek çok orman talanın yanı sıra "Acarkent" ya da "Acaristanbul" projeleri de yılın sonunda gündeme çıkan gelişmelerden.

Şahin "Çevre Bakanı Osman Pepe'nin en azından Acarkent üzerine gitmesinin olumlu olduğunu ancak Türkiye'de orman talanının Acarkent ile sınırlı olmadığını söyledi.

Tuzla'da gömülü şekilde bir arazide zehirli varillerin ortaya çıkması 2006'nın bir başka olumsuz gelişmesiyken Hollanda'dan gelen asbest yüklü gemi Otapan'ın Türkiye karasuları dışına çıkarılması kamuoyu ve çevrecilerin mücadelesiyle olumlu bir gelişmeydi.

Nükleer santrali Sinop'a kurmak isteyen hükümete kaşı antinükleerciler de boş durmadı. İkisi ulusal katılımlı pek çok eylemle tepkisini ortaya koydu.

Şahin nükleer konusunda geri dönülemez bir gelişmenin olmamasının olumlu olduğunu ancak nükleer tehlikesinin devam ettiğini ve yine 2007'de antinükleer mücadeleye çok iş düştüğünü ifade etti. (EZÖ/KÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN