Banka Borcunun Üçte İkisi Geçim İçin

Taksitli satış, şirketlerin bankalara yaslanarak buldukları pazarlama biçimi. Geçinmeyi borca bağlamış milyonlarca ailenin bu tuzakla oyalanması hükümetin canına minnet!. Geçinemiyor musunuz? Kredi alın. Ödeyemiyor musunuz? Almasaydınız, bana mı sordunuz?

İstanbul - BİA Haber Merkezi
01 Kasım 2006, Çarşamba
Bankaların tüketiciye yönelmeleri ve kredi kartı uygulamalarını artırmaları ile birlikte hanehalkının tüketici kredisi ve kredi kartı ile borçlanmasında baş döndürücü bir artış sözkonusu. 2000 yılında 4,5 milyar YTL tüketici ve 2,2 milyar YTL kredi kartı ile borçlanan hanehalkı, 2001 krizinde geri çekilse de 2002 ve sonraki yıllarda hızla borçlanmış görünüyor. 2000'de 6,7 milyar YTL olan borçlanma, 2006'nın 9 ayında 63,5 milyar YTL'ye çıkmış görünüyor. Bu, 6 yılda borçlanmanın cari fiyatlarla yüzde 850 artması demek.

  • Bankalardan tüketicilerin 2000-2006 döneminde gerçekleştirdiği tüketici kredisi ve kredi kartı ile borçlanmanın yüzde 37'si konut ve otomobil , yüzde 63'ü ise gündelik geçim için yapıldı.
  • Tüketici kredisi ve kartla borçlanma bu yılın 9 ayında 63,5 milyar YTL'yi geçti. Bu, geçen yılın 9 ayına göre yüzde 57,5 artış demek. Bankalara borçlanmanın son 3 yıllık artış ortalaması yüzde 80.
  • Bozulan gelir dağılımına aileler borçlanarak denge getirmeye çalışıyorlar. Büyük riskler, ağır faiz yükleri taşıyan borçlanma Türk ailesinin bir yaşam kültürü ögesi haline geliyor.
  • Borçla geçim, bankalara kar, şirketlere pazar, iktidara da geçim şikayetine susturucu işlevi görüyor.

Hanehalkının bankalardan tüketici kredisi ve kredi kartı ile nakit avans kullanması alışkanlığı hızla ilerliyor. Ama daha önemlisi, konut ve otomobil için yapılan borçlanmalara oranla ihtiyaç ve geçim için yapılan borçlanmaların daha çok önem kazanması. Öyle ki, 2000-2006(9 ay) döneminde yapılan borçlanmaların toplamı 166.4 milyar YTL'yi bulurken bunun yüzde 37'sinin konut ve otomobil alımı için yapıldığı, geri kalan yüzde 63'ünün gündelik harcamalar, geçim için yapıldığı anlaşılıyor.

Hanehalkının bankalardan yaptıkları borçlanmanın ayrıntıları şöyle:

Konut borçlanmaları: 2000-2006 dönemi borçlanmasında yüzde 23 bir paya sahip ve son iki yılda büyük bir artış gösterdi. 2005'te 12,3 milyar YTL konut kredisi kullanan hanehalkı, bu yılın ilk 9 ayında 21 milyar YTL'ye çıkarmış borçlanmasını. Mayıs-Haziran dalgalanmasının konut kredilerinin faizlerini yeniden yükseltmiş olmasına rağmen konut kredilerine talep devam ediyor.

Otomobil borçlanmaları: 2000-2006 dönemi borçlanmasında yüzde 14'e yakın bir paya sahip ve son üç yılda büyük bir artış gösterdi. 2005'te 6 milyar YTL otomobil kredisi kullanan hanehalkı, bu yılın ilk 9 ayında 6,5 milyar YTL'ye çıkarmış borçlanmasını. Mayıs-Haziran dalgalanmasının kredi faizlerini yükseltmiş olmasına rağmen ve bazı vergisel artışlara rağmen otomobil kredi talebi geçen yılın talebinden geri kalmamış görünüyor.

İhtiyaç kredileri, nakit avansları: Tüketici kredisi olarak kullanılan ihtiyaç kredileri ve kredi kartları ile kullanılan nakit avanslar, toplam hanehalkı borçlanmasında yüzde 63 gibi en önemli paya sahip. 2000-2006 döneminde , yaklaşık konut için yapılan borçlanmaya eşdeğer miktarda ihtiyaç kredisi kullanıldığı anlaşılıyor. Buna bir de kredi kartları ile yapılan nakit avans adı altındaki borçlanmalar eklendiğinde, toplam aile borçlanmalarının yüzde 63'ünün bu yolla yapıldığı görülüyor. İhtiyaç kredisi adı altındaki tüketici kredisi kullanımı 2005'in tamamında 10 milyar YTL iken bu yılın sadece 9 ayında 16 milyar YTL'ye yaklaşmış. Yine geçen yılın tamamında 17 milyar YTL'yi nakit avans olarak kullanan hanehalkı, bu yılın 9 ayında 20 milyar YTL nakit avans kullanmış durumda.

Geçim için borçlanma

Cari fiyatlarla bakıldığında, hanehalkının bankalardan tüketici kredisi ve nakit avans şeklinde borçlanması 2000'de yaklaşık 6,7 milyar YTL'iken 2006'nın 9 ayında 64 milyar YTL'ye çıkarak yüzde 850 artmış görünüyor. Bu artış enflasyondan arındırıldığında artışın reel olarak yüzde 191'i bulduğu görünüyor. Özellikle 2003'ten başlayarak borçlanmanın her yıl reel anlamda ortalama yüzde 60 dolayında arttığı gözleniyor.

Borçlanmanın yaklaşık üçte ikisinin ihtiyaç ve geçim için yapılıyor olması vahim. Konut ve otomobil için yapılan borçlanmaları anlamak mümkün ama hanehalklarının borçlanmalarının yüzde 63'ünü ihtiyaç için, ya da çoğunlukla yapıldığı gibi, borcu borçla kapatmak için yapmaları hem ailenin dirliği hem de finans sisteminin geleceği açısından ciddi bir durum. Ama daha da önemlisi, başka ücret, maaş, tarım geliri serilerinden de anlaşıldığı gibi, bozulan gelir dağılımına ailelerin borç mekanizmaları ile denge getirmeye çalışmaları ve belki de büyük riskler alarak, ağır faiz yüklerine katlanarak borçlanmayı bir yaşam kültürü haline getirmeye başlamaları... Borçlanma ile günü kurtarma telaşına düşüp geleceklerine daha fazla risk ve gerilim taşımaları...

Borçlanma kültürü

1980 öncesine kadar devlet yönetim geleneği için de risk olarak görünen ama 1980 sonrası demode hale getirilen borçlanma kültürü, aileler için, özellikle yeni kuşak için yeni yaşam biçiminin bir öğesi olmaya yüz tutmuş görünüyor. Karşılığının bulunup bulunmayacağı pek de kestirilmeden kolayca borçlanabiliyor aileler, gençler ve birçok durumda karşılaşılan ödeyemezlik durumunun faturası ise ağır ödeniyor.

Boşanmalara, aile için gerilimlere,şiddete, yolsuzluklara, çürümüşlüğe kapı açan temkinsiz borçlanmalarda, borcu veren bankaların hiç mi vebali yok? Olmadık vadelerle taksitli satışları ayyuka çıkaran şirketlerin hiç bir vebali yok? Hepsinden önemlisi bu düzeneğe çanak tutan hükümetlerin hiç mi günahı yok? Tabii ki var. Şube önlerinde kart pazarlayan, olmadı, elinde çanta ile kart pazarlamak için eleman görevlendiren bankaları, borçlananın ödeme gücü, güçsüzlük karşısında çaresizliği hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Taksitli satış, şirketlerin bankalara yaslanarak buldukları bir pazarlama biçimi. Hükümet için ise, geçinmeyi borç ipine bağlamış milyonlarca ailenin bu borç tuzağı ile oyalanması canına minnet!..Geçinemiyor musunuz? Kredi alın..Ödeyemiyor musunuz? Almasaydınız kardeşim, bana mı sordunuz?

Mahkemeler, icra-iflas dosyalarının ağır yükü altında.

Yakını borçlu, kanuni takibe uğramasın diye aile büyüklerinin katlanmak zorunda kaldıkları fedakarlıkların ise hiç bir istatistikte yeri yok.. Esas sömürü de buradan galiba. Dar günler için damla damla yapılmış birikimler, bir küçük daire, babadan kalma bir ev, bir arsa, birkaç takı bir anda ödenememiş banka borcu için elden çıkarılmak zorunda kalınabiliyor. Çöküşün çatırdamaları banka şubelerinden, bankamatiklerden, hanelerden daha çok duyuluyor... (MS/TK)

TüketiciBorçlanmaları: 2000-2006 (9ay), milyon YTL

Yıllar Konut Kredisi Otomobil Kredisi İhtiyaç Toplam Tüketici Kredisi KrediKartı Tüketici+ Kart Değişim (%) ReelBorç Reel Değişim (%)
2000 633 2367 1534 4534 2203 6737 - 6737 -
2001 445 1103 763 2311 2488 4799 -30 2848 -57
2002 464 612 1211 2287 4261 6547 38,2 2993 5,1
2003 872 2153 3023 6048 6578 12626 93,8 4875 62,9
2004 2641 4322 5962 12925 13753 26678 116,6 9426 93,3
2005 12357 6089 10029 28474 17034 45509 66,6 14925 58.3
2006/9 21090 6515 15737 43342 20202 63545 57,5* 19523 58,7
2000-06 38501 23161 38259 99922 66518 166440 850 61327 191

* 9aylık dönemler itibariyle artış.

Kaynak:Bankalar Birliği ve Merkez Bankası verilerinden üretilmiştir.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN