Son günlerde yeme bozukluklarıyla ilgili medyada verilen haberler üzerine TPD adına Prof. Dr. Yüksel Yeme bozukluklarının tanısı kolay ve tedavisi mümkündür diyor. Ancak Yüksele göre medya da konuya bilimsel ve etik davranarak yaklaşmalı.
TPD: Hastalık hakkında doğru bilgilendirme çok önemli
TPD adına yazılı açıklama yapan derneğin Genel Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel, yeme bozuklukları konusunda son günlerde medyada çıkan haberler üzerine açıklama yapma gereği duyduklarını söyleyerek hastalık hakkında doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çekiyor.
Yeme bozukluklarının son yıllarda dünyada olduğu kadar Türkiye'de de yaygınlığının giderek artan bir psikiyatrik hastalık grubu olduğunu söyleyen Yüksel anoreksiya nervoza ve bulimiya nervozanın bu grubun başta gelen iki hastalığı olduğu bilgisini veriyor.
Yüksel'in aktardığına göre ikisinde de hastalar ince bir bedene sahip olma arzusu içinde ve bu amaçla her yola başvurabiliyorlar.
Ancak trajik olan özellikle anoreksiya nervoza hastalarının zayıfladıklarını ve bedenlerinin sağlıklarını tehdit eder ölçüde inceldiğini kabul etmemeleri ve bunu algılayamamaları.
Genç kadınlar risk altında
Yüksel bu hastalıklar açısından, daha çok ergenlik çağındaki genç kadınların risk altında olduklarını söyleyerek psikolojik, ailevi, genetik, biyolojik bir çok faktörün birbiriyle etkileşimi sonrasında hastalığın ortaya çıkmasının söz konusu olduğunu belirtiyor.
Yüksel hastalığı şöyle tarif ediyor:
* Hastalık her sosyal grupta, kentlerde ve kırsal kesimde görülebilir; genellikle sanıldığı gibi yalnızca üst gelir grubunu ilgilendiren bir hastalık değil.
* Hastalık masum gibi görünen diyetlerle başlar ancak genç kız diyetteki kısıtlamaları giderek artırır ve hastalık ilerledikçe; hasta, zayıflama arzusunun önüne geçemez, bedeni gibi zihni de zayıf düşer.
* Kilo kaybını durduramama ölümle sonlanabilir. Bu anlamda erken tanı ve tedavinin mümkün olduğunca erken başlatılması yaşamsal öneme sahip.
Hastaları psikiyatriye erken yönlendirmek gerek
Yeme bozukluklarının psikiyatride tanısı kolay olduğunu ve tedavisi mümkün.
Yüksel, "Erken tedaviye başlamanın önemi düşünüldüğünde, bu konuda ailelerin dikkatinin yanı sıra fizyolojik yakınmalarla psikiyatriden daha önce bu hastalarla karşılaşması mümkün olan hekimlerinin de hastaları psikiyatriye erken yönlendirmesi çok önemli" diyor.
Yüksel bir başka uyarıda daha bulunuyor:
"Basın yayın organlarının, tüm ruhsal bozukluklar için olduğu gibi, yeme bozuklukları konusunda da, ancak, bilimsel gerçeklere uygun ve etik sorumluluk içinde yapacağı yayınlar bu hastalıkları olan kişilerin göreceği tıbbi tedaviler konusunda yardımcı olabilecektir." (EZÖ/KÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN