Özgür Yazılım Bedava mı?

Özgür yazılım alanı para vaat etmiyor. Emeğiniz kadar kazanabildiğiniz bu alan, tüketim nesnesi olmak yerine kendiniz olma fırsatı sunuyor. Birleşen özgür yazılımcılar ortak akıl, ortak emekle tüketirken değil, üretirken var olmanın tatmini içindeler.

Ankara - BİA Haber Merkezi
15 Temmuz 2006, Cumartesi
"Free software is not free beer" (Özgür yazılım bedava bira demek değil) diyen Richard Stalman ve diğer özgür yazılımcılar, aslında bu işin parasız ürün elde etme mekanizması değil "özgür üretim ve paylaşım ortamı" olduğunu anlattılar.

Anlamak henüz kolay değil. Henüz "sizin olan sizde" değil. Hala zaten size ait bir şeye para ödüyorsunuz.

Oysa özgür yazılım sizin!

Madem sizin ve ücretsiz elde edilmesi mümkün, o halde bu yazılımı geliştiren, test eden, yerel dillere çeviren milyonlar ne yer, ne içerler? Nasıl yaşarlar? Nasıl olur da para talep etmezler? Bunu anlamak ve anlatmak gerçekten zor.

Zor olmasının en büyük nedeni bugünkü kapitalist öğretinin bize yerleştirdiği varsayımlar ve genel kabullerden kurtulamamak. Hatta bu kabullerle yaşadığımızın farkında olamamak. Düşünce sistemimizin bu kabullerle kuşatılmış olması. Belki de özgür yazılım tam da bunu sorgulamak ve kurtulma adına silkinmek için bir fırsat.

Nedir bu varsayımlar ve kabuller?

İnsan çalışır. Bunun karşılığında mal ve hizmet alır ve yaşamını sürdürür. Çalışmak hem insana hem de topluma kazandırır. İnsanın ve toplumun kurtulması için bireyin çalışması gerekir.

O halde bu durumu anlamak için önce kısaca çalışmayı, sonra da bedel olarak ödenen parayı irdelersek özgür yazılımda yaratılan alanı görmek daha mümkün bir olasılık.

"Çalışma kim için?"

Çalışma bugün özellikle 08.00-17.00 mesaisi gerektiren ve önümüze gelen işlerin bireye, topluma etkisini irdelemeden daha fazla kar ya da güç adına yapılan bir günlük aktivitedir.

Başlangıçta bu döngünün farkında olsanız dahi sesinizin çıkmaması için elden gelen yapılır. Döngünün sorgulanma ve kırılması için yetkili konuma geldiğinizde zaten döngünün bir parçası ve koruyanı olacaksınız.

Daha fazla kâr, daha fazla güç için

Çalışma tamamen organizasyon içindir. Bu özel şirketlerde daha fazla kâr, devletsel (kamusal diyemiyorum çünkü kamusal, kamu yararı güden yapılar olmalı oysa devletsel, sadece gücünü pekiştirme esaslı yapılardır. Bazı meslek odaları, dernekler de ne yazık ki bu kapsamdadır.) şirketlerde ise daha fazla güç içindir. Toplumsal yarar, organizasyonun bu amacına paralel olarak varsa gerçekleşir. Yok ise gerçekleşmez ve gerçekleşmemesi de yadırganmaz.

Organizasyonun kuruluş amacını genelde kuruşun sahibi ya da birinci dereceden yöneticisi dahi değiştiremez. O da artık hipnotize olmuş gibi bu oyunda rol alan bir oyuncudur.

Bir proje başladığında bunun proje çalışanlarına, organizasyona ve topluma etkisi ve bu etkinin olumlu anlamda dönüştürülmesi konuşulmaz.

İşveren için aslolan kârdır. Devlet için aslolan kalkınmadır. "Ne için, neye rağmen?" soruları "tu kaka" veya "çevreci" veya "solcu" olmak için yeterli nedenlerdir.

Proje, üretenlerine üretim sürecinde yaşamsal yeterlilik sağlamalı, bilgi birikimlerini artırmalıdır. Aynı zamanda organizasyonun amacına uygun bir gerçekleşmeye yardımcı olmalıdır. Toplumsal yapıdan beslendiği mutlak tüm bu yapılar aynı zamanda topluma bu borçlarını bilgi birikim paylaşımı, deneyim paylaşımı ve toplumun tüm kesimlerinin projelerinden yararlanabilme hakkı ile ödemelidirler.

Çalışma, yaşamın sürdürülmesi için olmalı ve kamusal olarak algılanmalıdır. Oysa bugün çalışma kâr ve büyüme miti ile "kalkınma" adınadır. Bunun, toplumu doğal yapı ve insansal yapı anlamında ne kadar yok ettiği ortadadır.

Çalış, para kazan: Öde ve öl

Çalışınca ne kazanılır? Yani özgür yazılımcılar bedava çalışırken özgür olmayan yazılımcılar, donanımcılar ya da bilişim alanı dışında hizmet edenler ne kazanırlar? Para mı? Genelde hiç bir şey.Yaşamı sürdürmek için "bir tutam ottur" kazanılan.

Markalarla ve statülerin gereklilikleriyle aynı kazak 10 YTL yerine 100 YTL'ye satılır. Kiralar statüye uygun olsun diye yaratılan mekanlar da pahalıdır. Süslenmek, giyinmek ve statü korumak adına çok paralar harcatılır.

"Yüksek statü" sahibi kişi de bir türlü kazancıyla bu yaşamın gereğini ödeyemez. Dolayısıyla lisanslı ürünlerin lisans bedelleri için iyi kalpli bankacıların borçlandırmaları sonucu ömür boyu çalışır ve öderiz. Öder ve ölürüz.

Özgür Yazılım alanı para vaat etmiyor. Emeğiniz kadar kazanabildiğiniz bu alan, tüketim nesnesi olmak yerine kendiniz olma fırsatı sunuyor. O nedenle emeklerini birleştiren özgür yazılımcılar ortak akıl, ortak emekle tüketirken değil, üretirken var olmanın dayanılmaz tatmini içindeler.

Bu tatminin bedeli yok ve özgür yazılımları alabilmek için yüreğinizden ve emeğinizden başka bir şeye de gereksiniminiz yok.

Unutmayalım ki kullanmadığımız bizim değildir

Bunu özgür yazılım alanı için söylüyorum. Her alanda aynı cümle tekrarlanabilir. Kullanmadığımız, öznesi olmadığımız sistemleri kapitalizme kaptırmak çok kolay ki çok kez yaşadık. Bu ortak akıl kendi üretimini GPL ve benzeri lisanslar ile garanti altına alırken, milyonların bu birikiminin başka kapital birikimli firmalarca taklit edilmesi ve yeniymiş gibi sunulması mümkün.

Unutmayalım ki köylülerin yıllar boyu uyguladığı tarım yöntemleri kapitalist ve patentçi çevrelerce çalınmış, bu köylülere davalar açılmıştır.

O halde bize düşen bu alanı kapitalistlere bırakmamak, üretim ve tüketim süreci ile özgür yazılımın öznesi olmaktır. Hatta bu sistemin diğer alanlarda uygulanabilirliğini sorgulamak başka bir dünyayı da sorgulamak anlamına gelebilir. (AA/EZÖ)
BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
İLGİLİ bianet HABERLERİ
İLGİLİ DIŞ BAĞLANTILAR
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN