Tutukevlerinin, gözaltı merkezlerinin bildirimsiz sivil denetime açılmasını sağlayan BM Protokolü, 20ülkenin onaylamasıyla, uluslararası alanda yürürlüğe girdi. Türkiye imzaladığı protokolü hâlâ onaylamış değil. STKler acil onay çağrısında bulunuyor.
Protokolün en önemli özelliği, işkenceyi önlemede ulusal ve uluslararası çabaları buluşturuyor olması. Protokolü onaylayan ülkeler, bütün gözaltı merkezleri, tutukevleri ve cezaevlerine önceden bildirim olmaksızın yapılan sivil denetim ziyaretlerini kabul etmek zorunda.
Türkiye, bu protokolü Eylül 2005'te imzaladı. Ama hâlâ onaylamadı.
Protokolü onaylayan ilk 20 ülke şunlar oldu: Arjantin, Arnavutluk, Bolivya, Britanya, Danimarka, Gürcistan, Hırvatistan, Honduras, İspanya, İsveç, Kosta Rika, Liberya, Mali, Malidvler, Malta, Mauritius, Meksika, Paraguay, Polonya, Uruguay.
İşkenceye karşı STK'ler: Onaylamayan devletler derhal onaylamalı
İşkenceye Karşı Uluslararası Sivil Toplum Örgütleri Koalisyonu , Protokol'ün yürürlüğe girmesini sevinçle karşılamanın yanı sıra, onaylamamış olan ülkelerin acil olarak onaylamaya çağırdılar.
Türkiye'deki insan hakları savunucuları da, 2005'te insan hakları alanında Türkiye'deki en olumlu gelişmelerden birinin hükümetin bu protokolü imzalaması olduğunu, ama protokolün zaman geçirmeden onaylanıp iç hukukta yürürlüğe girmesi gerektiğini belirtmişlerdi.
Koalisyon, özellikle bildirimsiz ve kısıtsız sivil ziyaretlerin, tutuk koşullarının ve merkezde tutulanların gördüğü muamelenin birinci elden incelenmesinin önemini vurguluyor. Böylece, tavsiyelerin ortaya çıkmasının yanı sıra, bunların ne derecede uygulandığı da izlenebiliyor. Daha da önemlisi, bu ziyaretler, merkezlerde tutulanların dış dünyayla iletişim kurmasını da sağlıyor.
Koalisyon, Protokol'ün yürürlüğe girdiği dönemin de anlamlı olduğunu söylüyor; bazı devletlerin yalnızca işkenceyi uygulamakla kalmayıp işkence ve kötü muameleye getirilen mutlak yasağı zayıflatmaya ya da bu yasaktan kaçınmaya çalıştığını vurguluyor.
Protokol ne getiriyor?
Protokol, bağımsız uluslararası uzmanların taraf olan devletlerin toprakları içindeki gözaltı/tutukevi gibi alıkoyma mekanlarına düzenli olarak ziyaret etmelerine olanak tanıyor. Bu ziyaretlerin amacı, alıkoymanın koşullarını ve alıkonanların gördüğü muameleyi değerlendirmenin yanı sıra, taraf ülkelere koşulların iyileştirilmesiyle ilgili tavsiyelerde bulunmak.
Protokol, aynı zamanda, taraf ülkelere alıkoyma mekanlarına düzenli ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve uluslararası uzmanlarla işbirliği yapılması için ulusal bir mekanizma kurma zorunluluğunu da getiriyor.
Protokol'ün getirdiği bir başka yenilik de, işkencenin önlenmesinde yeni bir uluslararası mekanizma olan Altkomisyon'un kurulması. Protokol'e göre, bu altkomisyon ulusal mekanizmalarla birlikte çalışacak. (TK/AD)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN