Diyanet Ayıklamaya Kendi Evinden Başlasın

İlahiyatçı Dr. Hidayet Tuksal kadına yönelik şiddeti meşru gören hadislerin ayıklanacağı haberini ihtiyatla karşılıyor.Diyanet, ayıklamayı önce kendi yayınlarında yapsın. Tuksala göre hadislerden asıl erkek egemen anlayışın temizlenmesi gerek.

Ankara - BİA Haber Merkezi
19 Haziran 2006, Pazartesi
"... Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız: Namusunuzu korumaları, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır... Kadınların sizin üzerinizdeki hakları: Her ülkenin kendi geleneğine uygun şekilde onların rızklarını ve giyimlerini temin etmenizdir."

Diyanet İşleri Başkanlığının İnternet sitesine girip, arama motoruna "kadın" yazdığınızda karşımıza çıkan hadis, hutbe ve sureler arasından rasgele seçtiğimiz "İslam'da Kadının Yeri" başlığı altından çıkan "ayıklanmış" hadislerden biri yukarıdaki alıntı. Hz. Muhammed'in "Veda Hutbesi"den.

Bu yaklaşımın şiddet içermese de "kadını yücelttiği"ni söylemek imkansız.

Tuksal: Hadislerdeki erkek egemen anlayış

Başkent Kadın Platformu'ndan ilahiyatçı Dr. Hidayet TuksalDiyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu 'nun "Hazreti Muhammed’e atfedilen, ancak doğruluğu olmayan özellikle de kadına yönelik şiddeti meşru gösteren hadislerin temizlenmesi için düğmeye bastığı" haberini "Diyanet,ayıklamayı önce kendi yayınladığı kitaplarda yapsın" diyerek karşılıyor.

Hadisler ve İslam kadın ilişkisi konusunda bianet'in görüşlerine başvurduğu Tuksal "Hadislerin doğruca şiddetle ilgisi yok" diyor. "Daha çok kadını ikincil kılması ve kötülemesi sorun. Hadislerden asıl erkek egemen anlayışın temizlenmesi lazım."

Tuksal Diyanet'in "ayıklama yapması"nın bu anlayışın genel olarak İslami gelenekten ayıklanmış olması anlamına gelmeyeceği görüşünde.

"Hadisleri ayıklamak çözümün bir parçası olabilir ama, kitaplardan ve Müslümanların düşüncelerinden ayıklanması zaman alır" diyen Tuksal bu hadisler konusunda üretilen görüşler üzerine bilimsel toplantı ve tartışmalar düzenlenmesinin şart olduğunu düşüncesinde.

"Bunlar yapılmadan bu hadislerin etkisiz kılınacağını düşünmüyorum."

Kuran'da,İslam'da reforma Müslümanlar soğuk bakar

Tuksal, bu vesileyle "Kuran'da reform" tartışmalarının hatırlatılması üzerine "Kuran'da, İslam'da reform tartışmaları, genellikle İslamı beğenmeyen, İslamla alakası olmayan insanlardan gelmiştir. Müslümanlar bu tartışmalara soğuk bakarlar" diyor.

Tuksal "İslamda reform" önerilerini "dışarıdan talep" olarak nitelese de "Kuran'ın her dönemde yorumlanması gerektiği" inancını dile getiriyor.

Tuksal Kuran'daki bazı hükümlerin, Hz. Muhammed'in 'sahabe' denilen arkadaşları hayattayken bile, gerekçeleri ortadan kalktığı için uygulamadan kaldırıldığını anımsatıyor: " Hz. Ömer'in bu şekilde uygulamaları vardır."

Kuran'ın yazılı metni ve hedefleri

Tuksal, Kuran'ın bu şekilde yorumlanmaya elverişli esnek bir bağlamı olduğu görüşünde. "Kuran'ın bir yazılı metni var. Bir de o metni aşan hedefleri vardır" diyor Tuksal.

"Müslümanlar için kadın erkek ilişkilerini düzenleyen ayetlerin, üzerinde düşünülerek, herkesin onurlu bir hayat sürdürebilmeleri için yeniden düzenlenmesi onun hedeflerine aykırı değildir."

Tuksal İslam şeriatına yönelik reform tartışmaların ise "Kuran'da reform" tartışmalarından bağımsız olarak ele alınması gerektiği kanısında.

"Ama bu tartışmaların iç tartışmalar olması lazım" diyor Tuksal.

"Bunu Müslümanların, kendi ihtiyaç ve sıkıntılarını dile getirerek yapmaları gerekir. 'İnsan hakları' adına ya da Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa adına müdahaleleri bu süreci olumsuz etkileyecek şeyler olarak görüyorum."

Kadın sünneti korkunç

Tuksal'ın "şeriat" adına yapılan uygulamalar arasında en "korkunç" bulduğu "Kadın Sünneti". Buna benzer örneklerin çoğaltabileceği düşüncesinde.

"Bu konuda çalışılabilir. Destek politikaları hazırlanabilir" düşüncesinde Tuksal. Ama "bu politikalar, 'Müslümanları medenileştirme' projesi haline getirilirse, olacaksa bile olmaz" diyerek uyarıyor.

"O zaman Müslümanlar rasyonel bir şekilde düşünmeyi bırakıp, savunmacı ve korumacı bir tavır alıyorlar.

"Bize mesafe kazandıracak şeylerin bunlar olduğunu düşünmüyorum." (AD/EK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN