Genelge, Üniversitelinin Yaşamına Müdahale

İHD, İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği Üniversitelerde alınacak güvenlik tedbirleri genelgenin iptalini istedi. Av. Koç: Uygulama, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine aykırı; Eğitim-Senden Dinçer, 12 Eylül ürünü bir yaklaşım dedi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
14 Ekim 2005, Cuma
"Üniversitelerde alınacak güvenlik tedbirleri" başlığıyla yayımlanan ve "Kolluk kuvvetlerince gençleri kötü alışkanlıklardan korumak" amacıyla çıkarıldığı açıklanan genelge, insan hakları, hukukçu ve eğitimci çevrelerinin tepkisine yol açtı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Yusuf Alataş, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın hazırladığı ve Abdülkadir Aksu tarafından imzalanan genelgeyi, üniversite öğrencilerini tümüyle polis kontrolüne tabi tutan bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

Çağdaş Hukukçular Derneği'nden (ÇHD) Ali Koç ise, devletin öğrencilerin yaşam biçimlerine bu şekilde müdahale etmesinin, hem hukuk devleti ilkesine, hem de idarenin eylemlerinde ve işlemlerinde anayasaya ve yasalara uymasına ilişkin idarenin yasallığı ilkesine aykırı olduğunu açıkladı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Alaattin Dinçer ise, "Amaç, üniversitelerde okuyan gençlerin siyasallaşması, örgütlenmesini engelleyerek, muhalefetini engellemeye yönelik bir korku atmosferi oluşturmak" dedi.

Alataş : Özel yaşama, rektörlü, polisli müdahale

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın hazırladığı ve Abdülkadir Aksu tarafından imzalanan genelgeyi bianet'e değerlendiren İHD Genel Başkanı Alataş, genelgenin, kişi özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ile düşünce ve ifade özgürlüğüne açıkça aykırı olduğunu söyledi.

Söz konusu genelge ile, belli düşüncelere sahip olan ve bu düşüncelerini açıklayan öğrencilerin üniversite dışındaki yaşamlarının da polis denetimine tabi tutulacağını ve baskı altına alınmaları için bir araç olarak kullanılacağını belirten Alataş, "Söz konusu genelge, üniversite gençliğini potansiyel bir tehlike olarak gören bu anlayışın ürünüdür" dedi.

Genelgede, "Gençleri kötü alışkanlıklara itici faaliyette bulunduğu tespit edilen yerlerde kontrol yapılarak, "uygunsuz hal"deki öğrencilerin rektörlüklere bildirilmesi" istenirken, Alataş, rektörlükler aracılığı ile cezalandırılma tehdidinin, öğrenciler üzerinde devamlı bir baskı oluşturacağını ifade ederek, genelge ile polisin üniversite gençlerine "uygunsuz davranış içerisinde olduğu" gerekçesi ile müdahale etmesinin önünün açılacağını söyledi.

Genelgede "uygunsuz hal"in ne olduğuna ilişkin bir açıklamaya yer verilmezken, yurtlara yeni kayıt yaptıran öğrencilerin odaları veya bloklarının ayrı tutulması istendi.

Alataş, İHD'nin sözü edilen genelgenin derhal yürürlükten kaldırılması için gerekli her türlü girişimi yapacağını belirterek, İçişleri Bakanlığı'ndan genelgeyi iptal etmesini talep etti:

"Hiç kimse, üniversite gençliğini potansiyel bir tehlike olarak görme ve bunun sonucu olarak onların özgürlüklerini kısıtlama, özel hayatlarına müdahale etme ve baskı altına alma hak ve yetkisine sahip değildir."

"Özel hayatı ihlal"

Genelgenin, özel hayatı ihlal niteliğini taşıdığını anlatan ÇHD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç da, bu uygulamanın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 8. maddesine aykırı olduğunu söyledi.

18 yaşından büyük insanların kişisel hayatlarına müdahale edildiğini belirten Koç, "Onlar, ne üniversitenin ne de ailelerin himayesi altında olan insanlar değiller. Nerelere gidecekleri ve nasıl yaşayacakları ancak kendileri tarafından belirlenecek bir şeydir" dedi.

"Örgütlenme özgürlüğüne darbe"

Koç, genelgenin, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne darbe niteliğinde hükümler taşıdığını da ifade etti:

"Genelge, yasal olarak kurulmuş ve faaliyette bulunan gençlik ve öğrenci derneklerinin, yasadışı örgütlerin uzantısı gibi gösterip baskı altına alınmasını istiyor."

Devletin öğrencilerin yaşam biçimlerine bu şekilde müdahale etmesinin, hem hukuk devleti ilkesine, hem de idarenin eylemlerinde ve işlemlerinde anayasaya ve yasalara uymasına ilişkin idarenin yasallığı ilkesine aykırı olduğunu belirten Koç, "Bu nedenle genelgede ismi geçen dernekler, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açabilirler. Öğrenciler de sembolik tazminat davası açabilirler" dedi.

Dinçer: 12 Eylül yaklaşımı

Eğitim Sen Başkanı Alaaddin Dinçer de, böyle bir genelgenin 12 eylül ürünü bir yaklaşımdan kaynaklandığını belirterek, "Amaç, üniversitelerde okuyan gençlerin siyasallaşması, örgütlenmesini engelleyerek, insanların bu konudaki çıkışlarını, birlikte duruşlarını, ve muhalefetini engellemeye yönelik bir korku atmosferi oluşturulmasıdır" dedi.

"Uygunsuz hal" için yeni genelge

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, genelgede yer alan "Kolluk kuvvetlerince gençleri kötü alışkanlıklara itici faaliyette bulunduğu tespit edilen bar, pavyon, kahvehane, otel, diskotek gibi eğlence ve dinlenme yerlerinde kontroller yapılarak buralarda uygunsuz halde bulunan öğrencilerin rektörlüklere bildirilmesi ve zararlı faaliyetleri görülen eğlence ve dinlenme yerleri hakkında gerekli adli - idari işlemlerin yapılması" paragrafının, nasıl anlaşılması gerektiğini anlatan yeni bir genelge hazırlandığını söyledi. Aksu, "uygunsuz hal" nitelemesinin soru işaretine yol açmayacak şekilde düzeltilmesi için bürokratlara talimat verildiğini söyledi.(EÖ/NG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN