Seferihisarda Mağdurlar Nasıl Zanlı Oldu?

Tutuklu linç girişimi mağdurlarına yöneltilen suçların muğlaklığı dikkat çekiyor. Mağdurlar tutuklamaya itirazın sonuçlarını beklerken, biz de olaya karışanlar, uzman çavuş ve Kaymakam hakkında bir işlem yapılıp yapılmayacağını merak ediyor ve bekliyoruz.

İzmir - BİA Haber Merkezi
25 Ağustos 2005, Perşembe
22.Ağustos günü, Seferihisar'ın Ürkmez Beldesi'nde aileleri ile birlikteyken, bir grupla aralarında çıkan tartışma sonucu, linç edilmek istenen ve aynı gün Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanan N.D.B. (32), V.F.B. (23), E.B. (28), İ.H.B. (30) ve U.T. (28), İzmir Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne konuldular.

Edinilen bilgiye göre, linç edilmek istenen ve tutuklanan mağdurlara, tutuklama ile yöneltilen suçlama "memura görevini yaptırtmamak için direnme" ve "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na Muhalefet" etmek.

Tutuklu/mağdurların avukatı Kemal Kırlangıç, tutuklama kararına itiraz ettiğini ve dosyanın itirazı incelemek üzere İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderileceğini söyledi.

Suçlamalar muğlak

Tutuklama sebebi olarak ileri sürülen suçların muğlaklığı dikkat çekmektedir.

1. Memura görevini yaptırtmamak için direnme: Hangi memurun hangi görevi yaparken, zanlı-mağdurlar tarafından engellendiği belli değildir. Bu tür suçlamalarda, bir işle görevlendirilmiş bir memurun, o işi yaparken, herhangi biri tarafından engellenmesi ve görevin yaptırılmaması gerekir. Engellendiği söylenen memurun, hangi görevi yaptığı burada belli değildir.

2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na Muhalefet: Tutuklama gerekçesi olan suç, Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefettir. Bu isnat ve tutuklama gerekçesi de Ceza Muhakemesi Yasası'na uygunluk taşımamaktadır.

Çünkü, bir kanunun tamamına muhalefet etmek söz konusu olamaz. Kanunlar, bilindiği üzere, pek çok maddeden oluşan yasama metinleri olup, teknik olarak yasanın tamamına değil, belli maddelerine aykırı davranmaktan söz edilebilir. Oysa, burada yöneltilen suçlama, Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet gibi muğlak bir suçlamadır. Bu kanunun tanımlarla ilgili 1. maddesi ile yürütme ve yürürlük maddelerine ya da yargılama usulünü düzenleyen maddelere nasıl muhalefet edildiği ya da edilebileceği tartışılmaya değerdir.

Linç girişiminde bulunanlarla ilgili işlem yapılacak mı?

Şimdi, mağdurlar avukatlarının tutuklamaya yaptığı itirazın sonuçlarını beklerken, biz de linç girişiminde bulunan kişilerle, olaya adı karışan uzman çavuş, linç girişimlerini adeta teşvik eden açıklamalar yapan Kaymakam hakkında bir işlem yapılıp yapılmayacağını merak ediyor ve bekliyoruz. (AK/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN