Başbakan Erdoğan, Diyarbakırda yaptığı konuşmada, Kürt sorununun demokrasiden geri adım atılmadan çözüleceğini belirterek, Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur dedi.
Kürt sorunu benim de sorunumdur
Erdoğan, "İlla her soruna bir ad koymak da gerekmez. Çünkü sorunlar hepimizindir. Ama illa 'Ad koyalım' diyorsanız Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur" diye konuştu.
"Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun, Abaza olsun, Laz olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır, çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır, insanıyız; millet olmak işte budur."
AKP'nin, her şeyden önce ayrımcılığı gerek bölgesel gerek etnik unsur olarak ortadan kaldıran bir iktidar olduğunun altını çizmek istediğini kaydeden Erdoğan, "Türkiye ne kadar Ankara ise, İstanbul ise, ne kadar Konya, Samsun, Erzurum ise, o kadar da Diyarbakır'dır. Bunu böyle biliniz. Bu ülkenin her yerinin kokusu, rengi, sesi, musikisi, farklı bir lezzete sahiptir, bunu böyle bilmenizi istiyorum" dedi.
"Geçmişle yüzleşmek geleceği ipotek altına almamakla mümkün"
|
"Şuna inanıyorum geçmişle yüzleşerek geleceğe yürürken geçmişin davaları ile geleceği ipotek altına almamak mümkündür. Çünkü gelecek aydınlık yarınlarla doludur. Ben bir şiir okudum diye cezaevinde yattığım günlerde milletime şu mesajı göndermiştim, 'Asla ve asla devletime kızgın ve küskün değilim. Bu devlet, bu bayrak, bu vatan hepimizindir' demiştim. 'Bir gün gelir bu hatalar düzelir.'
Evet bu mesajı cezaevinden göndermiştim sizlere. O nedenle bayrağımızın dalgalandığı her yerde herkesin birinci sınıf vatandaş olması, ülkemizde özgürlüklerin tam hakim olması, hukuk devletinin bu coğrafyada misafir değil, mülk sahibi olması ve çocuklarımızın geleceğe umutla bakması benim ve arkadaşlarımın aşkı, sevdası ve rüyasıdır."
Muhalefete mesaj
Erdoğan, konuşmasında geçen çarşamba günü Ankara'da aydınlarla yaptığı toplantıya da değinerek, "toplantıyı hazmedemeyen bazı çevreler" bulunduğunu söyledi.
Başbakan, "Düşünceye saygı duymayanlar, düşünce özgürlüğünden bahsedemezler. Özgürlüklere saygı duymayanlar özgürlüklerden bahsedemezler. Din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymayanlar, din ve vicdan özgürlüğünden bahsedemezler. Böyle düşünenler, güneş karşısındaki kar topu gibi erimeye mahkumdurlar" dedi.
Erdoğan, konuşmasının sonunda,görüşmeci heyetten yazar Adalet Ağaoğlu'nun kendisinden Diyarbakır'da okumasını istediği, şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Memleket İsterim"şiirini okudu. (KÖ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN