Arjantinde Kriz Geçti Ama Yoksulluk Kaldı

Komünist Parti Genel Sekreteri ve eski milletvekili Patricio Echegaray 2001den sonra eğitime, sağlığa ayrılan payın aşağıya çekildiğini söyledi: Sol, 70lerden bu yana ilk defa bu kadar çok konuşuluyor.

Buenos aires - BİA Haber Merkezi
23 Temmuz 2005, Cumartesi
Buenos Aires Radyosu'nda yazar Herman Schiller 'in sunduğu programın konuğu Komünist Parti (PC) Genel Sekreteri ve eski milletvekili Patricio Echegaray 'di.

Partinin sembol isimlerinden olan Echegaray, programda önce 23 Ekim'deki yerel seçimlerde neden sol partilerin ittifak kuramadığını, daha sonra da Komünist Parti'nin seçimlerde alacağı tavrı açıkladı.

Nestor Kirchner hükümetini, "kriz sonrası bulunabilecek en garantili yol" olarak değerlendiren Echegaray'la Arjantin'deki aktüel durum hakkında konuştuk:

2001'deki krizden sonra Arjantin'de neler değişti. Bugünkü durum kriz günlerine kıyasla daha iyi olduğu söylenebilir mi?

Dört yıl içinde neler değişti. Bir kere süreç içerisinde krizin asil sorumlusu olan IMF politikalarının takipçisi politikacılar eleştirildi; dış borcun maliyetini halka yükleyenler mercek altına alindi; yoksulluk üzerine tartışıldı ama asil sorun pratikte neler yapıldığı.

Ücretler 2001 yılına göre daha iyi, banka rezervlerinin 21 milyon doları aştığı söyleniyor ama pratikte yasam standartları daha aşağıda. Eğitime, sağlığa ayrılan paralar aşağıya çekildi. Çok şeyler değişti ama pratikte yoksulluk, devletin baskısı, hükümet politikalarında gerçek bir değişim olduğunu söylemek zor.

2001'den sonra sol partilerin etkinliğini yitirdiği ve Piqueteros hareketinin krizden sonra muhalefetin asil taşıyıcı gücü olduğu görülüyor. Birçok parti bölünme, Piqueteros gruplarıyla ortak çalışma kararı aldı, bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Şunları ayırmak gerekir. Piqueteros hareketi içerisinde olanlar öncelikle işsizliğe ve yoksulluğa karşı örgütlendiler. Eğilimlerinin sola yatkın olmaları ayrı tema ama onların çalışmaların politik partilerin etkinlikleriyle karıştırmamak gerekir.

Asıl odak noktası bugün varolan vahşi neo-liberal sisteme karsı piqueteros'ların sosyal bir realite olduğu ve onların da kapitalist sisteme karsı mücadele ettiği. Bugün Arjantin'de politikanın iki büyük parti, Radikaller ve Justicalistler (Peronist parti- PJ) arasında sürdüğü söyleniyor. Sol ise belki de 70'lerden beri ilk defa bu partilerden daha fazla konuşulmaya başlandığı bir dönem yaşıyor.

Nestor Kirchner hükümetini nasıl değerlendiriyorsunuz? Kirchner özellikle insan hakları konusunda solun desteğini aldı. Kirchner hükümetinin karakteri nedir sizce?

Kirchner'in politik sahneye çıkışı aslında 1983'e dayanıyor. Rio Gallegos'da -Patagonya'da bir bölge- Peronist gençlik içerisinde faaliyet gösterdi. Carlos Menem'e yakındı. Bilindiği gibi son seçimlerde Eduardo Duhalde'den destek gördü. Duhalde, kriz sırasında sistemin garantisiydi ve önünde erken seçim ya da seçimleri ileri tarihe atarak krizi alt etme seçenekleri vardı; birincisini seçti.

Buradaki asıl mesele Duhalde ve Kirchner'in sistemin garantisi olması. Sistemin yeniden yapılandırılması ve Peronist politikaların devam ettirmesi anahtar cümle.

Ekim ayındaki yerel seçimlerde tavrınız ne olacak?

Bize göre 23 Ocak seçimleri asla ölçü olmayacak. Asıl mesele Peronist ya da Radikal parti arasındaki tartışmanın içinde olmak değil. Sağdaki Mauricio Macri ve Lopez Murphy'nin varlıklarına dikkat çekmek daha önemli.

Sanırım sol burada önemli bir rol oynayacak, sisteme karsı toptan tavır almakla, sağdan gelen ve ülkeyi daha da zor koşullara sürükleyeceği açık olan adaylar arasındaki farkı görmek gerekir. Kirchner, dengeli politikalar sürdürmeye çalışıyor, kapitalist sistemin yeniden yapılandırılması odak noktası.

2000 yılından beri Güney Amerika'da birçok değişim oldu. Uruguay'da Frente Amplio seçimleri kazandı, Bolivya'daki halk ayaklanmaları, Venezuela'da Hugo Chavez hükümetini biliyoruz. Bu örneklere kıyasla Arjantin'de köklü bir dönüşüm olmadı?

Uruguay'da sol ve sosyal demokratlar dahil geniş bir pakt kurdular. Biraraya gelmeyi başardılar. Ne mutlu ki Venezuela'da Chavez hükümeti köklü reform politikalarını ele aldı. Bütün ülkelerin şartları farklı. Kıtanın "sola dönüşü"nden Arjantin'in payına kanımca dengeli, ulusal kapitalizmin inşasını ön plana alan, dengeci bir hükümet çıktı.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN